Soru

iremvural11 kullanıcısının avatarı

doğruluk ve dürüstlük ile ilgili gazete haberi

gönderen Iremvural11

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Iremvural11 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

1
karamsaLbeLa kullanıcısının avatarı
KaramsaLbeLa cevapladı
Dilimizde pelesenk olmuş iki kelime, doğruluk - dürüstlük. Çocukluğumuzdan itibaren en çok duyduğumuz iki kelime. Ebeveynlerimizden, öğretmenlerimizden, patronlarımızdan, komutanlarımızdan, yöneticilerimizden, siyasilerimizden en çok işittiğimiz iki kelime. “Dürüst ol canımı ye”. “Doğruyu söyle kızmayacağım”. Hatta partimiz bile vardı, “Doğru Yol” diye. Oysa doğruyu söyleyenlerin başına neler geldiğini hem biliyor hem de görüyoruz. Çocuklar top oynarlarken cam kırılır. Evin sahibi sokağa fırlar ve sorar “Doğru söyleyin camı kim kırdı?” Biri çıkar ve “Ben kırdım amca” der ve anında tokadı yer. Evin kızı eve geç gelir. Annesi sorar “Kiminleydin?” Kız cevap verir dürüstçe, “Erkek arkadaşımla bir çay içtik, sohbet ettik. Saatin farkına varmadım” diye. Dayağı yer, bir de babası eve gelince anne hemen ispiyon eder. Babadan da dayak bahşiş olur. Kadın kocasını, koca da karısını aldatıyordur. Birbirlerini dürüstçe itirafa davet ederler. İtiraf sonucu kendilerini boşanmak üzere mahkemede hâkim karşısında bulurlar. Gazeteci doğruları yazar, bazen siyasetçilerle ilgili, ya da yaşadığı kent’in belediye başkanının yönetim tarzı ve yanlışlarını eleştirir, sonuç ya gazeteden kovulur ya da yıllarca hapiste yatar. Şikâyet eden olan kimdir? Kendilerini doğruluk ve dürüstlüğün mimarı olarak görenler. Çünkü biz, millet olarak sadece kendi doğrularımıza inanır, başkalarının da doğru söyleyebileceklerine inanmayız. Yalnız bizim ülkemizde dürüstlük erdem olarak algılanır. Amerika ve Avrupa ülkelerinde hiçbir lider ve siyasetçi “Dürüst Başkan” sözünü afişlere bastırmaz. Onlar, herkesin dürüst olduğunu kabul etmişlerdir. Bizim siyasi liderlerimiz gibi birbirlerini yalan söylemekle ve dürüst olmamakla suçlamazlar. Bütün siyasi liderlerimiz doğru söylüyorlarsa, yalan söyleyen kim? Hepsi dürüstseler, niçin birbirlerini ahlaklı olmamakla suçluyorlar. Üşenmedim ve sizin için dayıya sordum! “Dayı, hal böyle iken mesele nedir?” Dayı cevap verdi; “Mesele kardeş, biiiz sadece kendi doğrularımıza inanırız. Söylediklerimizin yanlış olduğunu bilsek dahi”. İnsanların kendileriyle yüzleşmesi demek, aynaya bakmakla yeterli olmaz ve alt kültür sorunudur. Kendilerini doğru ve dürüst insan olarak tanımlayanları, bir başka ağızdan dinlediğimizde, söylemlerinin eylemleriyle örtüşmediğine tanık oluruz. Bu durum benim ruh halimde olumsuzluklar yaratıyor. Şunu çok net söyleyebilirim ki, gerek ticaret hayatımda, gerek kamuda görev yaptığım süreç içerisinde, kısacası yaşamımın her bir karesinde kendilerini doğru ve dürüst insan olarak lanse edenlerin bir kısmının yalancı ve ahlaksız olduklarını öğrendim. Tabii ki sorunu çözmek benim meselem değil. Yazdıklarımı üzerine alması gerekenler, kendileriyle yüzleşebilirler ve yine de doğru ve dürüst insan olduklarını iddia ediyorlarsa, o zaman ben “Doğru ve dürüst” biri değilim.

  • 1 Yorum
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (32)
  • oy ver Seviye: 4, Oylar: 2

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...