Cevaplar

En İyi Cevap!
2012-09-26T16:46:41+03:00

Uzlaşma, herkesin kararların alınmasına yaratıcı bir şekilde katıldığı bir kararalma sürecidir. Bir öneriyi oya sunup, çoğunluğun istediğinin olması yerine, grup herkesin kabul edebileceği bir çözüm bulmaya çalışır. Bu herkesin fikirlerinin ve itirazlarının dikkate alınmasını sağlar. Ama uzlaşma, sadece ödün vermenin ötesinde bir şeydir. Uzlaşma, sıklıkla ilk önerilenden daha iyi, yaratıcı ve herkesi memnun edecek şaşırtıcı çözümler bulma sürecidir.

Pek çoğumuz, batı tarzı, bir kişinin bir oya sahip olduğu ve temsilcilerimizi seçtiğimiz yöntemin, en üstün demokrasi yöntemi olduğuna inanan bir kültürde yetiştirildik. Yine de demokrasinin erdemini en yüksek sesle haykıran ülkelerde bile, artık birçok kişi oy vermekle bile uğraşmıyor, çünkü bunun kendi hayatlarında hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini düşünüyorlar. İnsanlar bir vekil seçerken, aynı zamanda kendilerine olan karar alma ve fark yaratma güçlerini de başkasına vermiş oluyorlar. Bu da bir çoğunluk ve azınlık yaratmakla bir arada oluşuyor, ve genellikle azınlıkta kalanlar sonuçlardan son derece mutsuz oluyor.
Çoğunluk oyunun, tartışmalı konularda verilecek kararların bile hızla alınmasını sağladığı doğrudur, fakat bu durum alınan kararların bilgece veya ahlaken kabul edilebilir olması ile ilgili hiçbir şey söylemez. Mesela Amerika'daki kolonilerin çoğunluğu, köle sahibi olmahakkını savunuyordu. Çoğunluğun hakim olduğu sistemlerde, hakim olanlar mutsuz azınlığı dinlemek zorunda değildirler, veya onların düşüncelerini ciddiye almak zorunda değildirler, çünkü onlardan daha fazla oya sahiptirler. Çoğunluk oyu sistemleri, çoğunluğun hata yapamayacağı ve azınlıktan öğrenebilecekleri hiçbir şey olmadığı varsayımına dayanır. 
Bu kazananların ve kaybedenlerin olduğu, saldırgan bir kültürü ve çatışmayı teşvik eder, ve çoğunluğun fikrine karşı çıkan bir azınlığı ezip geçmeye müsade eder. Çoğunluğun iradesi tüm grubun iradesi olarak görülür, ve azınlığın, en derin prensiplerine aykırı bile olsa, alınan kararları kabul etmesi ve uygulaması beklenir. Buna en canlı örneklerden biri, Almanya gibi demokratik ülkelerde askerlik yapmayı vicdanen reddeden insanların hapse atılmasıdır.

2 3 2
2012-09-26T16:47:20+03:00

Empati Nedir – Empati Ne Demek

- Empati başkaların inançlarını, arzularını ve özellikle de duygularını kendimizin kileri empoze etmeden anlayabilmek, başkalarını “okuyabilmek” anlamına gelir
- Dinleme ve empati diğer insanlarla ilişki kurma yolunda önemli meziyetlerdir 
- Çoğumuz günün %70′ini iletişim kurarak geçiririz, bunun %45′i ise dinleyerek geçer
- Hepimiz dinlenilmek isteriz, görmezden gelinmek ya da yok farz edilmek küçük düşürücüdür
- Dinlemek karşıdaki kişinin sözcüklerini duymaktan daha öte bir şeydir O kişinin vermek istediği mesajı, içinde bulunduğu durumu ve duygularını gerçekten anlamak ve kabul etmek anlamına gelir
- Empati insanın kendisini başkasının yerine koyarak onun hissettiklerini anlayabilmek ve benzer şekilde içimizde hissedebilmek anlamına gelirKızılderililerin de dediği gibi : “başkasının mokasenlerinde 1 mil yürümek”

Peki amaç nedir?
- Karşımızdaki kişiyle ilgilendiğimizi ve onu anladığımızı gösterir, böylece bizimle konuşmaktan hoşlanır ve bize daha çok açılırlar
- Yanlış anladığımız bir durumda kişiye yanlış edindiğimiz izlenimleri düzeltme hakkını vermiş oluruz ve insanlar hakkında daha çok şey öğreniriz
- Diyaloğu duygusal açıdan daha önemli noktalara çekebiliriz
- Dinlerken konuşan kişinin olduğu gibi kabul edildiğini hissettirerek güvenini kazanır ve bize daha yakın hissetmesini sağlamış oluruz
- Sonuçta derin konulara girerek kişi duygularını açar ve kendisine yönelerek kendisini keşfeder Bu anlamda da terapötik bir anlam kazanır
- Anlayabildiğimiz için öfke ve iritasyonumuz da azalmış olur Anlayabilmek affedebilmektir
- Önyargılarımız azalır, herkesin anlaşılabilir olduğunu fark ederiz
- Anlamlı, daha yardımcı ve samimi arkadaşlıklar kurarız(bu forma göre kendin daha iyi bir şey yapa bilirsin)

1 5 1