Cevaplar

2012-11-04T16:57:10+02:00

Aktivasyon enerjisi, kimyasal bir tepkimenin gerçekleşebilmesi için aşılması gereken enerji değeri. Terim ilk kez 1889 yılında, Svante Arrhenius tarafından kullanılmıştır.

0
2012-11-04T16:58:04+02:00

Aktivasyon enerjisi, kimyasal bir tepkimenin gerçekleşebilmesi için aşılması gereken enerji değeri. Terim ilk kez 1889 yılında, Svante Arrhenius tarafından kullanılmıştır.

Bir mol substratdaki bütün moleküllerin geçiş haline gelmesini sağlayan enerji miktarına aktivasyon enerjisi denir

Her kimyasal tepkimenin kendine özgü bir aktivasyon enerjisi vardır. Bir tepkimenin aktivasyon enerjisinin yüksek olması, o tepkimenin daha zor başlayacağı anlamına gelir. Oda sıcaklığında kendiliğinden gerçekleşmeyen bir tepkime, tepkimeye girenler ısıtılarak (böylece aktivasyon enerjisine ulaşılarak) gerçekleştirilebilir. Ayrıca bir katalizör yardımıyla bir tepkimenin aktivasyon enerjisi düşürülebilir. Kataliz, aktivasyon enerjisini değiştiren tek yöntemdir. 

Kimyasal bir tepkimenin hızını tepkimede harcanmaksızın arttıran maddelere katalizör denir. Katalizör, tepkime sonunda herhangi bir değişmeye uğramadan geri kazanılabilir. Çoğu zaman katalizörün fiziksel yapısı değişse bile, kimyasal yapısında herhangi bir değişiklik olmamaktadır. Sözgelimi oksijen, potasyum kloratın (KClO3) doğrudan ısıtılmasıyla, veya tepkime sisteminde çok az miktarda mangan dioksitin (MnO2) katalizör olarak kullanılmasıyla elde edilebilir. MnO2 yanında, bu tepkime çok daha hızlı olup, KClO3 daha düşük sıcaklıklarda bile yeteri hızla bozunur.

0