Cevaplar

2012-11-08T15:35:02+02:00

MİNOS SANATI

Bugüne dek Girit'te, Neolitik Çağ (Yeni Taş Devri) öncesinde insan yaşadığına dair hiç bir iz bulunamamıştır. Bu nedenle Girit Arkeolojisi, MÖ.3.binin başlarında veya kimi bilim adamlarına göre ortalarında son bulan Neolitik Çağ ile başlar.Bu Çağda Girit'te insanlar mağaralarda oturuyorlardı. Orta Neolitik Çağ'dan itibaren mağaraların yanısıra işlenmemiş kaba taşlardan, tuğla ve çalıçırpıdan barınaklar da yaptılar. Böyle evlerin kalıntıları, Knossos, Phaistos, Katsamba ve Doğu Girit'te Magasa'da bulundu. Ölüleri mağaralara kimi yerlerde evlerin hemen yakınında yere açılan çukurlara gömülüyorlardı.
Girit'te bakırın kullanımı ile birlikte alet ve silah yapımındaki gelişme, ilkel taş devri hayatına son vermiş, Adada önemli ölçüde gelişen denizcilik ve artan dış ilişkilere bağlı olarak yeni bir dönem başlar. Girit'ten daha ileri bir uygarlık düzeyinde bulunan Mısır (Eski Krallığın en parlak dönemleri yaşanıyordu) ve Küçük Asya, Mezopotamya ile kurulan ilişkiler, Minos kültürnün gelişimini önemli ölçüde etkiledi. Ama tüm bu etkilere rağmen Girit, yerli kültürünü korumayı başardı.
Ölüler, bu dönemde kaya oyuklarına gömüldükleri gibi (Herakleion yakınlarındaki Kyparissa, Zakro ve Palaikastro) bunun yanısıra ilk Tholos mezarlar Lebena ve Krasi'de inşaa edildiler. Yuvarlak bir fırın biçiminde olan bu tholosların çatıları, yalancı kubbeyle (taşların birbirinin üzerine bindirilerek oluşturulur, üste konulan taşlar alttakine oranla içe doğru biraz kaydırılır, bu şekilde her yandan ortaya doğru taşırılarak üst üste konulan taşların, giderek küçülen bir çember şeklinde, açıklığı daraltması ve birleşme elemanıyla kubbe kapanır). Çatıları yıkıldığı için, kimi yerlerde çapları 5-10 m'ye varan bu yuvarlak mezarların, gerçekten taş bir kubbeyle mi örtüldüğü tartışmalıdır, kimi bilim adamları ahşap hatıllı düz bir dama sahip oldukları fikrini savını ileri sürmektedir. Fakat, yuvarlak planları, duvarlarının kalınlığı ve korunagelen kısımlerının içe doğru eğimi ve çatıdan mezarın içine düşmüş olan taşların konumu taş kubbe tezini destekler niteliktedir. Muhtemelen bu mezarlar, Kara Yunanistan'nında bulunan, aynı tipte fakat çok daha gelişkin bir kubbeye sahip olan Myken mezarlarının öncüleridir.Mağaralar, Saraylar Öncesi Çağda da konut olarak kullanılmış görünmektedir. Fakat ev kalıntıları da (EMII) Hierapetra yakınlarındaki Vasiliski'de bulunmuştur. Bunlar, Neolitik Çağın ilkel barınaklarına oranla dikkate değer bir derecede bir gelişme kaydetmişlerdir. Bu evler, kalın bir kireç tabakasıyla sıvanmış kuvvetli duvarlara ve kapı açıklıklarına sahip olup, düzenli şekilde ayrı ayrı odalara bölünmüşlerdir.


ESKİ SARAYLAR ÇAĞI MİMARİSİ

Birçok kubbeli mezar (tholos) bu çağda kullanılmış, Knossos yakınlarında ve Phaistos çevresindeki Kamilari'de de aynı tip'te yeni mezarlar yapılmıştır. Mallia sarayının kuzeyinde yer alan Khrysolakkos'ta, iç kısmında pek çok mezar odası ile bir sunak ve kernos benzeri bir sunu masası için ayrılmış özel mekanlar bulunan büyük dört köşe bir çevirme duvarı inşaa edilmiştir.Knossos'ta korunagelen sarayın büyük bir kısmını Evans Eski Saraylar Çağına tarihlemiştir. Phaistos'ta, bu çağdan, sarayın batı cephesi ile batı avlusu, tiyatro alanı, birkaç kült malli ve kalın sıvalı duvarlarıyla Vasiliski'deki Saraylar Öncesi Çağ'a ait evleri hatırlatan bir sıra magazin (depo) kalmıştır.


EV TAPINAKLARI

Sarayların ve özel evlerin birçok bölümü kült mekanı karakterindedir ve Minos insanlarının, tanrının her yerde varolduğu inancını taşıdığı düşüncesini uyandırır. Knossos'ta olağan kutsal boynuzlar, kült ile dolaylı ya da doğrudan ilişkili konuları içeren duvar resimleri, duvarlara oyulmuş çifte balta şekilleri ve çeşitli kesimlerde bulunmuş olan gerçek çifte baltalara ait kaideler, sarayın hemen hemen tümüyle kutsal sayıldığına işaret eder. Saraylarda ve evlerde , yalnızca kült törenleri için kullanılan, belirli bir mimari forma sahip yerler vardır.
Henüz ilk saraylar çağında Phaistos sarayında üç bölümlü bie tapınak görülmektedir. Bu durum benzer tapınak tasvirlerinin gösterdiği, ortada muhtemelen yanlarda bulunanlardakinden daha yüksek olan, birbiriyle ilişkili üç küçük odadan oluşuyordu. Bu mekanların gerisinde, Phaistos'ta yine kutsal karakterli bir başka oda bulunuyordu, zeminde masaya akıtılan sıvı sununun toplanması için ortası çukurlaştırılmış, pişmiş topraktan bir kurban masası yerleştirilmişti. Buna benzer, fakat daha gelişmiş bir düzenleme, Knossos sarayının batı kanadında mevcuttu; Kryptos'lar ile üç kısımlı düzeni yalnız cephenin kısa bir kesiminde görülen, sütunlu üst odalar bulunur.Ortasında dört köşe bir paye bulunan Kryptos'lar, Minos yerleşmelerinin çoğunda tapınım yerleri olarak yaygındır. Bu mekanlar karanlıktı ve bu nedenle yağ kandilleriyle aydınlatılıyorlardı, mekanların çok küçük olması fakat ortada bulunan bir kaidenin varlığı bunun dini nedenler yüzünden yerleştirilmiş olduğu izlenimini uyandırmaktadır çünkü paye tavanı desteklemek için gerekli değildir. Mekan üzerinde yeralan ve dört köşe payeler yerine tipik yuvarlak sütunlara sahip olan odalar da kutsaldı.Yeni mimari şeklinden kolayca tanınabilen bir diğer kutsal yer"kutsal havuzlar" veya "Iustrasyon odaları" olarak adlandırılır. Zeminleri çevredeki odalardan daha aşağı seviyelerde bulunur, buralara genelde birkaç basamak merdivenle inilir. Su boşaltma sistemleri bulunmadığından, kültle ilgili bir temizlik veya yağlanma amacıyla kullanıldıklarını kanıtlar.


Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/sanat/267133-minos-sanati.html#ixzz3jyPKEDHw

2 4 2