Soru

KJCFHUIDA kullanıcısının avatarı

Atatürkün çocukluk döneminde osmanlı devletinin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi durum hakkında bilgi veriniz

atatürkün çocukluk döneminde osmanlı devletinin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi durum hakkında bilgi veriniz

gönderen KJCFHUIDA

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Kjcfhuida kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

frkngrms kullanıcısının avatarı
Frkngrms cevapladı
Osmanlı Devleti gelişen ve büyüyen batı toplumları karşısında zayıf düşmüş, siyasi açıdan dağılma dönemine girmişti. Batı tarafından hasta adam diye nitelenmeye başlamıştı. Ticaret yollarının hakimiyetini kaybetmesi, eski ticaret yollarının coğrafi keşiflerle önemini yitirmesi, kapütülasyonlar ekonomik açıdan devleti zayıflatmıştı.
  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
güzell kullanıcısının avatarı
Güzell cevapladı
1839'da Kocacık'ta doğduğu sanılan[3] babası Ali Rıza Efendi aslen Manastır'a bağlı Debre-i Bâlâ'dandır.[4] Babasının ailesi Arnavutlardan[5][6][7][8] ya da 14-15. yüzyılda Anadolu'dan bölgeye göç etmiş olan Yörüklerdendir.[3][4][9][10][11] Ailesi ile Selanik'e göç eden Ali Rıza Bey,[12] burada gümrük memurluğu ve kereste ticareti yaptı.[13] Ali Rıza Bey, 93 Harbi (1877-78) esnasında yerel birliklerde teğmenlik yapmıştı. Bu durum Atatürk'ün ailesinin kısmen de olsa Osmanlı'daki egemen elitlerden olduğunu gösterir.[14] Ali Rıza Bey, 1871 yılında 1857 yılında Selanik'in batısındaki Langaza'da çiftçi bir ailede doğan[14][15] Zübeyde Hanım'la evlenmişti.[16] Mustafa Kemal Atatürk, bu çiftin çocuğu olarak, Rumî 1296 (miladî 1881) yılında Selanik'te doğmuştur. Samsun'a çıktığı 19 Mayıs tarihini doğum günü kabul etmiştir.[17] Fatma, Ömer, Ahmet, Naciye ve Makbule adlı beş kardeşinin ilk dördü küçük yaşta hayatını kaybetmiştir.[18][19] Öğrenim çağına gelen Mustafa'nın hangi okula gideceği konusunda annesi ile babası arasında anlaşmazlık çıkmıştı. Annesi Mustafa'nın Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebine gitmesini istiyor, babası ise o dönemki yeni yöntemlerle eğitim yapan seküler[14] Mektebi Şemsi İbtidai'nde (Şemsi Efendi Mektebi) okumasını istiyordu. En sonunda önce mahalle mektebine başlayan Mustafa, birkaç gün sonra Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti.[20] Atatürk, okul seçimindeki bu kararı için hayatı boyunca babasına minnettarlık duymuştur.[14] 1888 yılında babasını kaybetti.[21] Bir süre Rapla Çiftliği'nde annesinin üvey kardeşi[14] Hüseyin'in yanında kalıp hafif çiftlik işleriyle uğraştıktan sonra -eğitimsiz kalacağından endişe eden annesinin isteğiyle-[14] Selanik'e dönüp okulunu bitirdi.[22] Bu arada Zübeyde Hanım, Selanik'te gümrük memuru olan Ragıp Bey ile evlendi.[23] Şimdi müze olan Koca Kasım Paşa Mahallesi Islahhane Caddesi'ndeki ev 1870'te Rodoslu müderris Hacı Mehmed Vakfı tarafından yaptırılmış ve 1878'de yeni evlenen Ali Rıza Bey tarafından kiralanmıştır. Ancak o öldükten sonra Mustafa ve ailesi bu evden yanındaki 2 katlı, 3 odalı ve mutfaklı daha küçük eve taşınmışlardır.[24] Mustafa, seküler bir okul olan ve bürokrat yetiştiren[14] Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Ancak muhitindeki askerî öğrencilerin üniformalarından da etkilenerek[14] -annesinin karşı çıkmasına rağmen-[14] 1893 yılında Selânik Askerî Rüştiyesi'ne girdi. Bu okulda Matematik Öğretmeni Yüzbaşı Üsküplü Mustafa Sabri Bey ona anlamı mükemmellik, olgunluk olan "Kemal" adını verdi.[25] Fransızca öğretmeni Yüzbaşı Nakiyüddin Bey (Yücekök), özgürlük düşüncesiyle genç Mustafa Kemal'in düşünce yapısını etkiledi. Mustafa Kemal Kuleli Askerî İdadisi'ne girmeyi düşündüyse de ona ağabeylik yapan Selânikli subay Hasan Bey'in tavsiyesine uyarak Manastır Askerî İdadisi'ne kaydoldu. 1896-1899 yıllarında okuduğu Manastır Askerî İdadisi'nde tarih öğretmeni Kolağası Mehmet Tevfik Bey (Bilge), Mustafa Kemal'in tarihe olan merakını güçlendirdi.[26] Bu tarihte başlayan 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'na gönüllü olarak katılmak istediyse de hem İdadi öğrencisi olduğu için, hem de 16 yaşında olduğundan dolayı cepheye gidememiştir. Bu okulu ikincilikle bitirdi.[27] 13 Mart 1899'da[28] [29] İstanbul'da Mekteb-i Harbiye-i Şahane'ye girdi. Birinci sınıfı 27., ikinci sınıfı 11., üçüncü sınıfı 1902'de Mülazım bugünkü ismiyle Teğmen rütbesiyle 549 kişi arasından piyade sınıf sekizincisi (1317 - P.8) olarak bitirdi.[27] Akabinde Erkan-ı Harbiye Mektebi'ne (Harp Akademisi) devam ederek 11 Ocak 1905'te Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu.[30]
  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...