Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-31T13:39:24+02:00

Krallık Muhafız Birliği silahşörlerinden Athos, Porthos ve Aramis’e genç ve ateşli, romantik ve gözükara d’Artagnan’ın da katılmasıyla, Kardinal’in adamları için zor günler başlıyor. Kahramanlarımız Kral ve Kraliçe uğruna kılıçlarını konuşturuyor ve hiç çekinmeden hayatlarını ortaya koyuyorlar. Çünkü onlar, şövalyeliğin üç büyük mücevherine sahipler: Cesaret, sadakat, onur! Saf kötülüğün temsilcisi Milady bile çevirdiği korkunç entrikalara rağmen onları soylu hedeflerinden alıkoyamıyor.
Fransa zayıflamış, Kral’ın otoritesi sarsılmaya yüz tutmuş, gitgide güçlenmekte olan senyörler ortalığı karıştırmaya başlamış, düşmanlar sınıra dayanmıştı. Gerçekten zordu durum. Richelieu’dan sonra Kardinal olan Mazarin, halkı ağır vergilerle eziyor, elinde ruhundan başka birşey kalmayan, ruhunu haraç-mezat satamayacağı için zafer öyküleriyle uyutulup, sabırlı olmaya davet edilen, zafer taçlarının karın doyuracak et ve ekmek olmadığını bilen halk da uzun süredir homurdanıyordu.Bütün zamanların en becerikli silahşörleri Athos, Porthos, Aramis ve d’Artgnan yirmi yıl sonra tekrar bir araya geldiklerinde Fransa’nın durumu böyleydi. Artık o kadar genç değildiler ama şövalyeliğin bütün üstün özelliklerine ve tabii romantizmin maharetlerine hala sahiptiler. Zaman her birini bambaşka yerlere ve yaşam tarzına savurmuştu ama hiçbir zaman yokedilemeyen ‘silahşörlük ruhu’ yollarını yine kesiştirmişti. Düşmanlarının onları alt edebilmesi için yine imkansızın sınırlarını zorlamaları gerekiyordu. kaynak:http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/uc-silahsorler-alexandre-dumas.html

0