Cevaplar

2012-11-01T17:25:04+02:00

1. SOĞUTMANIN TANIMI VE TARİHİ GELİŞİMİ

 

1.1 Soğutmanın Tanımı ve Tarihçesi

 

Bir maddenin  veya  ortamın  sıcaklığını  onu  çevreleyen  hacim  sıcaklığının altına indirmek ve orada muhafaza  etmek  üzere ısının alınması işlemine soğutma denilebilir.

En basit ve en eski soğutma şekli, soğuk yörelerde  tabiatın meydana  getirdiği  kar ve  buzu  muhafaza  edip  bunların  sıcak  veya  ısısı  alınmak  istenen   yerlere  koyarak  soğutma  sağlanmasıdır.  Kış  aylarında meydana gelen kar  ve buzu  muhafaza ederek sıcak mevsimlerde  soğutma  maksatları  için  kullanma usulü M.Ö. 1000 yıllarından beri uygulanmakta  olduğu  bilinmektedir. Mısırlılar, geceleri  açık  gökyüzünü görecek tarzda  yerleştirilen toprak kap  içindeki  sıvıların  soğutulabileceğini  tespit  etmişlerdir. Bu  soğutma  şekli,  gökyüzünün karanlıktaki sıcaklığını mutlak sıfır         (–273˚C) seviyesinde  olmasından  ve  ışıma (radyasyon) yolu ile ısının  gökyüzüne  iletilmesinden yararlanılarak gerçekleşmektedir. İmparator Neron, güneşin  etkisinden  korunmak  için  duvarları  samanla  izole  edilmiş  odalar  yaptırmış  ve  bu odalarda sebze ve meyvelerin uzun zaman muhafazasını sağlamıştır.

Ticari maksatla ilk büyük buz satışı 1806 yılında Frederic TUDOR tarafından Antil adalarına   130 tonluk   buz  Favorite adlı tekneyle götürülmesi ile başlamıştır. İlk macerasından zarar etmesine rağmen bu olumsuzluğun depolanmadan kaynaklandığını,  gerçekte  ise  buz işinde  büyük  kazançlar   olduğunu görmüş, nakliye  esnasında  buzu uzun süre  muhafaza etmek için teknesinde değişiklikler yaparak yılda 150.000.000 Tona ulaşan  bir buz  ticareti hacmi geliştirmiştir. Hatta başka ülkelere buz satmıştır. Tabiatın bahşettiği buz ile soğutma şeklinden 1880’li yıllara kadar geniş ölçüde yararlanılmıştır.

Buz ve kar  ile  elde  edilen  soğutma  şeklinin gerek zaman gerekse bulunduğu yer bakımından çoğu kez pratik ve ucuz bir soğutma sağlayamayacağı bir gerçek olduğundan mekanik araç ve cihazlarla soğutma teknikleri üzerinde araştırmalar başlamıştır.

1755 yılında Dr. William Cullen, eline eter sürdüğünde meydana gelen buharlaşma sonucunda elinin serinlediğini hissederek ilk mekanik soğutmanın temelini atmıştır. Dr. William Cullen bu olaya dayanarak, 1775 senesinde vakum pirensibine  dayanan buz yapma  makinasını imal etmiş fakat laboratuar aleti olarak kalmış ve geliştirilememiştir.

1792 yılında , Pellas adında bir Norveçlinin yönettiği kaşifler gurubu Kuzey Sibiryanın Lena Nehri yakınında kamp kurmuşlar, dondurucu soğuktan korunmak için çadırlarına sığınmış olan gezginler köpeklerin havladıklarını duyarak dışarıya çıkarlar, karları telaşla eşeleyen köpekleri görürler, köpeklerin yanına gittikleri zaman kar altında gömülü duran bir mamutun bozulmamış başını görürler. Dev mamutun gövdesini saran buzları temizleyip bir parça et keserler. Mamutdan kesilen bir parça eti pişirip yiyen gezginler etin bozulmamış olduğunu fark ederler.

Bu öykü besinlerin soğuk ortamda uzun zaman saklanabileceğini gösteren gerçek bir örnektir. Bu öyküyü duyan bilim adamları 1792 senesinden sonra soğutma işine tekrar önem vermeye başlamışlar dır. 1834 yılında Jakop PERKİNS adında Amerikalı bir Mühendis Londra’da eter ile çalışan  pistonlu bir soğutma makinasının patentini almıştır. Otuz yıl boyunca bu prensiple çalışan makineler yapılmış, elektrik enerjisi olmayan yerlerde çalışan bir makine üzerinde de durulmuş ve 1858 yılında Fransız Ferdinand CARRE absorbsiyon sistemini bulmuştur. 1886 senesinde mühendis Windhausen CO2 gazı ile çalışan sistem yaparak -80°C düşük sıcaklık elde etmiştir.

Bu tarihten  sonra buz endüstrisi gelişerek, evlere gıda maddelerinin muhafazasına buz ile başlanılmıştır.

1910 yılında J.M. Larsen  şirketi tarafından ilk küçük  buzdolabı yapılmış fakat otomatik olmadığı için pek fazla tutulmamıştır.

1918 yılında Kelvinatör  şirketi ilk otomatik buz dolabını piyasaya sürmüştür.

1930’da R-12 gazı bulunarak CFC soğutucuların  temeli atılmıştır.

1935’te R-22 soğutucu akışkanı bulunarak HCFC kökenli akışkanlar geliştirildi

1989’da R-134 A ve R-123 soğutucu akışkanları bulunarak ozon tabakasına zarar vermeyenHFC.kökenli akışkanlar geliştirilmiştir.

1990’lı yılların başında R-22 ve R-502 yerine kullanılmak üzere  ikili ve üçlü alternatif soğutucu akışkan karışımları  geliştirildi.

0