Cevaplar

2012-10-31T18:54:12+02:00

Zehra:  Zehra, bir tüccarın kızıdır. Küçük yaşta anası ölmüştür. Yaratılışından kıskanç bir kız olan Zehra, babasının katibi Suphi ile evlenir. Babası Şevket, “yetişmiş, çalışkan, henüz otuzbeş yaşında bir adam olup sermayesini artıra artıra senede otuz kırk bin lira kıymetinde iş ‘görmek derecelerine kadar mahza say ü tedbiri sayesinde vasıl olmuştur. Beyn-et-tüccar itibar-i fevkalarlesi vardır. Tamam yirmi yaşında iken genç bir kız ile teehhül etmiş ve bu içtima meydana Zehra’yı getirmiştir. “Zehra, çocukluğundan beri gayet kıskanç idi. Hele kendisinden iki sene sonra doğan Bedri’yi o derece kıskanırdı ki bir kaç kereler çocuğu adeta boğmak, kafasını ezmek gibi vahşetlere kadar cüreti görülmüştü. Kızın bu tabiatı Şevketi düşündürmekte idi. Bu tabiatta olanlar - bahusus kadın ise1er-ilerde gayet feci vukuata sebep olacaklanm biliyordu.” (Zehra, sayfa. ıo).

Suphi: “Suphi, gayet kibarane büyümüş genç, güzel bir delikanlıdır. Rüştiye’yi (ortaokulu) bitirmişti.” (s. 9). “Pederi sağlığında delikanlıyı Asmaaltında namuslu, zengin bir tüccarın yanına katip sıfatiyle yerleştirmiş ve ondan sonra gözlerini müsterihane kapamıştı.” (S. ıo). Genç, yakışıklı bir delikanlıdır. Kibar bir beyefendidir. Öğrenimi üzerinde çok durulmuş, çalışkan biri olarak romanda karşımıza çıksa da ilerleyen süreçte karakterindeki zayıf yönler ortaya çıkmıştır.

Münire Hanım: Asil bir ailenin kızı olup, gençliğini Arnavutluk’un en çalkantılı zamanlarında Arnavutluk’ta geçirmiştir. Temiz saf bir gönlü vardır. Gelini Zehra ve Suphi için her türlü fedakarlığı yapmıştır. Romanda İyi giden hayatın birden tersine dönmesine eve aldığı cariye ile sebep olmuştur. Yaptığı hatanın cezasını da en ağır şekilde çekenlerden birisidir romanda. Yazar romanda Suphi’nin kötü duruma düşmesinden sonra annesiyle  de ilgilenmemiştir. Hatta Münire Hanım maddi imkanlardan yoksun, sokaklarda dilenirken soğuktan donarak ölmüştür.

Şevket Efendi: Zehra’nın babasıdır. Henüz otuz beş yaşında, çalışkan bir adamdır. Tüccarlar arasında büyük bir saygınlığı vardır. Kızı Zehra’nın kıskançlığından dolayı çok üzülmektedir. Bu duruma çareler aramaktadır.

Sırrı Cemal: Romanda bir güzellik sembolü olarak ifade edilmektedir. Kafkas neslinin güzelliği ile en fazla meşhur olan şubesindendir.  Bir bakışta en zor beğenenlere bile güzelliğini kabul ettirmekte, onaylatmaktadır. Kadın dendiği zaman hatıra ne mana gelirse o mananın tamamen cisimleşmiş şeklidir. Bünyesi gayet hassas ve narindir. Beli ince, göğsü geniş, gerdanı uzunca, ağzı ufak, hareketleri hoş, gamzeleri gönle hoş gelen, kısacası ender bulunan bir güzelliktir.

Romanda da olayların başlangıcında Sırrı Cemal’in etkisi büyüktür. İlk başlarda Suphi’nin dikkatini çekmese de Zehra, başına geleceklerin farkında gibidir. Böyle bir güzellik karşısında hiç bir erkeğin hayır demesi mümkün değildir. Sırrı Cemal’in bu güzelliği Zehra’nın kıskançlık hastalığının yeniden ortaya çıkmasına neden olmuştur. İlk başlarda Suphi, Sırrı Cemal’in güzelliğini fark etmese de daha sonra Zehra’nın kıskanç tavırları onu Sırrı Cemal’e itmiştir.

Nazikter: Sade, temiz, biraz terbiyesiz, huysuz, ihtiyar bir yaşlı kadındır. Sırrı Cemal’e karşı bir hasedi vardır. Kaba saba, cahil biridir.

Habibe Molla: Kulağı delik diye tabir edebileceğimiz, açık göz, şeytana külahını ters giydirip, atlıyı atından indirip, yolcuyu yolundan döndürür biridir. Adam araştırmak, iz sürmek, olayları haber almak adeta işi gücü eğlencesi, zevki gibiydi. Suphi’yi takip etsin diye Zehra tarafından tutulmuştur.

Ürani: Genç, gayet güzel, etine dolgun bir kadındır. Minik elleri, küçük ağzı, iri gözlerinden zeka fışkıran, şiir gibi duran bir yüzü vardı, diye tasvir edilmektedir yazar tarafından. Açık giyinen, rahat hareketleriyle gittiği her ortamda dikkat çekmeyi bilir. Paraya, gezmeye, eğlenmeye oldukça düşkündür. Gezmekten, tiyatrolardan hiç bir şekilde geri kalmaz.

Sırrı Cemal ve Suphi’den intikam almak için Zehra tarafından tutulmuştur. Kısa bir sürede Suphi’yi etkilemeyi başarırı ve onu Sırrı Cemal’den uzaklaştırır. Paraya eğlenceye düşkünlüğü sebebiyle kısa bir sürede de Suphi’nin bütün parasını harcattırır. Öyle edalı cilveli bir kadındır ki Suphi artık onun yanından ayrılamayacak hale gelmiş, Zehra’yı ve Sırrı Cemal’i hiç aklına bile getirmemektedir. Zehra bu şekilde intikamını aldığını düşünmektedir, bir süre sonra Sırrı Cemal, Suphi’nin ilgisizliğinden dolayı zor duruma düşer ve çaresizlikten intihar eder. Daha sonra da Suphi başına gelen bütün olaylardan ve bu hale düşmesinden Ürani’yi sorumlu tatar ve onu bir şekilde öldürür. Bu olay üzerine kısa bir süre tutuklu kalsada delil yetersizliğinden serbest bırakılır ancak sürgüne gönderilir.

Muhsin Bey: Genç bir delikanlıdır, Suphi’nin yanında katiplik yapar. Suphi işleri boşlamaya başladıktan sonra işlerin kontrolünü eline alır. Bir süre sonra da bütün işleri kendi üstüne geçirir. Zehra da Suphi’yi kıskandırmak için Muhsin Bey’le evlenir ancak sonuçtan memnun olmaz.

Romanda Suphi, Zehra, Ürani ve Sırrı Cemal asıl kişilerdir.
Yardımcı Kişiler olarak da: Münire Hanım, Şevket Efendi, Muhsin Bey, Habibe Molla, Nazikter vardır.

0
2012-10-31T19:03:23+02:00

Romanda Suphi, Zehra, Ürani ve Sırrı Cemal asıl kişilerdir.
Yardımcı Kişiler olarak da: Münire Hanım, Şevket Efendi, Muhsin Bey, Habibe Molla, Nazikter vardır.

0