Cevaplar

2012-11-04T18:45:36+02:00
Romanda Olay Örgüsü 2 - Olay Örgüsü Nedir?   Olay örgüsü, temel olarak neler olup bittiğidir. Edebi bir roman yazıyorsanız, olup bitenden çok karakterlere, iç akışlara vb yoğunlaşabilirsiniz, ama kitlelerin ilgisini çekecek, çok satacak bir ticari roman hedefiniz varsa, olay örgüsü çok daha büyük önem kazanır.

Sağlam bir olay örgüsü ve yapıya sahip olan bir roman, okuyucuyu alıp başka bir dünyaya taşır. Bir sonraki sayfaya geçmek için sabırsızlanmasını sağlar. Bir haftasonunda okunup bitebilir.

Böyle bir roman okuyan bir okur, aynı yazarın başka romanlarını gördüğünde kapağına hatta belki adına bile bakmadan alabilir.

James Scott Bell, incelediği yüzlerce kurgu eserden şöyle bir formül çıkarmış: LOCK. L: Lead (Kahraman), O: Objective (Amaç), C: Confrontation (Çatışma), K: Knockout (Çarpıcı Final)

İyi bir romanın bir kahramanı olmalıdır. Tüm kitap boyunca takip edeceğimiz, bazen kendimizi yerine koyacağımız, bazen çok seveceğimiz, bazen nefret edeceğimiz bir ana karakter olmalıdır. Zayıf bir ana karakterle iyi bir roman olmaz. Ama iyi bir romanın çok iyi bir 'zayıf ana karakteri' olabilir. Burada kahramanın özelliklerinden çok ilgi çekici olup olmaması önemlidir. Zayıf bir karakterin zayıflığı da çok ilgi çekici bir şekilde ortaya konulmuş olabilir. Karakterin özellikleri güçlü bile olsa, ortaya koyuşumuz zayıfsa, ilgi çekmek için pek şansımız olmaz.

Karakterin bir amacı olmalıdır. Bir şeye ulaşmaya ya da birşeyden kurtulmaya çalışıyor olmalıdır. Gündelik hayatta tüm yaptıklarımız bir amaca hizmet ediyor gibi gelmeyebilir. Hatta yaşadıklarımızın çoğu amaçsız gibi de gelebilir. Bir romanın kitleler için ilgi çekici olması içinse, kahramanın kesinlikle bir amacı olmalıdır.

Hikayenizin ilgi çekici olması için önemli bir gereksinim de kahramanın amacına ulaşmasında engeller olmasıdır. Karşıt karakter(ler) ya da engelleyici dış güçler olmadan amaca ulaşma hikayesinin ilgi çekici bir yönü olmaz.

Son olarak ilgi çekici bir romanın çarpıcı bir sonu olmalıdır. Kitabın gerilimi sona erdikten sonra elli sayfa daha devam eden romanlara denk gelmişsinizdir belki, son derece sıkıcıdırlar. İyi bir son yazmak çok kolay olmayabilir. Lost dizisinde, Alias dizisinde, çok iyi bir başlangıç ve epeyce iyi bir gelişme gövdesinden sonra içler acısı, darmadağınık birer sonla karşılaşmış bir kişi olarak buna birinci elden şahidim. : )

Galactica dizisindeki gibi sonda cevabı oluşmamış bazı yan örgüler bırakmış olmak da pek hoş olmayabilir.

İyi bir son yazabilirseniz, aradaki bazı kusurlar da unutulabilir. İyi bir başlangıç ve iyi bir gelişmenin ardından dağınık bir son yazmak ise, hayal kırıklığı oluşturacaktır.

Ana unsurları bu şekilde konuştuktan sonra bir de ticari roman, edebi roman ayrımını düşünmek faydalı olabilir. Bu ikisi birbirinden neredeyse tamamen ayrı alanlar gibi kabul edilir. Hatta çok güçlü bazı ticari yazarların edebi çevrelere kabulü onlarca seneyi bulabilir. Mesela Stephen King'in edebi anlamda da başarılı bir yazar olduğunun edebi çevreler tarafından kabulü onyıllar sonra olmuştur. Benzer şekilde Tolkien'in de çoluk çocuk hayallerinin ötesinde bir şey yazdığını edebi çevreler ancak Tolkien'in arkasından bir kurgu tipi ortaya çıktığında anlamışlardır.

Edebi romana göre ticari romanın en önemli farkı, tırmanan bir gerilimdir. Kahraman bir atılım yapıp hedefine doğru yaklaşır, zorluklarla karşılaşıp aşağı düşer. Tekrar atılım, tekrar geri düşme... Gerilim bu şekilde tırmanarak kitabın sonunu oluşturan nihai hesaplaşmaya kadar gider. Ve çarpıcı bir sonla sonuçlanır.

Çok karikarütirize bir şema gibi görünüyor olabilir. Her ticari romanın birbirinin kopyası olacağı gibi bir izlenim de bırakmış olabilir. Ama unutmayın ki bu ana iskeletin üzerinde daha pekçok katman var: Karakterler, mekanlar, diyaloglar, yan olay örgüleri, dönüşümler...

Satranç da 8'e 8, 64 kare üzerinde 6 tip taşla oynanan bir oyundur. Kısıtlı gibi görünmesine rağmen, oynadığım binlerce satranç maçından ikisinin birbirinin aynı olduğunu hatırlamıyorum. Başarılı romanlar için de belirli bir kalıp var gibi görünse de o kadar çok zenginleştirici unsur vardır ki, başarılı romanlar asla taklit ve tekkalıplılık hissi vermez.
0
2012-11-04T18:46:12+02:00

Osmanoğulları romanında Feridun Fazıl ,
Tülbentçi 1281–1320 yılları arasındaki za*man dilimini ele alır Romanda, bu yıllar arasında Kayı aşiretinin yaşayışı, tekfurlarla mücadeleler, savaşlar, aşiretten devlete geçişin bütün safhaları anlatılır Osman Bey he*nüz yirmi yaşında bile değildir Öyle olduğu hâlde Ertuğrul Bey aşiretin idaresini ona bırakmıştır Ertuğrul Beyin kardeşi Dündar ise bu durumu hazmedememiş, aşiretin düşmanlarıyla birlik olmuştur

0