Cevaplar

2012-11-06T17:37:18+02:00

Toplumsal değişim meselesine değinmeden önce, değişimin manasını açıklamakta fayda görüyorum. Değişim, herhangi bir zaman içinde, toplumsal ve doğal yaşam ile insan veya toplumun tutum ve davranışlarında gerçekleşen farklılaşmayı ifade eden kavramdır. Değişim kavramı, insanlık tarihi boyunca çok defa tartışma konusu olmuştur ve olmaya da devam ediyor. Değişim durağan olmayan bir kavram olduğu için, kendisi insanlığın dilinde sürekli konuşulmuştur. Çünkü değişim, insanlık hayatı var olduğu sürece yaşayacaktır. Değişim bazen uzun zaman devam ederek, farkında olmadan, yani kendiliğinden(evrim) meydana gelir; bazen de kısa bir zaman dilimi içerisinde, insanoğlunun eliyle(devrim), yani bilinçli bir şekilde oluşturulur. Devrimsel değişim genelde toplumsal değişimin ya gerekli olduğu yerde değişmemesi(Atalet) ya da değişimin olmaması için zoru kullanarak direnmesi sonucu meydana getirilir. Bu değişimin her iki şekli de tarih boyunca yaşanılmıştır. Evrim şeklindeki değişime örnek olarak sadece Türkiye’nin 30 yıl önceki haliyle, günümüzdeki halinin farkı, devrim şeklindeki değişime de Fransız veya Türk Devrim Tarihi örnek olarak verilebilir. Aslında temel olarak evrim, devrim, ihtilal, reform gibi kavramlar değişimin özel biçimleri olarak ele alınabilir.
Toplumsal değişim ise, toplumun yapısını oluşturan toplumsal ilişkiler ağının ve bunları belirleyen kurumların, zaman içinde değişmesini içermektedir. Bu anlamda toplumsal değişim, toplumlararası ilişki ve etkileşimlerin niteliğini ve içeriğini belirlemektedir. Toplumsal değişim kavramı genellikle ilerleme, kalkınma ve gelişme kavramları ile ilişkili şekilde kullanılmasına rağmen, toplumsal değişim bazen gerileme şeklinde de var olabilmektedir. Toplumsal değişim, toplumun yapısını oluşturan, toplumsal ilişkiler ağının, toplumsal kurumların, birey ve grup davranışlarının, toplumsal norm ve değerlerin tarihsel süreç boyunca geçirdiği farklılaşma ve dönüşüm sürecidir. Toplumsal değişim, bireylerin ve toplum mekanizmasının işleyişine göre belirlenir. Eğer ki bireyler ne kadar aktif ise toplumsal değişim de o şekilde aktif olur. Bazen toplumsal değişimin olabilmesi için her zaman tüm bireylerin aktif olması şart değildir. Bazen bir insan ya da bir kaç insanda toplumsal değişimin önünü açabilir, onu yönlendirebilir, topluma yeni bir ufuk açabilir. İşte tarih dediğimiz zaman dilimi böyle insanlara çok az şahitlik etmiştir ve şahit olduğu bu insanlardan birisi de kuşkusuz Mustafa Kemal Atatürk’tür. Toplumsal değişimin tek bir neden veya sonuca bağlı olarak gerçekleştiğini söylemek hatadır. Çünkü adı üstünde toplumsal değişim diyoruz. Yani toplumun değişmesi veya değişebilmesi için gerekli olan tüm ihtiyaçların gerçekleşmiş olması demektir. Toplumu oluşturan her şey bir zincirin birer halkası gibi olduğu için toplumda mevcut olan hiçbirşeyi birbirinden bağımsız bir şekilde düşünemeyiz. Bundan dolayı toplumsal değişimi etkileyen bir sürü faktör vardır ve bunları şu şekilde sıralayabilriz:
Fiziki çevre: coğrafi yapıda görülen toprağın verimliliği, doğal afetler, iklim değişiklikleri gibi… yani örnek olarak Japonya’da depremin sıklıkla meydana gelmesinden dolayı hem toplumun deprem konusunda bilinçli olmasına hem de bu bilinçli toplumun yaşayışlarını depreme duyarlı şekilde sürdürmelerine vesile olmuştur.
Kültürel faktörler: Coğrafi keşifler, kültür yayılması gibi. Örnek olarak İngilizlerin Amerika’da koloniler kurup halka eziyet ezmesi sonucu ordaki halkta demokrasi kültürünün gelişmesi…
Teknolojik faktörler: Pusulanın, matbaanın, buharlı makinelerin icadı, elektrik, telefon, bilgisayar kullanımı gibi. Örnek verecek olursak bu duruma, mesela bilgisayarın icat edilmesi sonucu internetin oluşturulması ve insanların internetle beraber artık birbirleriyle ilişki halinde olması, birbirlerinden haberdar olmaları. Bu durum da insanlar arasındaki iletişimin reellikten kaybolup sanala doğru kaymasına sebep olmuştur. Yani bir toplumsal değişim vardır.
Demografik faktörler: Hızlı nüfus artışı, göç gibi… dünyada hızlı nüfüs artışının olmasından dolayı artan bu nüfüsun eğitimi sağlığı barınması için toplum sürekli bir değişim halindedir..
Siyasal faktörler: Devrim, darbe gibi… bazen toplumlardadi siyasi olaylar toplumsal değişimin en büyük sebebidirler. Örnek olarak Türkiye’deki Devrim tarihinden sonra toplumda cumhuriyet kültürünün yerleşmeye başlaması, yani toplumsal değişimin oluşması.
Ekonomik faktörler: Özel mülkiyetin gelişmesi, globalleşme gibi… örnek verecek olursak Osmanlının son dönemlerine doğru halka özel mülkiyet hakkının verilmesi sonucu toplumdaki iç göçlerin yavaş yavaş durması, toplumsal değişimin oluşmasına vesile olmuştur.
Bu etkenler ve aralarındaki ilişkiler itibariyle toplum durağan değildir. Dolayısıyla toplumsal değişim, farklı mıntıkalardaki farklı toplumsal unsurlar üzerinde farklı hız ve zamanda gerçekleşmektedir. Toplumsal kurum ya da unsurların bazıları değişmeden diğerlerine göre daha az etkilenirken bazıları ise çabuk ve köklü biçimde etkilenmekte ve aynı zamanda ilişkide bulunduğu diğer kurum ve unsurları da değişime zorlamaktadır.

4 2 4