Cevaplar

2012-11-04T19:36:59+02:00

Zihniyet", bir dönemdeki sosyal, siyasî, idarî, adlî, askerî, dinî güçlerin, sivil toplum örgütlerinin, ticarî hayatın, eğitim etkinlik­lerinin birlikte oluşturdukları ortam ve bunların hiçbirine indirgenemeyen duygu, anlayış ve zevk bütünüdür. Bir başka de­yişle zihniyet, bir toplumun ya da kültürün bireylerinin duyuş ve düşünüşteki birlikteliğidir.

 

Bir toplumun bireyleri, o toplumun kültürüyle, gelenek ve göre­nekleriyle, değer yargılarıyla yetişir. Bu yetişme sonucunda da bireyler, ortak bir zihniyete ulaşırlar. Böylece o toplumun birey­leri, olaylar ve durumlar karşısında benzer tepkiler ortaya ko­yarlar, benzer davranışlar sergilerler. Yazar ve şairlerin edebî metinlerinde, doğal olarak bu zihniyetin yansıması da görülür. Sanatçılar, yaşamdan aldıkları konuları işlerken, toplumu zihni­yetiyle birlikte ele alırlar. Bu zihniyet de dönem dönem değişim gösterir. Örneğin 16. yüzyılda, Osmanlı'da Doğu kültürünün etkisiyle dinî ve kültürel değerlere bağlılık vardır. Bu dö­nemin zihniyetinde tasavvuf önemli bir yer tutar. Başta Fuzuli olmak üzere diğer Divan şairlerinin eserlerinde tasavvufun ağır bastığını görüyoruz. 17. yüzyıla gelindiğinde toplumun zihniyetinde değişmeler başlar. Lale Devri olarak bilinen bu dö­nemde tasavvufun etkisinin azaldığı, zevk ve eğlence et­kinliklerinin ağırlık kazandığı söylenebilir. Bu dönemde de Divan şairi Nedim, tasavvuf ve dinle ilgili konulara değinmeyip "aşk, eğlence, doğa güzelliği vb." temalara yönelmiştir. Tanzi­mat döneminde ise Batılaşma hareketi başlamıştır. Toplumda Batılı yaşam tarzı, yavaş yavaş etkisini gösterir. Bu hareket, dö­nemin zihniyetine de yansır. Sanatçılar, Batılılaşma konusunu eserlerinde ele alır.

0