Cevaplar

2012-11-10T11:37:47+02:00

Atatürk'ün Türk dili hakkındaki görüşlerinin oluşmasında yetiştiği devrin fikir akımlarının ve dil konusundaki çeşitli tartışmaların etkili olduğu bilinmektedir O, her Türk aydını gibi dil sorunu ile yakından ilgilenmiştir Cumhuriyetten çok önceleri, daha 1917'lerde G Nemeth'in Türkçe Grameri’ni görmüş, bu münasebetle, gazete dilini yalnız aydınların değil, herkesin anlayabilmesi gerektiği yolunda görüş bildirmiştir 1922'de yaptığı bir konuşmada "muallime" yerine "muallim hanımlar" diye hitap etmiş, arkasından da dilimizde "dişilik te'si" kullanmak zorunda olmadığımızı ifade etmiştir Bu iki anekdot, Atatürk'ün çok önceleri, Arapça kurallardan arınmış sade Türkçe’den yana olduğunu göstermektedir Bu görüsün oluşmasında etkili olan hareketleri anlayabilmek için Cumhuriyet öncesindeki faaliyetleri iyi bilmek gerekir
Tanzimat Döneminde Namık Kemal, Ali Suavi, Ziya Pasa, Ahmet Mithat, Şemsettin Sami, Süleyman Pasa gibi yazarların bilinçli olarak başlattığı dilde sadeleşme çabaları, Osmanlı Türkçe sini olabildiğince sadeleştirme yolunda önemli bir başlangıç olmuş, bu gelişmeler yönünde daha sağlıklı bir hareket olan "Yeni Lisan" hareketinin doğmasında rol oynamıştır
Bu yıllarda görülen bir başka hareketten de bahsetmek gerekir: Tanzimat Döneminde "sadeleşme" akimi içinde iken, Servet-i Fünûn ve onu takip eden yıllarda
bağımsız bir nitelik kazanan "tasfiyecilik" hareketi Şemsettin Sami, Ahmet Mithat, Necib Âsım, Ahmet Cevdet, Emrullah Efendi, Veled Çelebi, Fuat Köseraif, Hüseyin Kâzım gibi şahsiyetlerin temsilciliğini yaptığı bu görüş, dildeki Arapça, Farsça kelimelerin tamamen atılmasını savunmaktadır II Meşrutiyet döneminde Türk Derneği ve dergisi etrafında toplanan tasfiyecilerin bas temsilcisi Fuat Köseraif'tir
Bu akımlar, Cumhuriyete kadar bir çatışma hâlinde süregelmiş, Cumhuriyet sonrasında da zaman zaman taraftar bulmuşlardır Ancak, Cumhuriyete kadar en etkili olanı "Yeni Lisan" akimidir Bu akim, 1911 yılında Selânik'te çıkmaya başlayan Genç Kalemler dergisi etrafında toplanan Ömer Seyfettin, Ali Canip, Ziya Gökalp, Kâzım Nâmi, Âkil Koyuncu gibi isimler tarafından savunulmuştur Bunlar içinde özellikle Ziya Gökalp'in teorisyenlik yaptığını, Ömer Seyfettin'in ise onun görüşlerini hikâyelerinde uyguladığını belirterek, bu ikisinin önemini vurgulamalıyız
Yeni Lisancıların başlıca görüşleri söyle özetlenebilir: Dildeki Arapça, Farsça gramer kurallarını atarak Türkçe’nin kurallarını isletmek; Arapça, Farsça kelimeleri Türkçe’deki söylendikleri gibi yazmak; öteki Türk lehçelerinden kelime almak yerine İstanbul Türkçe’sine dayalı canlı bir yazı dili oluşturmak; bu yolla taklit ve özentiden kurtulmuş millî bir dil ve edebiyat ortaya koymak

2 3 2
2012-11-10T11:40:11+02:00

Atatürk türk dilinin araştırılmasına ve geliştirilmesine çok önem vermiştir bu nedenle türk dil kurumunun kurulmasını sağlamıştırçünkü milli kültürün korunmasında dil çok önemlidir atatürk dilin önemini şu sözlerle vurgulamıştır.Türkiye cumhuriyetinin temeli kültürüdür.kültür okumak anlamak görebilmek görebildiğinden anlam çıkarmaktır.kültür doğanın insanlara verdiği yüksek özellikleri kendi çocuklarına torunlarına e gelecek kuşaklara vermesi demektir.Türk dili türk milleri için kutsal bir hazinedir çünkü türk milleri ahlakın geleneklerin dili sayesinde korunduğunu görüyor

1 4 1