Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-04T13:42:52+02:00

Dildeki varlık, kavram ve eylemlerin adları olan, anlamlı en küçük birim, köktür. Türkçede genellikle tek heceli olan kökler, dilde önceden beri vardır. Kökler, yalnız başlarına kullanılabildiği gibi eklerle de kullanılabilir.

Türkçede ister isim kökü ister fiil kökü olsun bütün kökler her zaman kelime başında bulunur ve (zamir çekiminde kök ünlüsünün değişmesi dışında) ek alma sırasında bazı ses değişiklikleri sayılmazsa, kelime köklerinde biçim değişikliği olmaz: ben-e > bana, sen-e > sana; güç-ü > gücü; sev-gi-li, dağ-cı-lık; de- > di-yor.

Kullanım alanına yapım veya çekim ekiyle çıkan bütün kelimelerde kökler açık olarak görünür. Yani çekim ve yapım ekleri kelimeden ayrıldıktan sonra geride kalan dil birliği bir anlam ifade eder:  bak-ı-ş-mış-lar, genç-lik-ten. Fakat bazı isim ve fiil kökleri, uzun zamandır yalnız başlarına kullanılmadıkları için bir kısım yapım ekleriyle kalıplaşmış olarak bulunurlar. Bu tipteki kökleri de karşılaştırma yoluyla tespit etmek mümkündür: bek-le-, bek-çi, çap-kın, sav-cı, yed-ek vb.

Türkçedeki kelimeler, isim soyundan kelimeler ve fiil soyundan keli­meler olmak üzere iki ana grupta toplandığı için kelime kökleri de anlamlarına göre isim kökleri ve fiil kökleri olmak üzere ikiye ayrılır:

 

 İsim kökleri:

 Varlık veya kavramları karşılayan kökler isim kökleridir. İsim kökleri­nin karşıladığı nesneler veya kavramlar tek başlarına düşünülerek zihinde canlandırılabilir. Bu özelliğiyle isim kökleri tek başlarına kullanılabilir: alt, dağ, deniz, el, genç, gök, ilk, kar, kök, taş, Türk, üst vb.

 

 Fiil kökleri:

 Eylemleri karşılayan köklerdir: al-, bak-, bul-, çalış-, gel-, sor-, oku- vb.

Fiil kökleri, buradaki örneklerde olduğu gibi kendilerinden sonra kısa çizgi çekilerek yazılmalı ve bu yazılış (al-, bak-) almak, bakmakşeklinde okunmalıdır. Aksi hâlde, emir kipinde teklik ikinci kişiye göre çekimlenmiş olurlar.

Fiil kökleri, nesnelere veya kişilere çekim ekleriyle bağlanmaksuretiyle kullanım alanına çıktığı için isim kökleri gibi tek başlarına kullanılamazlar. Emir kipinin ikinci teklik kişiye göre çekiminde fiil kökleri, eksiz olarak kullanım alanına çıkmış gibi görünüyor. Fakat burada da ø ekle bir çekim söz konusudur: (sen) oku ø, (sen) sor ø, (sen) yaz ø.

Varlıkları, kavramları ve eylemleri karşılayan isim ve fiil kökleri, birbi­rinden tamamen farklı dil birlikleri olduğu için ortak kök olamazlar. Barış, boya, güven, sıva, savaş, şiş, tat, toz, yama... örnekleri hem isim hem fiil kökü gibi görünmektedir. Ancak kelimelerin etimolojisi araştırıldığında bunların asıllarının fiil olduğu anlaşılacaktır.

Yansıma kelimelerin köklerini bu iki gruptan birine dahil etmek gere­kirse bunları isim kökü olarak göstermek gerekir: gürültü, horultu, patlama, haykırmak, vızıldamak.

bin (isim, 1000) - bin- (fiil); göç (isim) - göç- (fiil); güven (isim) – güven- (fiil); on (isim, 10) - on- (fiil); sap (isim, balta sapı) - sap- (fiil); var (isim) var- (fiil); yaz (mevsim adı) - yaz- (fiil); yüz (isim, 100) - yüz- (fiil) gibi örnekler sesteş kök olarak gösterilebilir.

1 5 1
  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-04T13:43:04+02:00
 Kök Nedir:

Dildeki varlık, kavram ve eylemlerin adları olan, anlamlı en küçük birim, köktür. Türkçede genellikle tek heceli olan kökler, dilde önceden beri vardır. Kökler, yalnız başlarına kullanılabildiği gibi eklerle de kullanılabilir.

Türkçede ister isim kökü ister fiil kökü olsun bütün kökler her zaman kelime başında bulunur ve (zamir çekiminde kök ünlüsünün değişmesi dışında) ek alma sırasında bazı ses değişiklikleri sayılmazsa, kelime köklerinde biçim değişikliği olmaz: ben-e > bana, sen-e > sana; güç-ü > gücü; sev-gi-li, dağ-cı-lık; de- > di-yor.

Kullanım alanına yapım veya çekim ekiyle çıkan bütün kelimelerde kökler açık olarak görünür. Yani çekim ve yapım ekleri kelimeden ayrıldıktan sonra geride kalan dil birliği bir anlam ifade eder:  bak-ı-ş-mış-lar, genç-lik-ten. Fakat bazı isim ve fiil kökleri, uzun zamandır yalnız başlarına kullanılmadıkları için bir kısım yapım ekleriyle kalıplaşmış olarak bulunurlar. Bu tipteki kökleri de karşılaştırma yoluyla tespit etmek mümkündür: bek-le-, bek-çi, çap-kın, sav-cı, yed-ek vb.

Türkçedeki kelimeler, isim soyundan kelimeler ve fiil soyundan keli­meler olmak üzere iki ana grupta toplandığı için kelime kökleri de anlamlarına göre isim kökleri ve fiil kökleri olmak üzere ikiye ayrılır:

 

 İsim kökleri:

 Varlık veya kavramları karşılayan kökler isim kökleridir. İsim kökleri­nin karşıladığı nesneler veya kavramlar tek başlarına düşünülerek zihinde canlandırılabilir. Bu özelliğiyle isim kökleri tek başlarına kullanılabilir: alt, dağ, deniz, el, genç, gök, ilk, kar, kök, taş, Türk, üst vb.

 

 Fiil kökleri:

 Eylemleri karşılayan köklerdir: al-, bak-, bul-, çalış-, gel-, sor-, oku- vb.

Fiil kökleri, buradaki örneklerde olduğu gibi kendilerinden sonra kısa çizgi çekilerek yazılmalı ve bu yazılış (al-, bak-) almak, bakmakşeklinde okunmalıdır. Aksi hâlde, emir kipinde teklik ikinci kişiye göre çekimlenmiş olurlar.

Fiil kökleri, nesnelere veya kişilere çekim ekleriyle bağlanmaksuretiyle kullanım alanına çıktığı için isim kökleri gibi tek başlarına kullanılamazlar. Emir kipinin ikinci teklik kişiye göre çekiminde fiil kökleri, eksiz olarak kullanım alanına çıkmış gibi görünüyor. Fakat burada da ø ekle bir çekim söz konusudur: (sen) oku ø, (sen) sor ø, (sen) yaz ø.

Varlıkları, kavramları ve eylemleri karşılayan isim ve fiil kökleri, birbi­rinden tamamen farklı dil birlikleri olduğu için ortak kök olamazlar. Barış, boya, güven, sıva, savaş, şiş, tat, toz, yama... örnekleri hem isim hem fiil kökü gibi görünmektedir. Ancak kelimelerin etimolojisi araştırıldığında bunların asıllarının fiil olduğu anlaşılacaktır.

Yansıma kelimelerin köklerini bu iki gruptan birine dahil etmek gere­kirse bunları isim kökü olarak göstermek gerekir: gürültü, horultu, patlama, haykırmak, vızıldamak.

bin (isim, 1000) - bin- (fiil); göç (isim) - göç- (fiil); güven (isim) – güven- (fiil); on (isim, 10) - on- (fiil); sap (isim, balta sapı) - sap- (fiil); var (isim) var- (fiil); yaz (mevsim adı) - yaz- (fiil); yüz (isim, 100) - yüz- (fiil) gibi örnekler sesteş kök olarak gösterilebilir.

1 1 1