Cevaplar

2012-11-09T00:02:26+02:00

both, iki şey için kullanılır ve ( her ikisi de ) demektir.
either, iki şey için kullanılır ve ( ikisinden biri ) demektir.
neither, iki şey için kullanılır ve ( ikisinden hiçbiri ) demektir.

1. both

Cümlede daima çoğul olarak düşünülür.
Both women are from Germany. Her iki kadın da Almanya’lıdır.
There was a lot of snow on the both sides of Istanbul last year. Geçen yıl İstanbul’un her iki yakasında da çok kar vardı.

both çoğu kez both of olarak görülebilir.
Both of the women are from Germany. Her iki kadın da Almanya’lıdır.
He likes both of the teachers. Her iki öğretmeni de seviyor.

Both … and … (   Hem .. hem de )

Both Hüseyin and Kemal were very sad when they left the city. Şehirden ayrıldıklarında hem Hüseyin hem de Kemal üzgündü.
My mother was both pleasad and anxious when she heard the news. Annem haberi duyduğunda hem memnun olmuş hem de endişelenmişti.

both kendisinden sonra isim gelmeden yalnız başına da kullanılabilir.

A : Do you like coffee or tea?  A : Kahveyi mi yoksa çayı mı seviyorsun.
B : I like both.  B : Her ikisini de seviyorum.

A : Which one did you invite, Ahmet or Mehmet?  A : Hangisisi davet ettin, Ahmet’i mi yoksa Mehmet’i mi?
B : Both.        B : Her ikisini de.

2. either

Either cümlede daima tekil olarak düşünülür.
Either student can come to the party. I like both of them. İki öğrenciden birisi gelebilir. Her ikisini de seviyorum.

My father will go to either mosque tomorrow. Babam yarın iki camiden birine gidecek.

either of … kendisinden sonra gelen isim daima çoğul olur.
Was either of you in the room last night? Dün gece ikinizden birisi odada mıydı?
A : Did the visitors like these two museums? A : Seyirciler bu iki müzeyi beğendiler mi?
B : They didn’t like either of them. B : Hiçbiri sevmediler.

either … or … ( ya … ya da )

You can eat either fish or meat there. Orada ya balık veya et yiyebilirsiniz.
Either he comes or I’ll complain him to the police. Ya gelir ya da onu polise şikayet ederim.

Either kendisinden sonra isim gelmeden yalnız başına kullanılabilir.
A : Would you like rice or potatoes?  Pilav mı patates mi istersin?
B : Either. I don’t mind.

3. neither

Cümlede daima tekil olarak düşünülür.
Neither car is fast. İki arabadan hiçbiri hızlı değil.
Neither student knows the answer. İki öğrenciden hiçbiri cevabı bilmiyor.

Neither of … kendisinden sonra gelen isim daima çoğul olur. Bu tür kullanımda neither hem tekil ve hem de çoğul olarak düşünülebilir.

Neither of them want / wants to come here. İkisinden hiçbiri gelmek istemiyor.
Neither of us is / are happy here. İkimiz de burada mutlu değiliz.

neither … not … ( Ne … ne de … )

Neither Ayşe not Fatma wants him. Onu ne Ayşe ne de Fatma istiyor.

He neither watched television nor listened to the radio last night. Dün gece ne televizyon seyretti ne de radyo dinledi.

neither kendisinden sonra isim gelmeden tek başına kullanılabilir.
A : Is he a teacher or a doctor? A : O öğretmen mi yoksa doktor mu?
B : Neither. He is an engineer.  B : İkisi de değil. Mühendistir.

Neither’ın olumlu cümle ile kullanımı, either’ın olumsuz cümle ile kullanımındaki verdiği manayı verir.

I like neither of the books. Kitapların ikisini de sevmiyorum.
I don’t like either of the books.

Cümle başında kullanılması icap ettiği zaman neither tercih edilir.

Neither student knows the answer. Öğrencilerin ikisi de cevabı bilmiyor.

Bu cümle yerine either kullanarak ( Either of the students doesn’t know the answer ) diyemeyiz.

Neither ve either tekil olarak düşünüldükleri için şahıslarla kullanıldığı zaman üçüncü tekil şahıslar için kullanılan zamirler ile kullanılırlar. ( He, him, his ; she, her, her )

Neither of them can bring his book. İkisi de ( hiçbiri ) kitabını getiremez.
Neither of the boys knows the answer of the question, does he? Çocukların ikisi de sorunun cevabını bilmiyor, değil mi?

Fakat halk arasındaki konuşma dilinde gittikçe yaygınlaşarak; they, them ve their kullanılmaktadır.

Neither of them can bring their books. İkisi de ( hiçbiri ) kitaplarını getiremez.
Neither of the boys know the answer of the question, do they? Çocukların ikisi de sorunun cevabını bilmiyorlar, değil mi?

4. each

Each; daha önce bahsedilen every gibi ( her, her bir ) anlamına gelir. Ancak every sadece sıfat olarak kullanılırken; each hem sıfat hem de zamir olarak kullanılabilir.

Each ( tek tek, her bir fert ) anlamını vermede, every den daha kuvvetlidir.

Normal olarak az sayıdaki kişi veya eşyaların her biri kastedildiğinde each, çok sayıdaki kişi veya eşyalardan bahsedildiğinde every kullanılır.

Örnekler:
Each boy had a ball. Her çocuğun bir topu vardı.
The woman had a ring on each finger. Kadının her parmağında bir yüzük vardı.
The teacher wants to talk to each of you. Öğretmen her birinizle konuşmak istiyor.
They each want to come. Onların her biri gelmek istiyor.
Three men are waiting to see you. Each has a beard. Üç adam seni görmek için bekliyor. Her birinin sakalı var.

Son örnekte görüldüğü gibi daha önce bahsedilmişse, each ten sonra isim kullanmak şart değildir.

5. each other

Each other sadece bir fiilin  veya preposition’ın nesnesi olarak kullanılır, ve birbir(lerini), birbir(imizi), vs… anlamına gelir.
Örnekler
They write to each other. Onlar birbirlerine yazarlar.
We always help each other. Biz her zaman birbirimize yardım ederiz.
They know each other very well. Onlar birbirlerini iyi tanırlar.
The two boys started to hit each other. İki çocuk birbirerine vurmaya başladılar.

0