Cevaplar

2012-11-08T09:56:56+02:00

Burada too nun sıfatlarla ve zarflarla kullanılışını göreceğiz. Sıfatlar ve zarflarla kullanıldığı zaman aşırılık ifade eder. Sözlük manası “çok” demektir. Fakat yine de çok manasına gelen very den oldukça farklıdır.

The tea is very hot.

The tea is too hot.

Birinci cümlede “Çay çok sıcaktır”. Fakat yine de içilebilir. İkinci cümlede “Çay çok sıcaktır”. Fakat içilemez.

Şimdi too nun kullanımını örnek cümlelerle görelim. Örneklere bakıldığı zaman daha iyi anlaşılacaktır.

The tea is too hot to drink. Çay içilemeyecek kadar sıcak.

1 5 1
2012-11-08T10:01:34+02:00

Too ve Enough kelimelerinin genel kullanımlarını çalışacağımız bu bölümde yeter ve olumsuz anlamda çok kelimelerinin nasıl kullanılacağını göreceksiniz. Buna ek olarak bu iki kelime ile oluşturulan bazı deyimleri öğreneceksiniz. 

* Enough sıfatlardan veya zarflardan sonra gelir.

The tea wasn’t hot enough. - Çay yeterince sıcak değil.
They worked hard enough to get an A on the test.- Testte A almak için yeterince çok çalıştılar.
My brother is enough clever to solve this. – Kardeşim bu problemi çözebilecek kadar zeki. 

* Aynı zamanda enough isimlerden önce de kullanılır. 

I don’t have enough money. – Yeterince param yok. 
There is enough paper. – Yeterince kağıt var. 

* Enough kendi başına da kullanılır.

We need twenty chairs. Is there enough? – 20 sandalyeye ihtiyacımız var. Yeterince var mı?


Enough said – Anladım. Enough said. You are not coming to the party. – Anladım. Partiye gelmiyorsun. That’s enough. –Yeter. That’s enough.Thank you. – Yeter. Teşekkür ederim. Enough is enough. – yeter yeter demektir. (yapmaya devam ettiğin işi bırak) I don’t want to tell it again, stop laughing. Enough is enough. – Tekrar söylemek istemiyorum, gülmeyi bırak. Yeter.




* Too sıfatlardan ve isimlerden önce genellikle olumsuz çok anlamında kullanılır.
These are too difficult. – Bunlar çok zor.
She is too fat. – Çok şişman. .
We are too busy to listen to you. – Sizi dinleyemeyecek kadar meşgulüz.


* Too aynı zamanda -de, -da olarak da kullanılır. 
She wants to go too! – O da gitmek istiyor. 
They were in the restaurant too! – Onlar da lokantadalar.


Go too far. – haddini aşmak, fazla ileri gitmek You have gone too far. – Fazla ileri gittin. None too something. – çok değil. The carpets are none too clean. – Halılar çok temiz değil. Too much of a good thing. – Haddinden fazla iyi şey, bu kadarı da fazla They have offered too much of a good thing. – Haddinden fazla iyi şey önerdiler.
1 5 1