Cevaplar

2012-11-06T21:32:41+02:00

daydream : dalmak
I daydreamed during the lesson today.
Bugün ders esnasında dalmışım.
alien: yaratık
I believe aliens will invade the earth one day.
İnanıyorum ki günün birinde uzaylılar dünyayı işgal edecek.
doorbell : kapı zili
rest : dinlenmek
When the doorbell rang yesterday night , I was resting in my bedroom .
Dün gece kapı zili çaldığında yatak odamda dinleniyordum.
nightlight : gece lambası
Put a nightlight near your bed to see around in case you wake up in the midnight.
Gece yarısı uyanırsın diye yatağının yakınına bir gece lambası koy.
pillow : yastık
People had better choose a comfortable pillow to sleep uninterruptedly.
İnsanlar kesintisiz uyumak için rahat bir yastık seçmeli.
Psychologist : psikolog
Psychologists may help people to solve their sleeping problems.
Psikologlar insanlara uyku problemlerini çözmek için yardımcı olabilir.
wave : dalga
If you see waves in your dream , you will go on a holiday soon.
Rüyanda dalgaları görürsen yakınvbir zamanda tatile gideceksin.
drop : düşürmek
I noticed that I had dropped all my money so I had to walk from Şişli to Taksim yesterday.
Dün paramı düşürdüğümü farkettim bu yüzden Şişli’den taksime kadar yürüdüm.
examine : incelemek , muayene etmek
When I went into the doctor’s office,he was examinig a patient.
Doktorun ofisine girdiğimde bire hastayı muayene ediyordu.
hold : el ile tutmak
Teacher Hüseyin told us to hold our feet in the Physical Education lesson.
Hüseyin öğretmen beden dersinde bize ayaklarımızı tutmamızı söyledi.
nightmare : kabus
wake up : uyanmak
While I was having a nightmare , I woke up with a scream. It was me.
kabus görerken bir çığlıkla uyandım . Çığlığı atan benmişim.
pay attention : dikkat etmek
You had better pay attention to medicines you take.Do not overuse or forget to take them.
Aldığın ilaçlara dikkat etmelisin .Aşırı kullanma yada onları almayı unutma.
shine : parlamak,parıldamak
After sweet dreams I noticed that the sun was shining more than on other days.
Güzel rüyarlardan sonra farkettim ki güneş diğer günlerde olduğundan daha fazla parlıyordu.
giant : dev gibi,muazzam,büyük,kocaman
Ayşen told me she had a nightmare and in her nightmare a giant was running after me.
Ayşen bana bir kabus gördüğünü ve kabusunda dev bir karıncanın onu kovaladığını söyledi.
Past Continuous Tense Konu Anlatımı

light : hafif
enough : yeterli
It was a light weight . I could lift it.
Hafif bir ağırlıktı.Onu kaldırabiliyordum.
The weight was light enough for me lift .
Ağırlık kaldırabileceğim kadar hafifti.

0