Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-06T19:39:25+02:00

çünkü insanlar işe girmek para kazanmak yaşadıkları ortamları bilmek mecburiyetinde

1 5 1
2012-11-06T19:40:25+02:00

Eğitim Hakkı
Eğitim ve öğretim insanların yaratılıştan sahip olduğu, en temel uğraş alanlarından birisidir Eğitim ve öğretim dünya nimetlerinden faydalanmanın ötesinde insanın toplum içinde kendisine etkili ve eylemli bir yer bulabilmesinin de en önemli şartıdır Eğitim faaliyeti ile insanın toplumla ilişkisi karşılıklı etkileşim ve iletişim sağlamakta, ayrıca bir çok ihtiyaçta bu faaliyet sonucu temin edilebilmektedir Eğitim ve öğretim ile ilgili temel haklar ve ödevler ve bunlarla ilgili her türlü ulusal ve uluslar arası kanuni düzenleme ve belgeler insan hakları ile ilgilenenlerin önemli bir uğraş alanıdır1
Temel bir hak olan eğitim ve öğretim hakkının kanımıza göre ilk önce tanımını yapmak gerekmektedir Buna göre eğitim insanın yaradılışında var olan bütün bilgi ve kabiliyetleri baz alarak onu yönlendirmek, geleceğe hazırlamak, hayatı boyunca gerekli bilgiyi nasıl elde edeceğini öğrenmesine yardımcı olmaktır Öğretim ise bilgiyi bulmak, kazanmak, bilgiyi kazanma yolunun ve kazanılan bilgiyi hafızada tutarak yeri geldiğinde kullanabilmek için hatırlamaktır Bu anlamda eğitim irfanı, öğrenim ise kültürü geliştirir2
Tarihi süreç içerisinde insanların birey olarak yaşayabilmeleri ve toplum dışı kalabilmelerinin mümkün olamayacağı görüşünden hareketle insanlar toplumun kurallarına uymak ve bu kuralları gerçekleştirmek için devlet organizasyonu yapmışlar Devlet toplum kurallarını düzenlemiş ve hangi hakların kullanılacağını tespit ve tayin etmiştir Sosyal devlet anlayışının gelişmesi ile devletin önemli görevlerinden biride topluma eğitim hizmetlerinin sunulması olmuştur Bu konu özellikle son iki yüzyılın devlet felsefesi tartışılmaları içinde yoğun bir şekilde yerini almıştır



Çalışma Hakkı

Anayasal "hak ve ödev" (49 madde) olarak düzen*lenmiş bulunan çalışma hakkı, iş bulma yanı istihdam hakkını, yaşa, cinsiyete ve güce uymayan işlerde çalıştırılmama hakkını, işe almada ırk, renk, cinsiyet, inanç, siyasal dü*şünce ayrımcılığı yapılmama hak*kını, istediği alan ve işte çalışma hakkını içerir Bu hakların kullanılabilmesi istihdam olanakla*rının yaratılması, eğitim hakkı, iş güvencesi ve koruyucu standartla*rın sağlanması, çalışma yaşamında belirli bir gelir güvencesi sağlan*ması, işçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, işçile*rin örgütlenme hakkının sağlanma*sı,işsizliğe karşı korunma, işgücünün toplumsal risklere karşı korunma*sını içeren sosyal güvenlik ve re*fah devleti anlayışlarının gelişmesi ve uygun mevzuatın hazırlanması demektir
Her ülkede bu hakları sınırla*yan ve geliştiren yasalar mevcuttur Çalışma hakkının içeriğinin oluş*ması Avrupa"da işçi sınıfının ver*diği mücadele tarihinden doğar ve gerçekleşmesi toplumsal-ekonomik dolayısıyla siyasal gelişmelerle bir*likte değişim gösteren devamlılık taşıyan bir süreçtir İlk kez ABD"de ilan edilen İnsan Hakları Beyan namesi"nin kapsamına köle ve ka*dınları almaması gibi, bugün önce*likle Birleşmiş Milletler ve Ulusla*rarası Çalışma Örgütü"nün et*kinlikleri çerçevesinde oluşturulma*ya çalışan uluslararası standartlara karşın, yurttaşlık hukukundan baş*layarak ulus-devlet çerçevesinde kav*ranılan hukuk, yurttaş kavramının tarihsel birikimine bağlı olarak et*nik ayrımcılıktan başlayan çalışma hakkı sınırlandırmalarıyla doludurAvrupa Birliği"nin oluşturduğu ör*nek ve Avrupa"da sosyal refah dev*leti anlayışının bir yandan da 1980"lerden itibaren gerileme içine gir*mesi, çalışma hakkının ve mevzua*tın gerçekleşmesinin ulusal ve ulus*lararası alanda bağlı olduğu dina*mikleri kavramak açısından önemli bir göstergedir Avrupa"da işsizliğin yapısal özelliğin olağan sonucu ola*rak kabul edilmeye başlanması, es*nek üretimin yarattığı esnek is*tihdam uygulamalarının yaygınlaş*ması, çalışma hakkı kapsamındaki klasik kavramları sarsmaktadır

Toplumsal ücret
ve emek göçü kavramlarının içeriğinin de gösterdiği gibi, çalışma hakkı di*namik bir toplumsal süreçtir, kayıt dışı ekonominin ölçeğiyle de doğ*rudan ilgilidir Türkiye"de de bir yandan işsizlik sigortası, iş güven*cesi, kadınların eşitliğinin sağlan*ması yolunda hukuki düzenlemeler sürdürülürken, başta işsizliğin bo*yutu ve sendikacılığın gerilemesi ile sosyal devlet anlayışından vazgeçil*mesi nedenleriyle, çalışma hakkı kap*samındaki birçok talebin gündeme getirilmesi zorlaşmaktadır

1 2 1