Cevaplar

2012-11-06T13:35:36+02:00

A- Konusma dilinde melezlesme
Ulusal diller üzerinde yabancı dillerin etkisi olması dogaldır. Özellikle toplumlar
arası iliskilerin artması, diller üzerinde de "melezlestirici" etkilerin ortaya çıkmasına
yol açar. 19. yüzyıl sonlarında yazılmıs büyük Rus romanlarında Tolstoy,
Dostoevsky, Turgenyev gibi yazarların, Rus toplumunda okumus yazmısların
Fransızca kullanmaya düskünlüklerini çarpıcı biçimde isledikleri bilinir. Ülkemizde 20.
yüzyılın ilk yarısında Fransızca'nın, daha sonra ise ngilizce'nin "okumus kesim"
tarafından gittikçe artan düzeyde dile sokuldugu bilinmektedir.
1980'lerden sonra ise yalnızca "okumus kesim"in dili ile kısıtlı kalmayan,
sokaga da uzanan bir olgu dikkat çekmektedir. Dükkan ve eglence yerlerinin
isimleriyle baslayan yabancı sözcük ve yabancı yazım salgını gençlerin günlük
konusmalarında da yansımakta, dilde kirlenme gittikçe daha fazla dikkat çekici
boyutlara ulasmaktadır. Bu olguya kısaca "sokak dilindeki yabancılasma" diyebiliriz.
"Okumus kesim", konusma dilinde yabancı sözcükler kullanırken, genellikle,
sıradan insandan daha farklı, daha "derin", daha "üstün" bir düsünce düzeyini,
ayrıntılı, ince farklara daha fazla özen gösteren bir iletisim çabasını vurgular. Bu
çabanın kendi dilimizle karsılanıp karsılanamayacagı bir yana, yabancı dilin bu

2 3 2
En İyi Cevap!
  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-06T13:36:11+02:00

dil kirliliği dildeki argolar birer dil kirliliğidir gereksiz kelimeler, ve sözcüklerin yanlış kullanımı dil kirliliğine örnektir............................................

2 4 2