Cevaplar

2012-11-04T18:51:34+02:00

Rasûlullah (sas) hafaza meleklerinin vazifelerini anlattığı bir hadiste şöyle buyurur: "Bir müslüman bir rahatsızlığa düşünce Allah onu koruyan hafaza meleklerine şöyle emreder: " Kulumun her gün ve gecede yaptığı iyiliklerin sevabını ona bu hastalık müddetince yazın" (Dârimî, Rikâk, 56)


Gece melekleri ile gündüz melekleri sabah ve ikindi namazlarında bir araya gelirler Allah bu meleklere "kullarım ne yapıyorlar?" diye sorar Melekler; "Onlara vardığımızda namaz kılıyorlardı, ayrıldığımızda da namaz kılıyorlardı" derler (Buhârî, Ezân, 31, Mevâkit, 16, Nesâî, Salât, 21)


Cebrâil (as) her şekle girebilir Peygamber Efendimiz (sas) onu biri vahyin başlangıcında Hıra'dan Mekke'ye gelirken, diğeri Mirâc'dan dönüşte Sidretü'l-Münteha*'da olmak üzere iki defa kendi aslî şekliyle görmüştür (es-Saâtî, el-Fethu'r-Rabbânî, VIII, 5)


Cebrâil (as) bazan da insan kılığına girerek Rasülullah (sas)'a vahiy getirirdi Bu durumda çoğu kez yakışıklı ve genç bir sahabî olan Dıhye el-Kelbî'nin sûretinde görünürdü (Tecrid-i Sarîh Tercümesi, IX, 35)


Cebrâil (as) İsrâ ve Mirâc hadîsesinde Rasûlullah (sas)'a Mekke'den Kudüs'e ve oradan Sidretü'l-Münteha'ya kadar eşlik etmiştir (Buhârî, Bed'u'l-Halk 6; Salât 1)


İsrâfil'in birinci üflemesi ile yer ve gökteki bütün canlılar ölecek ve dünya hayatı sona erecektir İkinci defa üflemesiyle de bütün canlılar dirilecek ve ahiret hayatı başlayacaktır Sûr'un ilk üflenişine "nefha-i ûlâ"; ikinci üflenişine "nefha-i sâniye" denilir


İsrâfil (as)'a Sûr'a üfüreceği için Sûr Meleği de denilmiştir Peygamber (sas)'e Sûr'un mahiyeti sorulunca şöyle demiştir: "Üfürülen bir boynuzdur" (Ahmed bHanbel, II, 196)


Peygamber (sas); "İsrâfil Sûr'u tutmuş hazır bir şekilde kendisine ne zaman üfürmek için emredileceğini bekliyor" buyurmuştur (Taberî, Câmiu'l-Beyân, VII, 211; İbn Kesir, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azim, Mısır, ty III, 276)


İsrâfil (as)'ın ve diğer meleklerin kadrinin yüceliğinden dolayı Hz Peygamber (sas) bazen onların ismi ile dua etmiştir Hz Peygamber (sas) gece namazına kalktığında şöyle dua ederdi; "Ey Allah'ım, Cebrâil, Mikâîl ve İsrâfil'in Rabbi, göklerin ve yerin yaratıcısı, gaybı ve şehâdet âlemini bilen Sen kullarının arasındaki ihtilaflar hakkında hüküm sahibisin Beni izninle ihtilaf edilen şeylerde hakka kavuştur Sen dilediğini sırat-ı müstakim'e kavuşturursun (Müslim, Müsafîrûn, 200)


Tirmizi'nin rivayet ettiği bir Hadis-i şerif'te Efendimiz şöyle buyururlar: 'Muhakkak ki benim yer ehlinden iki vezirim, gök ehlinden de iki vezirim vardırYer ehlinden iki vezirim Ebu Bekir (ra) ve Ömer (ra), gök ehlindeki vezirim ise Cibril (as) ve Mikâil (as)'dır'(Tirmizi, Menakıb, 16)


Hz Peygamber (sas), Medine'ye hicret ettiği zaman Fedek Yahudilerinden Abdullah İbni Suriya bir kaç kişiyle birlikte gelir ve bazı sorular sorar HzPeygamber (sas), onların sorularını cevaplandırır Yahudiler, cevapları olumlu bulurlar ve kabul ederler Son olarak kendisine hangi meleğin vahiy getirdiğini sorarlar Hz Peygamber (sas)'de "Cebrail" cevabını verir Yahudiler buna şiddetle itiraz ederler, "O bizim düşmanımızdır" derler  Gerekçe olarak Cebrail'in "Kıtal ve Şiddet", Mikail'in ise "müjde, ucuzluk, bolluk" getirdiğini

0