Cevaplar

2012-11-05T19:06:32+02:00

Her gün,
Enginlerden engin, 
Yücelerden yüce 
Bir duygu sarar bizi, 
Bu sınıfa girince.

Yanda, bir uçtan bir uca
Mavi deniz,
Odanın içinde güneşleri bulunca
Isınırız.

Enginlerin engini deniz olsa 
Deniz ufak!
Yücelerin yücesi güneş olsa 
Güneş küçük!

İlk günü gördük, nerden geldi: 
Duvardaydı 
Denizleri, güneşleri 
Küçülten büyüklük.

Kürsünün üstünde bir resim: 
Gözleri denizlerden mavi 
Bakışları güneşlerden sıcak, 
Dört mevsim 
Kürsünün üstünde: 
Atatürk'ün arkasında al bayrak, 
Kollarını kavuşturmuş göğsünde.

Bu resimle başlar bizim günümüz, 
Karşımızda Atatürk'ü gördükçe, 
Kıvançla dolar, taşar gönlümüz.

Öğretmenimizin kürsüde 
Verdiği dersi 
Dinler bizimle birlikte 
Atatürk'ün resmi.

Çalışkanız, çünkü,
Çalışınca
Bakarız, Atatürk güldü.

Bir yanlışlık yapsak 
Bulutlanır gözleri, 
Anlarız, Atatürk üzüldü.

Gelsek kürsünün dibine 
Görür bizi 
Eğilince.

Kalksak, gitsek gerilere, 
Otursak arkalarda; 
Başımızı kaldırmadan duyarız 
Atatürk orada.

Öteki odalarda
Başka başka resimleri Ata'mın. 
Atatürk'üm, artık ömrüm oldukça 
Bu resimle karşımdasın!

Yok hiç birinde 
Bundaki tılsım, 
Değişen çizgilerle 
Canlı gibi bu resim.

Öyle canlı ki, sanırım, 
Ben de bir gün okulu bitirince 
Uzanan ellerinle 
Okşanacak sırtım.

Öyle canlı ki, sanırım, 
Karanlık bile olsa 
Serpeceğin ışıkla 
Aydınlanır yollarım.

Tıpkı sınıftaki gibi, 
Yapacağım bir işte 
Bu resmindir rehberim 
Kötülüğe uzanırsam 
Çat kaşlarını, 
Tutulsun ellerim.

Tıpkı sınıftaki gibi,
Bütün ömrüm boyunca
Yaptığım bir işte
İyi, doğru oldumsa
Sevincini belli et, 
Gülümse!

Yaprak yaprak dökülürken önümde 
Her yıl, dört mevsim; 
Sınıflar içinde yalnız bu sınıf, 
Resimler içinde yalnız bu resim! 

 

 

 

 

 

sanırım alaksız oldu ama

0