Cevaplar

2012-10-30T21:38:22+02:00
It's an easy language. O kolay bir dil.



Bu örnek cümlede görüleceği gibi, 

'easy'

 sıfatı, bir isimden önce gelmiş ve o ismi 

'kolaylık'

 yönünden nitelemiştir.



You can learn this language easily. Sen bu dili kolayca öğrenebilirsin.



Bu örnek cümlede ise, dilin ne şekilde öğrenileceği anlatılmıştır. Yani

'easily'

 burada zarfdır.The music is slow Müzik yavaş. (Sıfat) The pianist is playing slowly. Piyanist yavaşça çalıyor. (Zarf) Joe looked hungry Joe aç görünüyor. (Sıfat) Joe ate hungrily Joe çok acıkmış gibi yemek yedi. (Zarf) This is a slow train.- It stops everywhere. Bu yavaş bir tren. Heryerde duruyor. (Zarf) You walked away quickly. Hızlıca uzaklaştın. (Zarf) You have cooked the meat beautifully. Eti çok güzel pişirmişsin.(Zarf) I sing very badly. Ben çok kötü şarkı söylüyorum. (Zarf) Could you talk more quietly, please? Daha yavaşça konuşurmusun lütfen? (Zarf)

Yukarıdaki örneklerle, ingilizcede zarf ve sıfat arasındaki farkı, her ikisinin de cümle içinde nasıl kullanıldıklarını öğrenmiş olduk.

2 4 2
2012-10-30T21:38:47+02:00

Dikkat: Zarflar fiilleri (yüklemi) niteler; sıfatlar isimleri niteler..

beautiful (sıfat) güzel

beautifully (zarf) güzelce, güzel bir şekilde

careful (sıfat) dikkatli “He is a careful one.” (O, dikkatli birisi.)

carefully (zarf) dikkatlice “He walks carefully.” (O, dikkatle yürüyor.)

good (sıfat) iyi “He’s a good person.” (O, iyi birisi.)

well (zarf) iyi bir şekilde “She sings well.” (O, iyi şarkı söyler.)

Hem sıfat hem zarf özelliğine sahip sözcükler de vardır.

fast (sıfat) hızlı “He is fast.” (O hızlı)

fast (zard) hızlı bir şekilde “He runs fast.” (O hızlı koşar)

Zarflar genellikle cümlenin sonuna veya fiillerden hemen sonra getirilir.

He studies English diligently. (Harıl harıl ders çalışıyor.)

I get up early in the mornings. (Sabahları erken kalkarım.)

He plays football very well. (Futbolu çok iyi oynar.)



1 5 1