Cevaplar

2012-11-04T16:48:11+02:00

9. Sınıf Lise İngilizce Dersleri İngilizce konuşma dilinde çok sık kullandığımız "and" kelimesi olumlu cümlelerdeki iki farklı öğeyi birbirine bağlar.  Türkçede "ve" anlamındadır.
"or" kelimesini ise olumsuz cümlelerdeki iki öğeyi bağlamak için kullanırız. "veya" anlamındadır.
I'm good at English and History.
I'm not good at Maths or Music.

in
on
in front of
next to
near
between

Bu kelimeciklerin ingilizce cümlelere kattığı anlamı anlamaya çalışalım.
There is a dog in the garden.
There are cups on the table.
There is a cat next to the tree.
The tree is near the street.
My friend's house is between the school and the supermarket.

Sırasıyla "içinde", "üstünde", "önünde", "bitişiğinde", "yanında" ve "ortasında" manaları katarlar.
Bunlara "prepositions" denir. Bunlardan başka benzer preposition sözcükleri de vardır.
"at" sözcüğü, bir diğer çok sık kullanılan preposition dır. Bir mekanda, belli bir noktada manasını verir.
My mother is at home now.
The girl is at the bus stop.

Birisine herhangi bir konuda tavsiye vermek için ingilizce günlük konuşmalarda da sıkça rastladığımız, " should " ile "shouldn't " kelimelerini kullanırız.
Bu kelimeler cümleye "yapmalısın" veya "yapmamalısın" şeklinde tavsiye manası katıyor.
You should brush your teeth every day.
You should eat a lot of vegetables.
It is rainy today. We should take an umbrella.
Ahmet and Ali are very tired. They should rest.
I should study hard.

 
Birisine birşey yapmamasını tavsiye etmek için "shouldn't" kullanırız. "shouldn't", "should not" kelimelerinin kısaltılmış halidir. Her iki şekilde de kullanılabilir.
You should not talk in the classroom.
We shouldn't drop litter on the street.
We shouldn't take any medicine without seeing a doctor.
It is rainy today. We should not go out without our raincoats.

 
You should practice a lot.
You should go on a diet.

"Can" kelimesi ile becerileri ifade ettiğimizi öğrenmiştik. Bu kelimeyi farklı manalarda da kullanabiliriz. Mesela, mümkün olan, veya olmayan durumları ifade etmek için de "can" kullanabiliriz.
I can help you with your maths homework. I am good at maths.
I can't lend you any money because I don't have much.

 
İhtimal bildirmek için de "can" kullanılabilir.
I have some free time tonight. I can go to a movie with you.

 
Bazen de izin istemek ve izin vermek için kullanırız:
Can I make a call with your phone?
Can my friend come over after school?
All students can go outside after the test.
You can't play with your friend after school.

 

beceri "ability"

I can ride a bicycle.

ihtimal  "possibility"  

I can come to your house this evening.

 izin isteme "request"

Can I have a glass of water?

 izin vermek "permission"

You can leave the classroom.

You should go to a dentist.

"Must" ve "mustn't" kelimeleri ise kuralları anlatır. "Must" yapmak zorunda olduğumuz, "mustn't" ise yapmamak zorunda olduğumuz şeyleri anlatır. Anlam olarak "must" ile kurulan cümleler, "should" ile kullanılanlardan çok daha serttir.
I feel bad. I must go to a doctor.
I must go to the bank today because I haven't got any money in my pocket.
They must pass this test or they will not pass this lesson.-Are you good at Geometry?
-Yes I am very good at Geometry but my favourite lesson is Maths. What's your favourite ones?
-My favourites are Chemistry and Biology. I am good at Phyiscs too. Are you good at these?
-No, I'm not good at Chemistry, Biology of Physics.
Yardımcı olur biraz.

0