Cevaplar

2012-11-08T19:42:46+02:00

Türk toplumu için  gelmiş geçmiş en önemli liderlerden olan ATATÜRK , örnek alınacak fikirleriyle,başarılarıyla,bitmez tükenmez çalışma azmi ve ilerleme isteği ile asla unuttulmıyacak değerlerinden biridir.

Çocukluğundan başlıyarak,öğrenim hayatı,çalışma hayatı incelendiğinde ATATÜRK  bize,çalışmalarıyla,başarılarıyla,vatan ve millet sevgisiyle kendisini takip etmemiz gereken en önemli,liderlerden biridir.

 

“Türklerin vatan sevgisi ile dolu göğüsleri,düşmanların melun ihtiraslarına karşı daima bir duvar gibi yükselecektir.” sözleriyle vatan sevgisinin önemini vurgulayan ATATÜRK, Milletini seven,milletine sadık, ve milletine güvenen bir türk milleyetcisidir.Ve en önemli gerçek şudur ki canını bile hiçe sayarak, vatan ve millet sevgisini en önde tutan ATATÜRK’ün bize bıraktğı en önemli miraslardan biri olan vatan ve millet sevgisi ve milli aşktır.

Bu nedenle bize bıraktığı miraslara sahip çıkarak,onun gibi koruyup kollayarak,gerektiğinde canımızı bile vererek,elimizden geleni değil daha fazlasını yapmaya çalışmalıyız.

Bizler onun torunları,onun gençleri,onun çocuklarıyız.Öyleyse ona layık olmak için,bize bıraktığı vatanımızı  tarihe yakışır bir makama ulaştırmak için aypılması gereken onun izinden yürümektir.

“Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadır.benden sonra beni benimsemek isteyenler,bu temel mivher üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse,manevi mirasçılarım olurlar.”

Sözleri ile bizlere hedefe ulaşacak yolları tüm açıklığıyla göstermektedir.O zaman bize düşen görev acilen onun manevi mirascıları olarak gerekeni yapmaktır.

 

4 4 4
2012-11-08T19:51:42+02:00
Buyur Araştırdım Ve Buldum :)




Kral Edward İstanbul’a geldiği zaman, yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayı’na yanaştı. Atatürk de rıhtımda onu bekliyordu. Deniz dalgalı idi ve Kral’ın bindiği motor inip çıkıyordu. Kral rıhtıma çıkmak istediği bir sırada eli yere değdi ve tozlandı. O sırada Atatürk de Kral’ı rıhtıma almak üzere elini uzatmış bulunuyordu. Bunu gören Kral bir mendille elini silmek istediği bir anda Atatürk:

“Vatanımın toprağı temizdir, o, elinizi kirletmez!” diyerek, Kral’ı elinden tutup rıhtıma çıkarıverdi.






Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa’ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kütlesi iskelede etrafını çevirmiş bulunmakta idi. Bir kadının, elinde bir kâğıtla Atatürk’e yaklaştığı görüldü. Zayıf bir kadındı. Ata’nın yolunu keserek titrek bir sesle:
- Beni tanıdın mı oğul? dedi… Ben sizin Selanik’te komşunuzdum. Bir oğlum var: Devlet Demir Yolları’na girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat Müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış… Ne olur bir kere de siz söyleyiniz.
Atatürk’ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:
- Oğlunu almadılar mı? dedi. Ben salık verdiğim halde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş… Çok iyi yapmışlar… İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacak…
Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Atatürk adeta kendinden geçercesine dolu bir sesle:
- İşte Cumhuriyetten beklediğimiz sonuç… diyordu.



 

 

2 3 2