Cevaplar

2012-11-01T14:22:12+02:00


Küçük yaşında yetim kalan fakat bu haliyle de hayata tutunan, hatta etrafındaki insanların da hayatını değiştirer minik bir kızın öyküsüdür.Annesi Anna ailesinin zengin olmasını aldırmadan kendi halinde fakir bir adamla evlenerek ailesi tarafından red edilmiştir.Bir süre sonra küçük kızı doğar.adını ablası Polly’inin ismiyle birleştirerek Pollyanna adını kızına verir.belli bir süre sonra öler.Pollyanna babasıyla kalır fakat bir süre sonra babası da ölür.kız annesinin ablasının, yani polly teyzenini yanına taşınır.teyzesi onu hiç istemese de belli bir süre sonra farkında olmadan kıza bağlanır.bir gün bir araba pollyanaya çarpar.ve kız yürüyemiyor.sonra onu en iyi doktorlara müayene ettirirler.fakat bir tekdoktor Chilton onu kontrol etmedi çünkü o teyze polly ‘nin eski nişanlısı imiş.sonra ayrılmışlar.ve o günden konuşmuyor bir araya gelmiyorlarmış.beldingsville kasabası pollyananın bu haline üzülürmüş.en son pollyanayı seven bay pedellttonun baskısıyla doktor chilton gelmiş.ve kızı arkadaşı ünlü doktora göndermiş.ve böylece kız yürümeye başlamış.bir süre sonra teyzesi ve doktor chilton evlenmiş.pollyanna etrafına neşe saçmaya devam ederek yaşamış.

1 5 1
2012-11-01T14:31:06+02:00

Bu köyün etrafını saran baya bir değirmen var. Bu köyde değirmencilik çok işlek, insanlar her sabah içi buğday dolu çuvalları eşeklerine, katırlarına yükleyip değirmenlerin yollarını tutarlar. Aralarında Cornell Usta diye bir adam var işini çok sever işi onun için bir sanattır çırakların deh, çüş deyişi bile onun için bir mutluluktur. Her şey güzel giderken bu köye bir fabrika açılır. Tüm değirmencilerin içlerini kurutur çünkü fabrika un fabrikası Cornell Usta bunu duyunca deliye döner köyün içinde bir oraya bir buraya koşar, ama nafile yapacak hiç bir şey yok. Vatandaşa : ‘Fabrika malından almayın oradaki unlar buharla yapılıyor, buhar şeytan işidir. Benim malım ise poyrazla ve rüzgârla yapılır, Poyraz ve rüzgâr ise ALLAH’HIN nefesidir.’ Diyor ve değirmenin kurtarmak için çok da güzel sözlerdi bunlar ama kulak asan kim? Artık değirmenlerin pervaneleri dönmez oldu. Belediye bu haberi duyunca harabeleri yıktırdı yerine zeytin ve asma ağaçları diktirdi. Cornell Usta bu sinirle değirmenine geri döndü kudurmuş bir şekilde orada yaşadı hiç kimseyle konuşmuyor, görüşmüyor ve 10 yaşındaki yetim torununu bile yanına almıyordu. Torunu da zeytin ağaçlarının diplerini eşeliyor köyde ve tarlalardan mal alıyordu. Cornell Usta’nın değirmeninin pervanesi hala dönüyordu ama boşa dönüyordu. Cornell Usta sırtına çuvalları yüklemiş köyün içinden bir yerlere gidiyordu bir adam surdu: ‘‘Bu çuvalla nereye gidiyorsun Cornell Usta.’’dedi Cornell Usta: ‘‘Şiş sakın kimseye söyleme dış ticaret yapıyorum’’dedi. Cornell Usta gibi eskiden bu işi sanat olarak yapan bir adam onun ziyarete geldi. Cornell Usta içeride yoktu kapıda açıktı içeri girdi ve baktı üste unun yapıldığı yer, altta eski küçük bir yatak yanı dada içi çimento dolu çuvallar. Cornell Usta eve gelince ortalın karıştırıldığı gördü sırrının açığa çıktığını anlayınca çimento dolu çuvalların üstüne oturdu elleriyle yüzünü kapatarak ağlıyordu o sırada köy halkı elinde buğday çuvallarıyla Cornell Ustanın kapısına geldiler çuvalları değirmene taşıdılar fabrika kapandı değirmenler baştan yapıldı ve Cornell Ustada öldü

0