Cevaplar

2012-09-26T17:18:38+03:00

Ziya Paşa, (d. 1825, İstanbul - ö. 17 Mayıs 1880, Adana) Türk yazar, şair ve devlet adamı. Asıl ismi "Abdülhamid Ziyaeddin" dir.

19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin en önemli devlet adamlarından birisidir ve en çok eser veren Tanzimat çağı yazarlarındandır[1]. Şinasi veNamık Kemal ile birlikte “batılılaşma” kavramını ilk defa ortaya atan Osmanlı aydınları arasında yer alır.

Sultan Abdülaziz döneminde Avrupa'ya kaçarak Genç Osmanlılar arasına katılmış ve gazete çıkararak devrin hükümeti ile mücade etmişti; yurda dönüşünde çeşitli valiliklerde bulunmuş ve son görev yeri olan Adana'da hayatını yitirimiştir.

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" ve "Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" gibi kimi beyitleri darb-ı mesel olmuştur.

Kurtuluş Savaşı'nın ünlü komutanlarından Reşat Bey (Çiğiltepe)'in babasıdır.

0
2012-09-26T17:21:11+03:00
1825 yılında İstanbul'da doğdu. Asıl adı Abdülhamid Ziyaeddin'dir. Beyazıt Rüştiyesı'ni bitirdi. Özel öğretmenlerden Arapça ve Farsça öğrendi. Sadaret Mektubî Kalemi'ne devam etti. Mustafa Reşid Paşa'nın yardımıyla 1855'te Saray Mabeyn Kâtipliği'ne girdi. Âli Paşa'nın sadrazam olmasıyla saraydan uzaklaştırıldı. Zaptiye Nezareti müsteşarlığı, 1861'de Kıbrıs, 1863'te Amasya mutasarrıflığı görevlerinde bulundu. Bosna bölgesi müfettişliği Meclis-i Vâlâ azalığı yaptı.
1865'te Meşrutiyet yanlısı Yeni Osmanlılar Jön Türk Cemiyetine girdi. İkinci kez Kıbrıs mutasarrıflığına atanınca, Mustafa Fâzıl Paşa'nın çağrısı üzerine, Namık Kemal'le birlikte 1867'de Paris'e kaçtı. Daha sonra Londra'ya geçti. M. Fâzıl Paşa'nın sağladığı imkanlarla, Namık Kemal'le birlikte 1868'te Hürriyet gazetesini çıkardı. M. Fazıl Paşa merkezi yönetimle anlaşıp, yardımlarını kesince, 1870'te Cenevre'ye geçti. Namık Kemal, Agâh Efendi, Ali Suavi ve öbür arkadaşlarıyla Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin yönetiminde görev aldı. Âli Paşa'nın ölümü üzerine 1871'de İstanbul'a döndü.1876'da Maarif Nezareti müsteşarlığına atanmasına kadar birçok görevde bulundu. Namık Kemal'le birlikte Kanun-i Esasî Encümeni'nde çalıştı. 1877'de Suriye valiliğine gönderildi. Daha sonra Adana valiliğine atandı. Burada görevdeyken 17 Mayıs 1880'de öldü.
Edebi kişiliği
1. Ziya Paşa'nın şahsında ve yapıtlarında bir ikilem vardır. Divan edebiyatı kültürüyle yetiştiği için Doğu kültürü ile Batı kültürü arasında bocalamıştır. Şiir ve İnşa makalesinde Halk edebiyaı ve dilini savunur; gerçek şiirimizin halk şiiri olduğunu belirtir. Ancak daha sonra yazdığı harabat adlı antolojide divan şiirini yücelterek halk şiirini kötülemiş ve halk şairlerinin şiirlerini eşek anırmasına benzetmiştir.
2. Eserlerinde II. Abdülhamit yönetimine karşı özgürlükleri ve meşrutiyeti savundu.
3. Batılılaşma yanlısı, yenilikçi Tanzimat Edebiyatı'nın öncüleri arasında yer aldı.
4. Namık Kemal ve Şinasi ile birlikte yeni Türk edebiyatının temellerini attı.
5. Türk edebiyatının kendi geleneğine sahip çıkmasını istedi, şiir ve yazı dilinin halkın dili olması gerektiğini savundu.
6. Sürekli eski-yeni ikilemi içinde kalmıştır.
7. Divan şiiri kültürüyle yaşayan Ziya Paşa divan tarzı şiirlerinde daha başarılıdır. Biçimde eskiden kopamamasına rağmen içerikte yeniliğe kavuşmuştur.
8. Edebiyatımızın en önemli terkib-i bent ve terci-i bent şairidir. En ünlü şiiri Trekib-i Bent döneminin sosyal bir eleştirisidir.
9. Birçok beyti sonradan özdeyiş niteliği kazanmıştır.
10. Şiirlerinde didaktik (öğretici) yön ağır basar. Felsefik ve metafizik konuları işlemiştir.
11. Edebiyatımızın ilk mülakat örneği olan Rüya Ziya Paşa'ya aittir.
12. Hece ölçüsüyle yazılmış bir de türküsü vardır.
Eserleri:
Zafernâme Harâbat, (3 cilt-1874) Tercî-i Bend ve Terkib-i Bend Eş'âr-ı Ziya Endülüs Tarihi, (2 cilt) Rüya Veraset Mektupları Külliyat-ı Ziya Paşa Ziya Paşa'nın Şiirleri
0