Cevaplar

2012-11-04T12:57:25+02:00

Ala gözlerini sevdiğim dilber
Göster cemalini görmeye geldim
Şeftalini derde derman dediler
Gerçek mi sevdiğim sormaya geldim

Gündüz hayallerim gece düşlerim
Uyandıkça ağlamaya başlarım
Sevdiğim üstünde uçan kuşların
Tutup kanatların kırmaya geldim

Senin aşkların gülmez dediler
Ağlayıp yaşını silmez dediler
Seni bir kez saran ölmez dediler
Gerçek mi efendim sormaya geldim

Senin işin yiyip içmek dediler
Yaren ile konup göçmek dediler
Göğsün cennet koynun uçmak dediler
Hak nasip ederse görmeye geldim

Mail oldum senin ince beline
Canım kurban olsun tatlı diline
Aşık olup senin hüsnün bağına
Kırmızı güllerin dermeye geldim

Karac'oğlan der ki işin doğrusu
Gokte melek yerde huma yavrusu
Söyleyim ben sana sözün doğrusu
Soyunup koynuna girmeye geldim
Yazar : Karacaoğlan

Karacaoğlan sevgiliye ve vuslata taliptir. O, kendisinin olmayan güzeli güzel kabul etmez. Divan şairlerinin fanilikten yakınmalarına karşın Karacaoğlan yaşama sevinciyle doludur. O da zalim sevgiliden yakınır ama yalnızlık köşesine çekilmez.

Karacaoğlan la-dini anlayışın temsilcisi değildir. O, bu dünyanın bütün güzelliklerini ve Cenneti ister. İslamiyeti divan şiirindeki zahit tip gibi yasakçı cezalandırıcı olarak değerlendirmeyip, sık sık Tanrı’nın bağışlayıcılığına sığınır. Kıyameti, hesap günü olarak sık sık tekrarlar. Şiirlerini incelediğimiz zaman çağının kültürü gereği İslami motifleri, inanç esaslarını, ibadetleri, hukuk ve ahlak konularına ait kelime kadrosunu görürüz. Konuyla ilgili birkaç örnek verelim; “Allah, Hak, Mevlana, Bari (Yaradan), Celal, Cemal, Hüda, Subhan, Tanrı, Peygamberler, kader, ahır zaman, kıyamet, amel defteri, hak mizan terazisi, cehennem, cennet, namaz, oruç, zekat, hac, Beytullah, cihad vb.” Ayrıca İslami kültüre bağlı olarak “namertlik, vefa, sözünde durma, sır saklama, mala düşkünlük” vb.

günümüzde böyle şairler azdır , fakat yok değildir .Karacaoğlanın dili bazı siirlerin sadedir fakat çogulukla karısık ve edebi yönden zengin bir dil kullanmısıtr

0