For other uses, see Computer (disambiguation). "Computer system" redirects here. For other uses, see Computer system (disambiguation). "Computer technology" redirects here. For the company, see Computer Technology Limited. Computer

computer is a general purpose device that can be programmed to carry out a finite set of arithmetic or logical operations. Since a sequence of operations can be readily changed, the computer can solve more than one kind of problem.

Conventionally, a computer consists of at least one processing element, typically a central processing unit (CPU) and some form of memory. The processing element carries out arithmetic and logic operations, and a sequencing and control unit that can change the order of operations based on stored information. Peripheral devices allow information to be retrieved from an external source, and the result of operations saved and retrieved.

The first electronic digital computers were developed between 1940 and 1945 in the United Kingdom and United States. Originally they were the size of a large room, consuming as much power as several hundred modern personal computers (PCs).[1] In this era mechanical analog computerswere used for military applications.

Modern computers based on integrated circuits are millions to billions of times more capable than the early machines, and occupy a fraction of the space.[2] Simple computers are small enough to fit into mobile devices, and mobile computers can be powered by small batteries. Personal computers in their various forms are icons of the Information Age and are what most people think of as "computers". However, the embedded computers found in many devices from mp3 players to fighter aircraft and from toys to industrial robots are the most numerous.

2 5 2


I'm hungry (Ben açım)
I'm starving (Açlıktan ölüyorum)
I'm so hungry that I could eat a horse (Öyle açım ki bir atı yiyebilirim)
I'm dying of hunger (Açlıktan ölüyorum)
I'm famished (Karnım zil çalıyor)
When do we eat? (Ne zaman yiyoruz?)
What's for supper? (Yemekte neler var?)
What are we having? (Ne yiyoruz?) 
Dinner is ready (Akşam yemeği hazır)
It's time to eat (Yemek zamanı)
Shall we say grace? (Dua edelim mi?)
Could you pass me the salt please? (Tuzu uzatabilir misin, lütfen?)
Would you care for some cheese? (Biraz peynir ister misin?)
Could I have seconds, please? (Biraz daha alabilir miyim?)

Introductions (Tanıştırmalar)
This is my friend Jack (Bu arkadaşım John)
I'd like you to meet my friend John (Sizlere arkadaşım John'u tanıştırmak istiyorum)
Mary, this is Jack. Jack, Mary (Mary, bu Jack. Jack, bu Mary)
Let me introduce you my friend Michael (Size arkadaşım Michael'ı tanıştırıyım)
Have you met before? (Siz daha önce tanışmışmıydınız?)
Jack, do you know Mary? (Jack, Mary'yi tanıyor musun?
Do you know eachother? (Birbirinizi tanıyor musunuz?)
Mary, shake hands with the president (Mary, başkanla el sıkış)
Have you two been introduced? (Sizi tanıştırdılar mı?)
Jack, this is the man I was telling you about (Jack, bu sana bahsettiğim kişi)
Let me introduce you myself (Size kendimi tanıtıyım)


Nice to meet you (Tanıştığımıza memnun oldum)
Good to meet you (Tanıştığımıza memnun oldum)
Nice meeting you (Sizinle tanışmak çok hoş)
It's a great pleasure to meet you (Sizinle tanışmak büyük zevk)
Glad to meet you (Tanıştığımıza memnun oldum)
It's a great pleasure to have finally met you (Sonunda sizinle tanışabilmek büyük zevk)
How nice to meet you (Sizinle tanışmak ne kadar güzel)
How do you do (Memnun oldum)
A pleasure (Sizinle tanışmak bana zevk verdi)

Greetings (Selamlaşmalar)
greeting (selamlaşmalar)

Hello! (Merhaba)
Hi! (Selam)
Hey! (Hey!)
Hi there! (Merhaba)
Hello there! (Merhaba)
Good morning! (Günaydın)
Good afternoon! (Tünaydın)
Good evening! (İyi akşamlar)
Good night! (İyi geceler)


How are you? (Nasılsın?)
How are you doing? (Nasılsın?)
How is it going? (Nasıl gidiyor?)
How are things? (Durumlar nasıl?)
What's new? (Ne haber?)
What's up? (Ne var ne yok?)
What's going on? (Neler yapıyorsun?)
Where have you been? (Nerelerdesin?)
Where have you been hiding yourself? (Nerelerde gizleniyordun?)
Are you doing OK? (İyi misin?)
How are you feeling? (Kendini nasıl hissediyorsun?)
How's the world treating you? (Hayatla aran nasıl?)
How's business? (İşler nasıl?)
What's happening? (Hayatında ne olup bitiyor?)
How's everything (Vaziyet nasıl?)


Thanks, I am fine (Sağol, iyiyim)
Fine (İyiyim)
Great! (Harika)
All right (Fena değil)
I am OK (İyiyim)
Cool! (Bomba gibiyim)
I am cool! (Harikayım)
Could be better (Daha iyi olabilirdi)
Not bad (Fena değil)
So so (Eh, şöyle böyle)
Not so great (O kadar da iyi değil)
Not so hot (Pek iyi sayılmaz)
I've been better (Daha iyiydim)
I've running around (Koşturup duruyoruz)
Keeping busy (Uğraşıp duruyoruz)
No complaints (Bir şikayetim yok Allaha şükür)
Same as usual (Her zamanki gibi)
I've seen better days (Daha iyi günlerimiz de oldu)
I'm snowed under (Çok yoğunum)
Not a moment to spare (Boşa harcayacak bir dakikam yok)
No time to breathe (Nefes almaya vaktim yok)
There aren't enough hours in a day (Yirmidört saat yetmiyor) 


Good-bye (Allahaısmarladık)
Good day (İyi günler)
Good evening (İyi akşamlar)
Good night (İyi geceler)
Good-bye until later (Bir dahaki sefere kadar hoşçakal)
See you (Görüşürüz)
See you soon (Yakında görüşürüz)
See you later (Sonra görüşürüz)
I'll see you real soon (Çok yakında görüşürüz)
I'll catch you later (Seninle sonra görüşürüz)
See you tomorrow (Yakın görüşürüz)
See you next time (Bir dahaki sefere görüşürüz)
Let's get in touch (Görüşelim)
It was good to see you (Seni görmek güzeldi)
Don't forget to call (Aramayı unutma)
Let's write (Yazışalım)
I'll be in tocuh (Temas halinde olacağım)

1 5 1