Cevaplar

2013-10-10T15:07:54+03:00
nabza göre şerbet vermek
1 1 1
2013-10-10T15:12:35+03:00
Kalp ağrısı: (deyiminin anlamı) Aşktan ileri gelen elem. Kalp kırmak: Gönül kırmak, incitmek. (Birinde) Kalp olmamak: Acıma duygusu olmamak. Kalbe dokunmak: İç acısı vermek, hüzünlendirmek. Kalbi burulmak: İçten üzülmek. Kalbi bütün: Açık kalpli, dürüst. Kalbi çarpmak: Kalbi çok vurmak, çok atmak. Kalbi kanamak: Çok üzüntü duymak. Kalbi sıcak: İçten, samimi (sıcak kalpli). Kalbi temiz: Kötü niyet ve düşüncesi olmayan (temiz kalpli).Kalp kalbe karşıdır: (atasözünün anlamı) Birbirine kalpten bağlı, birbirini gönülden seven iki kişiden biri diğeri için ne düşünüyorsa o da beriki için aynı şeyi düşünür.Kalpten kalbe yol vardır: Birbirini seven iki gönül birbiri için aynı şeyleri düşünür ve hayal eder. Yürek acısı: Derin üzüntü. Yürek çarpıntısı: (deyiminin anlamı) Merak, kaygı, korku gibi duygular yüzünden uğranılan iç tedirginliği. Yürek karası: İşlenen bir günahtan sonra duyulan sürekli ve üzücü pişmanlık. (Bir kimsede) Yürek Selanik: (şaka) Çok korkak. Yürek yarası: Büyük keder. Yüreği ağzına gelmek: Birdenbire çok korkmak. Yüreği bayılmak: Karnı çok acıkmak. Yüreği (içi) cız etmek (cızlamak): Aniden duyduğu kötü bir haber üzerine birine, bir şeye çok acımak. Ak şeker kara şeker, bir damar soya çeker
7 3 7