Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-10T17:01:04+02:00


Dilimiz ve Dil Kirliliği



Osman Şahin



12 Eylül'den sonra, Atatürk'ün bizzat kendi parasıyla kurdurduğu Türk Dil Kurumu kapatıldı Yasalar çiğnenerek hem de Türk Dil Kurumu'nun yönetimi, dil devrimine karşı olanlara teslim edildiBugün de bu durum sürmektedir Böylece güzelim Türkçemizin yuvasına yabancı dillerin yumurtaları konuldu Türkçe bilim dili değildir gibi saçma sapan tartışmalar başladı Ve dilimizdeki aşırı kirlenme, o günden bu güne bir çığ gibi büyümektedir

Bizler konukseveriz ama yurdumuza, evimize gelen İngilizce, benim dilimi susturuyor, onu kovamaya çalışıyorsa, bütün satış yerlerinin, meydanların, otellerin, büyük binaların, işhanlarının, özel televizyonların, magazin dergilerinin adlarından benim güzelim Türkçem kovuluyorsa, bütün gücümüzle buna karşı çıkmamız gerekiyor Yurduma gelen konuk elimizi dostça tutuyorsa, dilimize saygı gösteriyorsa, onu her zaman hoş karşılarız Ama elimizi tutmuyor da, parmaklarımızı sıkarak kırmaya çalışıyorsa o el dost eli değildir

0
2012-11-10T17:02:22+02:00

Sözlerimi ünlü şairlerimizden Cemal Süreya'nın bir sözü ile bitiriyorum "Türkçeden bir kıl kopar; içinde güneşler, dünyalar, ırmaklar vardır    türkçeden kopacaksınız...................................Tanıtıma "demo", sunucuya "spiker", gösteriye "show", gösteri yapana "showmen", radyo sunucusuna "diskjokey", hanımefendiye "fırstlady", bakkala "market", torbaya "poşet", mağazaya "süper, gros market", ucuzluğa "damping", duyuru tahtasına "bilbord", sayı tablosunun adına "skorbord" diyorlarBilgi vermeye, bilgilendirmeye "brifing", bildiri sunmaya "deklarasyon", uğraşa "hoby", kentlerin girişine güzelim "Hoş geldiniz" yazmak varken "welcome", kent çıkışına yine İngilizce "goodbye", korumaya "bodygard", sanat ve meslek ustalarına "duayen", saygın kişiye "prestij sahibi", alanlara, meydanlara "platform", merkezlere "center", büyüğe "mega", küçüğe "mikro", sonuca "final", özleme "nostalji", iş hanlarına "plaza", sergiye "galeri, center room, show room", ana kentlere "mega kent", yolüstü aşevlerine "fast food", yemek çeşitlerine "menü", ödemeye ise "adisyon" diyorlar
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1926 yılında, 825 sayılı madde ile sınırladığı TÜRKÇE SATIŞ YERLERİNİN ADLARI ile ilgili yasa, Turgut Özal zamanında kanun hükmünde bir kararname ile ortadan kaldırıldı O günden sonra da dilimiz yabancı sözcüklerin saldırısına uğradı Sonuç olarak bir futbol takımının oyuncu kadrosuna dönüştü dilimiz Sahaya çıkan on bir kişinin yarısı yabancı futbolculardan oluşuyor çünkü Dilimiz, kendi kültürlerinden, kendi coğrafyalarından utanan, ona sırt çevirenlerin alkışlandığı, parlatıldığı bir döneme girmiştirTürkilizce melez bir dil oluşmuştur Bu dille sanat yapılabilir mi? Seyrani'nin ünlü deyişiyle "Eğri okla doğru nişan vurulabilir mi?"

0