Cevaplar

2012-11-02T23:49:37+02:00

BAŞKA YOK KARDEŞ :D

1314 yılında, Frankfurt'ta beş Alman Prensi, Bavyeralı Ludwig'i imparatorluk tahtına geçirirler. Aynı gün Main'de hükümdarlık yetkikisine sahip Ren kont'u ve Köln Başpiskoposu aynı mevkiye Avusturalyalı Frederick'i seçer. Bir taht için iki imparator.
1322 yılında Bavyera'lı Ludwig, rakibi Frederick'le savaşır. Ludwig yener fakat tek imparatordan daha çok korkan Papa XXII Ioannes tarafından afaroz edilir.Ludwig'de Papa'yı sapkınlıkla suçlar.Fransisken Tarikatı Ruhani meclisi lideri Cesena'lı Michelle de, İsa ve havarilerinin yoksulluğunu savunur.Kilise yoksul olmalı demek bu!. ''İmparatorun piskoposları seçme, Papanın imparatoru atama tezlerini olumsuz etkileyeceğini düşünen Papa, bundan da hoşlanmaz. İmparator, Frensiskenleri kendine yakın görmeye başlar. Ludwig daha önce yendiği Frederick'le anlaşarak, Milano da yapılan bir törenle taç giyer. Babası, genç Rahip Dom Adso'yu (anlatıcı) bu törende, bilgisine ve dürüstlüğüne inandığı bir frensisken olan Baskerwille'li rahip William ile tanıştırır.William'ın öğrencisi ve yazıcısı olur.

İtalya'nın kuzeyinde bir kilisede cinayet işlenir. Eski bir sorgucu rahip olan William, olayı araştırmak üzere görevlendirilir. William çömezi Dom Adso'yu da yanına alarak yola koyulur. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra manastıra varırlar.
William, geleceğinden haberdar olan manastırın başrahibi Abonne tarafından karşılanır ve cinayet üzerine konuşurlar. Kitaplığın elyazmalarını resimlerle süsleyen minyatür ustası Otranto'lu Adelmo aedificium'un (Aedificium,Latince kamu yapıları) (Birinci kat mutfak ve yemekhane,üst iki kat yazı salonu ve kitaplık) doğu kulesinin altında ölü bulunmuştur. 'İntihar olasılığı, zor gibidir.William başrahipten, rahipleri sorgulama ve manastırda serbest dolaşma yetkisi alır. Kitaplık hariç!. Kitaplığa, kütüphaneci rahip ve yetiştirdiği çömezinden başka kimse giremez. Kütüphaneci, kitapları nereye koyacağını,nerede bulacağını,gizlilik derecesini bilir ve korur. Rahipler yazı salonunda çalışır. Çalışmalarına yardımcı olması açısından bazı ciltleri okuyabilirler. Abonne kitaplık için, dünyanın en zengin kitaplığı olduğunu, katı kurallarla yıllarca korunduğunu, bu kuralı ihlal edemiyeceğini söyler. Birçok rahip elyazması hazırlar, kopyalar, çeviri yapar.sayfa düzenler ama kitaplıkta bulunan kitaplar hakkında bilgi sahibi olamaz.Neden olarak, bazı kitapların sapkın ve yalan bilgiler içerdiği, okunmaması gerektiği düşünülmektedir. Kitaplık içinden çıkılmaz bir labirent şeklinde, odalardan odalara açılarak yapılmıştır.(Kitaplığa, zorda olsa bir şekilde girenin, çıkamayıp yakalanması için) Herhangi bir rahip kitaplıktan bir kitap istediği zaman, ne zaman geri vereceğini söyler ve alıp alamıyacağına kütüphaneci (Bazı durumlarda başrahipe danışarak) karar verir. William ve Adso, manastırın, dünyanın dört bir yanından gelen, biri diğerinden ilginç rahipleri ile tanışır. Yasak kitaplık, William'ın merak hissini kabartır.

Yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş, korku ve gizli bir tedirginlik veren bu manastırda, rahip William ve Adso, cinayetin ipuçlarını bulmak için çalışmalara başlar.

0
2012-11-03T00:03:45+02:00

İtalya da Bologna Üniversitesinde profesör, filozof, tarihçi, estetikçi, orta çağ uzmanı olan Umberto Eco’nun, ilk romanı. Roman 1980′de yayımlandı ve büyük beğeni topladı. Kısa zamanda bir çok dile çevrildi. 1986 yılında filmide yapılan roman aynı yıl Türkçe’ye çevrildi.

Yazarın, orta çağ konusunda derin bilgisinin oluşu romanı, hem başarılı kılmış hemde, tarihi bilgilerle kuşanmış bir yapıt olmasını sağlamıştır.

Çok katmanlı bir yapıt olan romanda, 1327'de İtalya'daki bir manastırda geçen bir cinayet soruşturması anlatılıyor. Ama günümüz edebiyatına bambaşka bir soluk getiren, yepyeni bir türün kapılarını açan Gülün Adı, hem ortaçağ Hıristiyan dünyasını derinliğine irdeleyen bir tarihsel roman; hem de büyük bir ustalıkla kurulmuş, soluk soluğa okunan bir polisiye öykü.

1314 yılında, Frankfurt’ta beş Alman Prensi, Bavyeralı Ludwig’i imparatorluk tahtına geçirirler. Aynı gün Main’de hükümdarlık yetkikisine sahip Ren kont’u ve Köln Başpiskoposu aynı mevkiye Avusturalyalı Frederick’i seçer. Bir taht için iki imparator.

1322 yılında Bavyera’lı Ludwig, rakibi Frederick’le savaşır. Ludwig yener fakat tek imparatordan daha çok korkan Papa XXII Ioannes tarafından afaroz edilir.Ludwig’de Papa’yı sapkınlıkla suçlar.Fransisken Tarikatı Ruhani meclisi lideri Cesena’lı Michelle de, İsa ve havarilerinin yoksulluğunu savunur.Kilise yoksul olmalı demek bu!. ”İmparatorun piskoposları seçme, Papanın imparatoru atama tezlerini olumsuz etkileyeceğini düşünen Papa, bundan da hoşlanmaz. İmparator, Frensiskenleri kendine yakın görmeye başlar. Ludwig daha önce yendiği Frederick’le anlaşarak, Milano da yapılan bir törenle taç giyer. Babası, genç Rahip Dom Adso’yu (anlatıcı) bu törende, bilgisine ve dürüstlüğüne inandığı bir frensisken olan Baskerwille’li rahip William ile tanıştırır.William’ın öğrencisi ve yazıcısı olur.

İtalya’nın kuzeyinde bir kilisede cinayet işlenir. Eski bir sorgucu rahip olan William, olayı araştırmak üzere görevlendirilir. William çömezi Dom Adso’yu da yanına alarak yola koyulur. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra manastıra varırlar.

William, geleceğinden haberdar olan manastırın başrahibi Abonne tarafından karşılanır ve cinayet üzerine konuşurlar. Kitaplığın elyazmalarını resimlerle süsleyen minyatür ustası Otranto’lu Adelmo aedificium’un (Aedificium,Latince kamu yapıları) (Birinci kat mutfak ve yemekhane,üst iki kat yazı salonu ve kitaplık) doğu kulesinin altında ölü bulunmuştur. ‘İntihar olasılığı, zor gibidir.William başrahipten, rahipleri sorgulama ve manastırda serbest dolaşma yetkisi alır. Kitaplık hariç!. Kitaplığa, kütüphaneci rahip ve yetiştirdiği çömezinden başka kimse giremez. Kütüphaneci, kitapları nereye koyacağını,nerede bulacağını,gizlilik derecesini bilir ve korur. Rahipler yazı salonunda çalışır. Çalışmalarına yardımcı olması açısından bazı ciltleri okuyabilirler. Abonne kitaplık için, dünyanın en zengin kitaplığı olduğunu, katı kurallarla yıllarca korunduğunu, bu kuralı ihlal edemiyeceğini söyler. Birçok rahip elyazması hazırlar, kopyalar, çeviri yapar.sayfa düzenler ama kitaplıkta bulunan kitaplar hakkında bilgi sahibi olamaz.Neden olarak, bazı kitapların sapkın ve yalan bilgiler içerdiği, okunmaması gerektiği düşünülmektedir. Kitaplık içinden çıkılmaz bir labirent şeklinde, odalardan odalara açılarak yapılmıştır.(Kitaplığa, zorda olsa bir şekilde girenin, çıkamayıp yakalanması için) Herhangi bir rahip kitaplıktan bir kitap istediği zaman, ne zaman geri vereceğini söyler ve alıp alamıyacağına kütüphaneci (Bazı durumlarda başrahipe danışarak) karar verir. William ve Adso, manastırın, dünyanın dört bir yanından gelen, biri diğerinden ilginç rahipleri ile tanışır. Yasak kitaplık, William’ın merak hissini kabartır.Yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş, korku ve gizli bir tedirginlik veren bu manastırda, rahip William ve Adso, cinayetin ipuçlarını bulmak için çalışmalara başlar.

Tam anlamıyla ve her bakımdan ortaçağ dünyasını yansıtmakla birlikte “Gülün Adi” kesinlikle çağdaş bir roman; çağdas romana yepyeni ve uzun soluk getiren özgün bir roman. Bir anlamda ortaçagda geçen, Hiristiyanlik düsüncesini tartisan tarihsel bir roman, bir anlamda da ustaca kurulmus polisiye ve sürükleyici bir öykü. Ve en önemlisi olaganüstü bir dil ve benzeri az bulunur bir sanat yapiti. Bu ünlü romani Italyanca aslindan basariyla Türkçeye çeviren Sadan Karadeniz’in titiz ve uzun çalismasini da burada hayranlikla belirtmemiz gerekiyor. Umberto Eco’nun yayinlarimiz arasinda çikan ikinci dev romani “Foucault Sarkaci” da, “Ortaçagi Düslemek” adli deneme kitabi da yine Sadan Karadeniz’in çevirisi…

0