Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-01T19:12:57+02:00
ediüzzaman inziva sırasında sürekli namazda oturur gibi oturduğundan 
ayakları yara olmuştu

Talebesi Molla Resul, Bediüzzaman Said Nursi'nin ayaklarına merhem sürerken 
"Hepimiz Allah'tan korkuyoruz Ama senin ödün patlıyor! Sen de bizim gibi 
otursan ayağın yara olmazdı" diyor Said Nursi, "Kısa ömürde, kısa dünyada, 
ebedi hayatı kazanmaya gelmişiz Hem burada rahat olayım, hem cenneti dava 
edeyim Olmaz böyle bir şey Onun için cesaret edemiyorum böyle rahat 
oturmaya" diyerek emek sarf etmeden cennete girilemeyeceğini söylüyor

Dünya ahiretin tarlasıdır Ne ekersen onu biçersin Dünyada ne ekmeliyiz? 
Ölüm öldürülemiyor, ahiret kapısı kapanmıyor Ağaç köklerini, bitkileri yer 
altında koruyan, yaşatan Allah, toprak altındaki insanları da diriltecektir 
Ölmekle beden ölür, ruh yaşamaya devam eder Kur'an-ı Kerim'de " Ölü iken 
sizi O diriltti, sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na 
döndürüleceksiniz" (Bakara, 28) buyruluyor

Dünyaya gelmemizdeki gaye, Allah'ın verdiği beyinle İslam'ı öğrenmek, 
anlamak ve yaşamaktır Bir şahıs elektrikçiliği öğrenir, elektriği anlamazsa 
kaza yapar İşte İslamiyet'i öğrenmek de yetmiyor, anlamak lazım ki harama 
girilmesin Dünya hayatıyla İslami hayat bütünleşmelidir Dünya hayatıyla 
ahiret hayatı ayrı olamaz Zaten İslamiyet, dünyada yaşanacak bir dindir

İslam'a hizmet, Müslümanca yaşamaktır Cennete giden yollar, dikenli ve zor 
gibi görünür Yol zor değil, sıkıntılı değil Adamın biri yalın ayak 
dolaşıyor, fakirliğine üzülüyormuş 



Bakmış ki yoldan gelen bir adamın ayağı 
yok "Çok şükür!" demiş "Benim ayakkabım yok ama ayağım var" Şuurlu 
Müslüman'ın sıkıntısı yoktur Çünkü sıkıntıyı rahmet olarak görür Hasta 
olur, hastalığı Allah'ın hediyesi kabul eder, fakir olur, o haliyle 
şükretmenin zevkini tadar

Çok zengin bir adamın çocuğu felç olmuştu Diyordu ki: "Servetimin bütününü 
vereyim, şu çocuğumu iyileştirin" Biz zannediyoruz ki o adam çok zengin 
Halbuki servet denen şeyi bir "tedavi" için tüketmeyi göze alıyor Huzur, 
insanın içinde olmalıdır Saraylarda oturan insanlar rahat mıydı? İnsanın 
içinde sıkıntı varsa dışarıdaki konfor bir mana ifade etmez Bu sebepten 
şuurlu Müslüman'ın başına gelen felaketler, bize göre felakettir, ona göre 
rahmettir

Said Nursi Barla'da dağın başında otururken diyor ki: "Sungur, beni öldürmek 
için uçaklar gelse, ben derim ki "Sungur bana bir kahve yap!" Ki, üstad pek 
kahve içmezdi Her türlü kötülüğe, zulme, haksızlığa razıydı Çünkü bunları 
Allah'tan gelen rahmet olarak görürdü İşte hayatın iyi ve kötü tarafları 
bizim anlayışımıza bağlıdır Üstad Bediüzzaman, "Bin canım olsa imana ve 
ahirete feda etmeye hazırım" buyurmuş

Osmanlı Devleti zamanında ve daha eskilerde savaşa giden askerler, "Allah'ım 
bana şehitliği nasip et" diye dua ediyorlardı Ölümden korkmayanı düşman 
korkutamaz Böylece onlar zaferden zafere koştular Yavuz Sultan Selim 
düşman kumandanına diyor ki: "Eğer bizim üstümüze gelirseniz sizin dünyayı 
sevdiğiniz kadar, ahireti seven askerlerimle karşınıza çıkacağım"

Biliyorlar ki şehitler ölmez Vuruldukları an, cennet hayatına geçecekler 
Hürmet ettiğim bazı insanlar vardı, hâlâ var Onları üzmemek için dikkatli 
hareket ederim Onları üzmekten korkarım Bu kadar nimetleri bana veren 
Allah'a karşı saygısızlık yapmaktan korkarım Kalbimizi çalıştıran Allah, 
hayalimizden geçenleri bilir Elhamdülillah beynimizde İslami ilimler, 
kalbimizde iman var Böylece dünya denilen bu mekanda "İnsan" olduğumuzu 
Allah'ın izniyle ispat edip, ahirete gideceğiz inşallah Dünya denilen bu 
fabrikada çalışıp, ücretimizi almaya gideceğiz inşallah



HEKİMOĞLU İSMAİL     ALINTIDIR...
0