Cevaplar

2012-11-01T20:22:37+02:00

Dünya genelinde uluslararası diyalogların temelinde kültür ilişkileri önemli bir yer tutmaktadır. Ulusların birbirlerini yakından tanımaları arzusu çerçevesinde soruna bakıldığında kültürel değerlerin özellikle halk kültürünün ön plana çıktığı görülmektedir.

Zengin halk kültürü değerlerimizin belirlenmiş kültür politikaları doğrultusunda uluslararası alanda ülkemizin tanıtımında kullanılması, zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi gereken bir olgudur. Bildirimizde halk kültürünün uluslararası ilişkilerde ülkemizin tanıtımında nasıl kullanılacağı sorusuna yanıt aranacaktır.

Kültür, bireyin toplumun bir üyesi olarak iletişim kurmasına, belirli davranışları ve olayları yorumlamasına ve değerlendirmesine yardımcı olan değerler, fikirler ve semboller dizisidir. Kültür, insanların yarattığı değer sisteminin ahlak, sanat, sembol, inanç, gelenek ve göreneklerin karışımı olarak tanımlanır. Bu sınıflandırmalar ulusal, dinsel, tarihsel, coğrafi v.b. olabildiği gibi; genel kültür, halk kültürü gibi sınıflandırmalar olabilmektedir.

1 2 1
2012-11-01T20:24:02+02:00


İletişim eskiden yalnız haberleşme kesimiyle sınırlıyken şimdi işletmelere, kültüre hatta aileye kadar her alana girmiştir. Günümüzde iletişim denilince çok dallı karmaşık bir ağ akla gelmektedir. Noktadan noktaya iletişim telefon, noktadan kitleye iletişim radyo, televizyon, yazılı iletişim ise gazete, dergi vd.dir. İletişim sistemleri her geçen gün artınca bütün iletişim sistemlerini içine alan kitle iletişim araçları anlamına gelen “medya” terimi türetilmiştir.

Medya günümüzde toplumsal yaşamla bütünleşmiştir. Medya kamuoyunu dileği gibi yönlendirebilecek güçtedir. Bir sektör haline gelmiş olan medya elindeki büyük gücün farkına varan yatırımcıların ilgi odağı olmasının ötesinde büyük yatırımların yapıldığı bir sektör haline gelmiştir. Çok geniş kitlelere yazılı, görsel-işitsel ortam ve araçlarla ulaşır olması kamuoyu üzerindeki etkisini de o denli arttırmıştır.

Dünyada bütün ülkeler artan seyahat olanaklarını değerlendirmek ve turist çekebilmek için kendilerini tanıtmak amacıyla kullandıkları reklam araçlarında halk kültürü öğelerini sık sık kullanmaktadırlar. Turisti eğlendirmenin en iyi yolu halk kültürünün eğlence biçimlerini sunmak olmaktadır. Turiste halk kültürünün bir parçası olan mutfak ürünleri sunulmaktadır. Turist, ülkesine dönerken hediyelik alışverişini halk el sanatlarından yapmaktadır. Böylelikle turizm alanında halk kültürü ürünlerinin büyük bir sektör oluşturduğu söylenebilir. Bu da ekonomik kazancı arttırmak amacıyla medyanın halkkültürü ürünlerini kullanmasını gerektirmektedir.

Toplumsal değerleri içeren halk kültürü ve medya ilişkisi, uluslararası ilişkilerde çok önem verilmesi gereken konulardan biri olarak küresel arenada yerini almıştır. Uluslar arası kültürel farklılıklar, yabancı kültürlere ilgi duyan insanların ilgisini çekmekte sonra uluslar arası ilişkilerin başlamasını sağlamaktadır.

Medya gücüyle halk kültürünü kullanarak uluslar arası alanlarda yeni ilişkiler kurulabilir. Son yıllarda halk kültürü öğelerinin içerisinde yer alan ve aynı zamanda güçlü görsel ve işitsel özellikleri gereği gösterim ve sahneleme olanaklarının çokluğu nedeniyle halk dansları toplulukları ya da dans gösterilerinde halk dansları adımlarını kullanan topluluklar ulusların tanıtımında önemli rol oynuyorlar.

Dünyanın sınırlarının küçüldüğü ve tek pazar haline geldiği bir ortamda pazarlama çabalarının halk kültürü ve değerleri ile yakından ilişkili bir hale geldiği söylenebilir. Pazar alanının bir mal/hizmet ve bilgi için alışveriş alanı olduğu kadar, kültürel etkileşim ve değişim yeri olduğu gerçeğinin farkına varılmıştır.

Küreselleşmeyle kültürel çeşitlilik tek biçime doğru giderken bir yandan da yerel kültürlere ilgi ve merak artmıştır. Bu ilgi yeni stratejik yapılanmalar ortaya çıkarmış, özellikle turizm ve ülke tanıtımlarında yerel kültür zenginliği tanıtım amaçlı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Küreselleşmenin en çok hissedildiği alanlardan birisi kültür alanı iken, iletişim ve ulaşım kaynaklarını elinde tutan devletlerin kültürleri çok rahat bir şekilde baskın duruma geçebilmektedir. Halk kültürünü ihraç eden ülkeler, bu hususdan adeta ihraç malları artmış kadar memnun olmakta ve durumu teşvik etmektedirler. Bu durum onlar için kendi etki sahalarının genişlemesi ve kendilerine yakın grupların artması anlamına gelmektedir.

Küreselleşme her kültürden bir çok değeri ortadan kaldırmaktadır. Ancak kültürel erozyon, küresel dinamikleri ellerinde bulunduramayan ülkelerin kültürlerinde olmaktadır. Hızlı küreselleşme olgusu gelecekte bir çok kültürü yok edecektir. Kentleşme, sanayileşme sürecinde köyden kente taşınamayan kentteki kültür değişmeleri nedeniyle sürdürülemeyen kültür çeşitliliği yavaş yavaş yok olmaya başlamıştır.

Dünyanın her toplumundaki bireyler kendi özgün kültürlerinde bulamadıkları ve göremediklerini dünya kültüründe bulmakta ve kendilerini bu kültürle özdeşleştirmektedir. Küreselleşme, en küçük bir kültürel farklılığı bile vurgulayarak, elektronik medya aracılığı ile bunu tüm dünya kamuoyunun dikkatine sunarak, kültürel farklılıkların korunması ilkesi anlayışını yaygınlaştırmaktadır. Küreselleşmenin kültürel ayağının ikinci sonucu, özellikle tüketici davranışını etkileyerek, dünya çapında kültürel bir örnekliğin önünü açmış olmasıdır (Kongar,1997:3).





1 5 1