Cevaplar

2012-11-05T20:28:57+02:00



Marşı’nın yazıldığı tarihte Anadolu’nun birçok şehri işgal altındaydı Muazzam bir devleti dört yıl gibi kısa bir sürede kaybeden Türk milletinin bağımsızlığı tehlikedeydi 

Âkif’in İstiklâl Marşı’nı yazması kolay olmamıştır Bu güçlük, şairin sanatçılığı yönünden değildi Şairi bu marşı yazmaktan alıkoyan sebep, bunun için para mükafatının konmuş olmasıydı Türk milletinin istiklâl ve vatanseverliğini para için terennüm etmek ona ters geliyordu Bu yüzden açılan yarışmaya katılmadı Yarışmaya yüzlerce şiir gelmesine rağmen bunların hiçbiri beğenilmediZamanın Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver istenilen marşın yazılamadığı kanaatindeydi Ona göre bu marşı ancak MÂkif yazabilirdi Para ödülünün kaldırıldığını söyleyerek marşı yazmasını rica etti 724 eser arasından seçilen 7 şiir Büyük Millet Meclisi’nde okundu ve Âkif’in şiiri arka arkaya üç defa okunarak kabul edildi 

Burada İstiklâl Marşı’nın belirtilmesi gereken bir yönü de gerek söz, gerekse şiir kalitesi bakımından yeryüzündeki millî marşların hiçbiriyle ölçülemeyecek kadar üstün ve zengin mânalı bir şiir olmasıdırBu marş, Türk milleti gibi dünyaya hâkim olmuş bir milletin bir gün istiklâlini kurtarmak zorunda kalışındaki çelişkiyi de dile getirmektedir 

Mehmet Âkif, bütün şiirlerinde sosyal konulara yer veren, söylediklerini gerçekten duyan bir şairdirİstiklâl Savaşı’na katılanların duygu ve inançlarına bizzat sahip olduğu için onlara en iyi şekilde tercüman olmuştur 

Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın 

Kim bilir beliki yarın belki yarından da yakın 

mısraları gelecekten ümidini kesmediğini ve Allah’ın Türk milletine göstereceği mutlu günlere olan inancını gösterir Bu mısralarda ifade edilen inanç sayesinde askerin morali yükselmiş ve zaferin kazanılmasında katkısı büyük olmuştur 

İstiklâl Savaşı Türk milletinin ölüm kalım savaşıdır Böyle yıllarda milletler kendilerini yaşatan temel değerlerin farkına varırlar Vatan, millet, hürriyet, bağımsızlık ve din gibi kavramların önemi barış ortamlarında pek anlaşılmaz Hatta onları umursamayanlar bile vardır Milleti ölümle burunu buruna getiren savaşlar bu değerlerin ne m^na ifade ettiğini anlamalarına yol açarlar Bunlar öyle kuvvetli kavramlar haline gelir ki onlar olmadan yaşanamaz Bundan dolayıdır ki millet onlar uğruna ölümü göze alır 

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; 

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak 

O, benim milletimin yıldızıdır, parlayacak, 

O, benimdir; o, benim milletimindir ancak! 

Bu kıtada söz konusu olan “al sancak”tır Al sancak Türk milletinin sembolüdür Türk bayrağının al rengi, şairde alevi çağrıştırır Türk milletinden bir aile yaşamaya devam ettiği müddetçe bu bayrağın alevi bu şafaklarda sönmeyecektir 

Gökteki yıldıza kimsenin elini dokunduramayacağı gibi Türk milletinin yıldızı olan bayrağa da kimse el süremez Bayrak için “o, benim milletimindir” diyerek onu sahiplenir 

Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl! 

Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl 

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl 

Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl! 

Bu mısralarda Türk bayrağını kendisini kıskanan sevgiliye benzetir Yurdumuzu işgal eden Yunanlılar’ın, Fransızlar’ın, İngilizleri’in bayraklarının varlığı Türk bayrağını üzmüş ve kaşlarını çatmasına yol açmıştır Şair bunun askerin moralini bozacağını düşünerek ondan kaşlarını çatmaması gerektiğini, başka bayrakların oluşuna kendi rızasının olmadığını anlatmaya çalışır 

"Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl" mısraında “Hak” kelimesi birkaç anlamda kullanılmıştırBunlardan biri Allah, diğeri adalettir Âkif bu sözleriyle istiklâl ve hak kavramı arasında ilgi kurarAllah’a ve adalete inanan Türk milletinin ebediyyen bağımsız yaşama hakkına sahip olduğunu düşünür 

2 1 2