Cevaplar

2012-11-07T16:59:42+02:00

utkluıolılııluı+mhhfyu

0
2012-11-07T16:59:51+02:00

Tanım 1: Deyim aktarması yani diğer ismiyle anlam aktarması bir sözcüğün benzetme amacı ile başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. 

 

Tanım 2: İnsana özgü bir kavramın doğaya, doğaya özgü bir kavramın insana aktarılmasınadeyim aktarması denir. 

Benim küçük meleğim nerede? cümlesinde çocuğum,kızım gibi sözcükler yerine melek sözcüğü kullanılmıştır.Benzerlik amaçlı bu tür kullanımlar deyim aktarmalarıdır. 

Deyim Aktarmaları nasıl yapılır?

 1- İnsandan Doğaya aktarmalar (İnsana Özgü Kavramların Doğaya Aktarılması):Bu şekilde yapılan aktarmalarda insanlara ait olan özellikler doğadaki nesnelere verilir. 

Kuşlar neşe içinde cıvıldaşıyor. 

Ovadaki bütün çiçekler el ele tutuşmuş, hep bir ağızdan şarkı söylüyorlardı.

2- Doğadan insana aktarmalar (Doğaya Özgü Kavramların İnsana Aktarılması):Doğadaki özelliklerin insanlarla beraber kullanılmasıdır. 

     Olgun tavırlarıyla herkesin beğenisini kazandı.(Olgunluk doğaya ait bir özelliktir)

     Bedir' in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.

     Dalgalanır deli gönül şafakta.

     Kalbim yırtılıyor her nefesimde.

     Sert bir insan olduğu belliydi.(Sertlik) 

3- Duyu Aktarmaları:Bir duyuya ait olan kavramların başka duyular ile birlikte kullanılmasıdır. 

Acı bir çığlık duyuldu. (Tat alma duyusundan işitme duyusuna)

Keskin bir koku içeriye yayılmıştı. (Dokunma duyusundan koklama duyusuna) 

4. Doğayla İlgili Kavramların Doğaya Aktarılması: 

Örnek: Karlar uçuşurdu camlarda.

             Rüzgârlar ulurdu sabaha kadar. 

5. Bir Duyunun Diğer Duyuya Aktarılması:  

Örnek: Hâlâ aklımda onun sıcak gülüşü, tatlı bakışı. (Dokunma-Görmeye)

             Nasıl unutabilirim o yumuşak konuşmayı. (Dokunma-Duymaya)

             Sokaktan acı bir fren sesi geldi. (Tatma-Duymaya)

             Onun keskin bakışları hepimizi korkuttu. (Dokunma-Görmeye)

  Şiirde Deyim Aktarmaları

İnsan dilinin önemli özelliklerinden biri, bir nesneyi daha güçlü, daha canlı anlatabilmek için, onunla benzerliği, yakınlığı bulunan bir başka nesnenin adıyla anma eğilimidir. Deyim aktarması (iğretileme, Yun. metaphora) adını verdiğimiz bu eğilimle, çiçekleri aslanın ağzına benzeyen bitkiye aslanağzı adı verilirken (birçok dilde aynı biçimde adlandırılır), doğadan insana, insandan doğaya, doğadan doğaya aktarmalara da gidilmektedir. Bu niteliğiyle, benzetme'nin bir ileri aşaması sayılabilecek olan bu anlam olayıyla doğadaki yılan, domuz, öküz gibi hayvan adlarının aşağılayıcı birer gösterge olarak kullanıldığını, ince, tatlı, pişkin, kaba, sulu gibi sıfatların da insanlara uygulandığını, değişik durumların, davranışların bir taşla iki kuş vurmak, iğneyle kuyu kazmak, kendi yağıyla kavrulmak gibi deyimlerde görülen somutlaştırma yla dile getirildiğini görüyoruz.

Birçok bilgin ve düşünür, her dilde bu aktarmaların önemine dikkati çekmiştir. Daha İÖ. IV. yüzyılda Aristoteles, Poetica'sında bunların türleri ve örneklerinedeğinmiş (1976:60 ss), geçen yüzyılın sonlarında ünlü dil ruhbilimcisi Kainz, "Her dil, az ya da çok, deyim aktarmalarının sözlüğüdür" yargısına varmıştır (1941:238-241).

Della Volpe ise bu olayı "Şiirin en kendine özgü, nazik bir aracı" ve "şiirin kraliçesi" saymıştır.

Dünya şiirinde olduğu gibi, Türk şiirinin her türünde ve her döneminde bu tür aktarmalara rastlanır. Şairler, bu aktarmalarla betimlemelerini, yansıttıkları imgeleri daha canlı, daha güçlü biçimde dile getirebilmekte, okuyan/ dinleyen üzerinde bir başka etki yaratabilmektedirler.

Deyim aktarmalarının bir bölümü aynı zamanda alışılmamış bağdaştırma adı altında değindiğimiz (buna bkz.) söz öğelerinin de örneklerini oluşturmaktadır.
Divan şiirimizde mazmun (Ar.) adı verilen ve 'dolaylı anlatım, sezdirme' anlamına gelen öğeler deyim aktarması olarak kullanılmış, sonradan kalıp halinde yerleşip yinelenmiş sözcüklerdir. Örneğin Farsçada 'ay' anlamındaki mah, meh sözcükleri doğrudan doğruya ay yüzlü sevgiliyi anlatmak üzere kullanılmış, kırmızı, değerli bir taş olanı Ar. la'l ile sevgilinin dudakları, Far. nergis ile de onun güzel, etkileyici, baygın bakan gözleri kastedilmiştir.

0