Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-02T18:11:06+02:00

YILDARADO GERÇEKLERİ YILDIRAMADI (2011 YGS OLAYI VE YANDAŞLIK)

2011 YGS soru kitapçıklarında şıkların belirli bir algoritmaya dayandırılarak sıralandığı ve basit birkaç  yöntemle sorulardan çoğunu (hiç okumadan, hiç bilgi gerekmeden) doğru olarak yanıtlayabilmenin mümkün olduğu şeklindeki iddialar ortaya çıktığında, ÖSYM ile doğrudan ilgisi olmayan birçok kişi, henüz hiçbir araştırma-soruşturma yapılmamışken, ÖSYM Başkanı’nın “Şifre yok.” beyanı dışında hiçbir veriye dayanmadan, anlaşılmaz bir taraflılık ile “kraldan çok kralcı” hatta saldırgan denebilecek bir tavırla iddiaları yalanlamaya giriştiler.

Cumhurbaşkanı’nın peşinen yaptığı “Tatmin oldum.” açıklamasının da bu kişilere cesaret ve güven verdiği düşünülebilir. Peşinden Milli Eğitim Bakanı, YÖK Başkanı gibi diğer yetkililer, iktidar ve iktidara yakın çevreler, şifre iddialarının odağındaki “cemaat”e yakınlığıyla bilinen kişi ve kurumlar da sorgulamadan ve peşinen “sorun olmadığı” yönünde beyanlarda bulundular ve “tatmin olduklarını” belirttiler.

Bunların bir kısmı henüz iddialar yetkili ve uzman kişilerce incelenmemişken, yanlışlığı hakkında kesin bir bilgi yokken ve fakat yurdun dört bir yanından iddiaların doğru olduğu yönünde, ”sınanabilir verilere dayalı” haberler gelmekteyken -belki “en iyi savunma saldırıdır” düşüncesiyle- “bu iddiaları ortaya atanların malum(Ergenekoncu?) çevreler ya da onların adamı olduğu” vb. karşı iddialarla bilgi kirliliği yaratma, kafa karıştırma ve örtbas etme çabasına giriştiler.

Bu arada ben de (yakınları sınava girmiş ve sorumluluk duygusuna sahip sıradan bir vatandaş olarak) konuyu incelemeye başlamıştım. Önceleri ben de iddiaları abartılı bulup, komplo olabileceği düşüncesi taşısam da inceleyip araştırdıkça, “şifre”leri denedikçe büyük bir hayretle iddiaların tamamen gerçeği yansıttığını gördüm(Ayrıntılar için lütfen şu yazımı okuyun: İNCELEME: 2011 YGS ve “FORMÜL” İddiaları).

Başka kişiler de farklı kitapçıklar üzerinde denemeler yapıp iddiaların doğru olduğunu çok net olarak söylüyorlardı. Bunlardan bazısı sınava girmiş yakınlarım, bazısı benim gibi meraklı vatandaşlar çoğu da konuyla ilgili, uzman kişilerdi.

Bunca kişi herhangi bir kitapçık seçip, şifrelerden herhangi birini uygulayıp, soruları hiç okumadan “çatır çatır” doğru yanıtlar verirken, ne hikmetse, hala “şifre yok” hatta “deniyoruz, hiç birine uymuyor” diyenler vardı. Ancak “şifre var” diyenler iddialarını kitapçık linki verip, verilere dayanarak ve her kitapçıkta uygulanabileceğini güvenle söyleyerek ortaya koyarken; “şifre yok” diyenler nedense “şifre bulamadıkları(!)” kitapçıkların linklerini ya da numaralarını vermiyor, veremiyor, bu yöndeki talepleri de duymazdan geliyorlardı.

En sonunda bu apaçık ve devasa skandal örtbas edilemez hale geldi. Günlerce “şifre yok” deyip “şifre var” diyenlere meydan okuyan, onlarla dalga geçen, aşağılayan, hakaret eden, demagoji, laf kalabalığı, sulandırma vb. yöntemlerle olayı geçiştirip örtbas etmek isteyenler bile itiraf etmek zorunda kaldı.

(Bugün Başbakan Erdoğan günler geçtikten sonra yine benzer söylem ve yaklaşımı gösterip  “tatmin olduğunu” söyledi ancak bu yazının konusu değil.)

Bu yazıda sadece adıyla bile ne’liğini ortaya koyan bir gazete(!)nin, “2011 YGS Olayı” konusunda en atak iki yazar(!)ından birinin(@yildarado) Twitter’da günler boyu sergilediği performansı gözlerinizin önüne koyacağım. Diğerini(@mehmetbaransu) de yazıya dahil etmek isterdim ama hem yazı sayfalarca uzayacaktı hem de yaklaşımlar çok benzer olduğu için, birini aktarmak yeterli(Hala silmediyse aynı durumu @mehmetbaransu’nun profilinde de görebilirsiniz. Babası yaşındaki insanlara aşağılama amacıyla nasıl “yavrucum” vb. biçiminde hitap ettiğini de.).

Bakın “2011 YGS Olayı” konusunda @yildarado neler yazmış, iddiaları yalanlamak için nasıl çırpınmış, gerçekleri nasıl çarpıtmış, insanları ve konuyu nasıl alaya almış, nasıl demagoji yapmış…

5 gün boyunca 70 kadar tivit ve 10’dan fazla RT ile nasıl büyük bir çaba göstermiş…

Gerçek ortaya çıktığında ise nasıl birkaç tivit ve mention ile geçiştirmiş ve sonraki günlerde konuya hiç değinmemiş…

Bu iki kişi aynı şeyi gazetede yazarken de kitaplarda da yapıyorlar. Fena halde TARAF tutuyor ve karşı taraf gördükleri ile “mücadele”de her yolu mübah görüyorlar. 2011 YGS olayı bunu ortaya koyan bir gelişme oldu. Şerden hayır da doğabiliyor bazen…

0
2012-11-02T18:17:47+02:00

oksijen yok.yaşam için gerekli ihtiyaçlar yok.

0