Cevaplar

2012-11-06T20:12:38+02:00


Ağız hastalıkları
Ağız ve ağız hastalıkları neler


Sindirim borusunun ilk boşluğu olan ağız, mukoza dediğimiz ince bir epitel tabakası ile kaplıdır. Mandibula denilen alt çene kemiği ve maksilla denilen üst çene kemiği üzerinde sıralanmış dişler ve yanak ile çevrili olan ağız boşluğu önde dudaklarla kapanır, arkada sindirim ve solunum borusuna açılır. 

Ağzın içinde birçok kasların birleşmesinden oluşan, çiğneme ve konuşma işlevinde yardımcı, cok hareketli bir organımız olan dil bulunur. Yediğimiz ve içtiklerimizden zevk almamızı sağlayan tat alma duyusunun organı olarak dil bu işlevini üzerinde bulunan tat alma tomurcukları aracılığıyla yapar, besin ve cisimlerden aldığı kimyasal değişiklikleri beyine iletir. Bu tomurcuklar başlıca 4 temel tadı (tatlı, ekşi, acı, tuzlu) ve dokunma duyusunu hissederler. İnce tat farklılıklarında koku alma duyusunun da ortak rolü vardır.

agiz hastalıklarıDilin kuruması ve paslanması (kızıl, tifo, pnömoni gibi) bazı ateşli hastalıklarda, dizanteride, üremide, akut karaciğer hastalıklarında görülür ve teşhiste hekime yardımcı belirtilerin başında gelir. Ağız kokusu (halitosis) denilen, çevreyi ve kişiyi rahatsız eden koku da bazı hastalıkların (asidoz, üremi ve karaciğer koması) belirtisi olabileceği gibi, ağız bakımı ve sağlığına önem vermeyen kişilerde dişeti iltihaplarından (piyore) veya çürük dişlerden de ileri gelebilir.

Dil üzerinde ortaya çıkan ve aft denilen herpetik yaralarla dil iltihapları dilde ağrılı yanma duyusuna (glossodynia) neden olabilir ve hastanın nekime baş vurmasını gerektirir, Bozuk dişler, protezler, bazı enfeksiyon etkenleri (virüsler, mantarlar) v
1 5 1
2012-11-06T20:13:01+02:00
Ağız, çok değişik işlevleri olan, o oranda duyarlı, yararlı ve önemli bir organımızdır. Beslenme, yeme, içme ve tat alma ağız yoluyla olur. Düşündüklerimizi ağız yoluyla sözcüklere dökeriz; iltifatlar, sevgi sözcükleri, şiirler, şarkılar hatta hakaretler ve küfürler de ağızdan çıkar. Ayrıca öpme ve öpüşme gibi sevgi ifadesinin en güzel yolları da ağzın bir işlevidir. Ağız içerisi ve ağız içerisinin hastalıkları ise, üç tıp dalının etki ve yetki alanında, dolayısıyla biraz da ortada kalmış bir konudur. 
  Deri hastalıkları uzmanları, kulak, burun, boğaz (KBB) uzmanları ve diş hekimleri önceliği bırakmak istemeyiz ve bir iki denemede başarılı olamayınca da diğer dal uzmanına göndererek sorundan kurtuluruz. Önemli olan hangi dalın hangi alanda, hangi noktaya kadar ehliyeti, sorumluluğu ve deneyimi olduğunu bilerek en baştan; ''Bunu bir ... uzmanı daha iyi anlar.'', diyebilmektir. Dişleri tamamen, biş etlerini de kısmen diş hekimlerine teslim ve emanet ettikten sonra, boğazın girişi ve bademcikler de KBB uzmanlarına havele edilirse; yanak, damak, dil gibi ufak tefek arta kalanla da biz deri hastalıkları uzmanları yetinebiliriz. Kaldı ki diş etlerinde ve boğazın arka kısımlarındaki bir belirti de, bir deri hastalığının belirtisi olabilir (frengi de dahil). 
  Ağzın çeşitli hastalıklarını en iyi tanıyan tıp dalı olan deri hastalıkları uzmanlığı, ne hikmetse en son başvuru adresidir. Bundan sonra ağız hastalıklarında ilk başvuru adrsi bir deri hastalıkları uzmanı olmalıdır. Ağız içerisinde en çok görülen hastalık belirtileri ''ağız yaraları'' diye adlandırabileceğimiz doku kaybıyla süren grup ve ağızda beyaz - beyazımsı lekeler ve kabartılar yapan gruptur. Bunların dışında da başka renklerin hakim olduğu, daha az sayıda oluşum tipi ve ağız içi kitleleri daha az oranda görülebilir.
  Ağız içerisindeki kitleler, öncelikle tümörleri akla getirir. ''Epulis'' adı verilen tümör en sık görülenlerdendir, fakat iyi huylu bir tümördür ve kolay tedavi edilir. İrice kitleler ve bazen beraberinde derin yaralar şeklinde görülen ve hızlı ilerleyen bir ağız içi kanseri vardır. Özellikle çok sigara içmenin kolaylaştırıcı olduğu bu kanserde erken tanı yaşam kurtarıcı olabilir. Koyu renk siyahımsı kabartılarda ilk akla gelen basit kanamalar olmalı, fakat ''Melanom'' adı verilen habis tümörün de benzer görünümle ağız içinde bulunabileceği unutulmamalıdır. Bir de, az tanınan, az görülen fakat %95 ağız içi kanserine dönüşen kırmızı, bazen kabartılı lekeler vardır (Eritroplazi). Erken tanı hayat kurtarır.
  Ağız içerisinde beyaz leke şeklinde görülen birçok hastalık vardır ve birbirleriyle karışma olasılıkları da çok fazladır. İyi bir deri hastalıkları uzmanı, bunları ayırabilirse de; bazen biyopsi alarak, tanının mikroskobik olarak da doğrulanması gerekebilir. Ağız içi beyazlıkları arasında en iyi tanınanı ''Pamukçuk'' adı verilen mantar hastalığıdır. Beyaz, peynirimsi veya süt kesiği gibi parçacıklar halinde ve yapışık olarak, tüm ağız içinde bulunabilirler ve silmeyle, biraz zorlansa da, çıkabilirler. Maya mantarları (kandida) ile oluşan hastalık; genellikle direnci küçük kimselerde, bebekler, yaşlılar, kanser tedavisi veya benzeri tedaviler görenlerde sık görülür. Günümüzde çok iyi etkili ilaçlar olduğu için; tedavi, çok sorunlu değildir. Bir diğer beyaz belirti türü, sertçe ve alt dokulara yapışık, net sınırlı ve porselen beyazı olan ve silmeyle de çıkmayan leke veya kabartılardır. 
  ''Lökoplazi'' adı verilen bu hastalığın, %10 - 15 oranında ağız içi kanserine dönme olasılığı vardır ve çok sigara içilmesi bu olasılığı arttırır ve gelişim sürecini hızlandırır. Nedenleri arasında en çok görülenler olarak; iyi oturmamış protezlerin veya ağız sağlığı bozuk kimselerdeki seyrek dişlerin, diş etlerine yaptığı sürekli zedelenme, tütün çiğneme, sürekli olarak çok sıcak yeme ve içme sayılabilir. 
  Erken tanı ve önlem alınması, kanser gelişimini önler. En az tanınan ve aksine sıkça görülen, beyaz lekeli bir hastalık da; 'Liken planus'' adını verdiğimiz hastalıktır. ''Liken planus''; dilde, yanaklarda, damak ve dudaklarda beyaz, ağımsı, ağacımsı görüntüler yapar, bazen yanma ve sızlama da eklenebilir. Bu hastalık; bazen, önce sözünü ettiğimiz, ''lökoplazi'' adlı hastalığa dönüşebilir, sigara içimi ve zedelenmeler, bu dönüşümü hızlandırır.Kesin nedeni belli olmayan hastalıkta, ruhsal etkenlerin ve bazı ilaçların etkisi olabileceği düşünülmektedir. 
  Bazı başka deri hastalıklarının da, benzer ağız içi belirtileri olabilmektedir ve karışma olasılığı fazladır. Birkaç gün gibi kısa bir zaman içinde ortaya çıkan; yuvarlak veya oval, yumuşakça beyazlıklar da, ''Frengi''nin deri belirtileri olabilir ve bu dönem frengi çok bulaşıcıdır, özellikle öpüşmeyle de bulaşabilir. Bunlar, bir süre sonra üzerleri sıyrılarak yara halini alabilirler.

Ağız Yaraları

2 5 2