Cevaplar

2012-09-26T19:01:33+03:00
Mikroorganizma dendiğinde, tek tip varlıklar akla gelmemelidir Aksine birbirlerinden çok farklı plân ve sistemlerle yaratılmış binlerce canlı bu gruba dahildir Kabaca sınıflandırıldığında bakteriler, mantarlar, protozoonlar, algler ve virüsleri sayabiliriz Virüsler önceleri 'canlı mı, cansız mı' diye tartışılırken; sahip oldukları organizasyon ve çok ince sanatlı yapılarından dolayı, artık canlı kabul edilmektedir Bakterilerin bir zarla sınırlanmış çekirdekleri olmadığı halde (prokaryotik hücre), mantar ve protozoa hücrelerinin çekirdekleri vardır (eukaryotik hücre)

Mikroskopik canlıların dünyasının büyüklüğünü ve ihtişamını idrâk için tıp fakültelerinin müfredatı ve Sağlık Bakanlığı istatistikleri incelenebilir Tıp fakültelerinin parazitoloji, mikrobiyoloji, klinik mikrobiyoloji, bakteriyoloji ve enfeksiyon hastalıkları gibi bölümlerinde, fakülte bittikten sonra üç yıl ihtisas yapılır, doktora tezleri hazırlanır Mikroskopik canlılar üzerine yıllarca araştırmalar yapılmış ve halen yapılmakta, araştırmalar derinleştikçe bu âlemin büyüklüğü ve bu canlılardaki muhteşem sanatlar çok daha iyi anlaşılmaktadır Hastalık yapan bakterilere karşı yeni yeni antibiyotikler geliştirilirken, bakteriler de, "Durun, bu dünyada sadece sizler yoksunuz, bizler de varız" dercesine direnç gösteriyor

Bakterilerin clostridium cinsi; karbonhidratlardan selülozu, nişastayı, çözünür şekerleri ve hattâ lâktik asiti bile fermente ederek, parçalar Böylece bütirik asit, asetik asit, CO2 ve H2 gibi ürünlerin açığa çıkmasına sebep olur Meydana gelen bu maddeler, bakteriler açısından yan üründür Fakat bu iş insanlar tarafından bütirik asit ve asetik asit elde etmek için yapılırsa, fermantasyon sonunda meydana gelen bu dört madde esas ürün kabul edilir



2 2 2
2012-09-26T19:02:27+03:00

Çevremizde yaşayan gözle göremediğimiz canlıları ancak mikroskop yardımıyla görürüz.Bu nedenle bu canlılara mikroskobik canlılar denir. belirtmek zordur.

Mikroorganizmaları inceleyen bilim dalına mikrobiyoloji denir.

Mikrop adı, ilim dünyasına ilk defa 1878′de Fransız cerrahı Charles Sédillot tarafından getirilmiştir. Sédillot, mikropların kendilerine özgü bir dünyası olduğunu bulmuştur. Mikrobiyoloji ilim dalı beş ana kısma ayrılmıştır: Viroloji, bakteriyoloji, protozooloji, algoloji ve mikoloji. Bunlara ilave olarak moleküler ve hücresel biyoloji, biyokimya, fizyoloji, ekoloji, botanik ve zoolojiyle de yakından ilgilidir.

 

2 4 2