Cevaplar

2012-10-30T10:15:48+02:00

Fransız İhtilali (1789)

 

-1 Mayıs 1789'da Milli Meclis, kendi onayları olmadan halktan vergi toplanmaması kararını aldı.

 

-Kral buna karşı çıktı ve Meclisi kapatmak istedi.

 

-14 Temmuz 1789'da Paris'te ayaklanan halk Bastille Hapishanesi'ni bastı ve siyasi tutukluları serbest bıraktı.

 

-4 Ağustos 1789'da bütün feodal haklar "Kurucu Meclis"e dönüşen "Milli Meclis" tarafından kaldırıldı.

 

-28 Ağustos 1789'da "İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisi" ilan edildi.

 

-Kurucu Meclis, Anayasa hazırlayarak demokratik krallığa geçildiğini bildirdi.

 

-Kral XVI. Louis, başa geçmek isteyince ihtilalciler tarafından yakalanarak kraliçe Marie Antoinette ile birlikte idam edildi.

 

-Fransa'da Robespier önderliğinde "terör dönemi" başladı.

 

-Kurucu Meclis, 1795'teki anayasa ile Direktuvar Hükümeti'ni kurduğunu bildirdi.

 

-1799'da Napolyon Bonaparte darbe ile başa geçti.

 

-Napolyon, 1804'te Fransa'da imparatorluğu ilan etti.

 

 

Fransız İhtilali'nin Sonuçları

 

-İhtilalin ardından yayımlanan "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi" ile ulusçuluk, demokrasi, cumhuriyet, adalet, hukuk, anayasacılık, özgürlük ve eşitlik gibi kavramlar hızla bütün dünyaya yayıldı.

 

-Mutlak krallıklar, yerini anayasal yönetime dayanan meşruti krallıklara bıraktı.

 

-Çok uluslu imparatorlukların dağılmasıyla ulusal devletler kurulmaya başlandı.

 

-XVIII. yüzyılda Balkanlarda  bulunan Osmanlı halkları arasında ulusçuluk düşüncesi hızla yayıldı ve uzun vadede Osmanlı Devleti parçalandı.

 

-Fransız İhtilali ile ortaya çıkan düşünceler, Osmanlı aydınları üzerinde oldukça etkili oldu. Bu durum, Tanzimat Dönemi'nin başlamasında ve Kanun-i Esasi'nin hazırlanmasında önemli rol oynadı.

1 4 1
2012-10-30T10:37:14+02:00

Fransız halkı önceki döneme göre büyük bir evrim geçirmektedir. Halk bilinçlenmekte sarayın, kralın, seçkinlerin denetiminden çıkmaya başlamıştır. Şehirlerde yaşayan pek çok burjuva büyük bir atılım içinde bulunmaktadır. Kitaplar yaygınlaşmakta aileler çocuklarını üniversitelere göndererek sağlam bir gelecek kurma yolunu tutarak kültürel seviyeyi yükseltmekteydi. Bağımsız yayıncıların çıkarttıkları gazete, bildiri ve broşürler, kitlesel bilinçlenmeye yol açmaktadır. Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.

Toprak sahipleri ve soylular, ayrıcalıklarını korumaya çalışmakta; bu sebepte burjuvaların soylu tabakasına geçmesini engelleyecek barikatları yükselmekteydi. Soylular statülerini koruma hevesindeyken, burjuvalar da ekonomik olarak güçlenmelerine rağmen toplumsal halklarda söz sahibi olamamaktan şikâyetçiydi. Kırsal nüfus ise üzerindeki vergi yükünün hafiflemesini istemektedir.

Devrimci düşünce, ülkede köklü yapısal değişikliklere gitmek gerektiğine inanan katmanlar arasında yayılmaya başlamıştır. Merkezi otorite ülkenin içinde bulunduğu evrimsel süreci kavrayamamış ve eski yöntemlerle sorunları halletme yoluna yönelmek istemiştir. Oysa özellikle burjuva İngiliz devrimini etkisiyle geçici çözümle yetinmek değil kitlesel olarak İngiliz modelindeki gibi ‘parlamenter monarşi rejimi’ altında yönetime katılmayı arzulamaktaydı.

0