Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-10T18:57:59+02:00

ne bilem ben googleden bak ml gitmiş bize soryo ökz kitapdan yada başka bişede nbaksana gerzklı

0
2012-11-10T18:59:36+02:00

Kuşkusuz tahta çıkabilirdi; sağ duyusu ve akılcılığı onu bundan uzak tutmuş, milletin babası Atatürk olmayı tercih etmişti. Kasılmadan, övünmeden, şatafata kapılmadan düşünür niteliğini korumuş ve itibarı artmakta devam etmiştir.

 

 

CHARLES DE CHAMBRUN (Traditions et Souvenirs, Paris, 1952, p. 59, 73-74, 77. 116, 133, 151, 15  

Yeni Cumhuriyetin reform devri, Mustafa Kemal’in zihniyetinden o derece etkilenmiştir ki, ekonomik, sosyal, siyasî veya fikrî bir meselenin incelenmesi, büyük Türk reformcusunun şahsiyeti üzerinde durulmadan yapılamaz. Bu sebepledir ki Mustafa Kemal Paşa, ülkenin ruhu haline gelmiştir. Yeni Cumhuriyet, Mustafa Kemal’in fikirlerinin simgesinden ibarettir.

 

 

K.S. CHANTİTCH — CHANDAN (Le Miracle Turc, Paris 1929, p. 7-8)

Eserin yaratıcısına yaklaşmış olanlar, onun bakışının gücünü, sözünün doğruluğunu, kişiliğinin enerjisini, bilgisinin zenginliğini ve nüfuzunu bilmektedirler. Bu sebepledir ki o, kendine yaklaşanları çekmekte, ikna etmekte, olanlara güven vermektedir. Ve milleti birlik ve beraberlik içinde onu takip etmektedir.

 

 

EDOUARD HERRIOT (Tekin Alp, Le Kemalisme, Preface, p. V—VII).

 

 

Gazi konuşmayı severdi; çünkü karşısındakini ikna etmek isterdi. Düşüncelerinde gerçekçi olup, düşlerinin bu sınırların dışına çıkmasına müsaade etmezdi. Bu, karakterinin en dikkat çekici özelliği idi. Özlemlerini frenlemeyi bilirdi.

 

 

CHARLES DE CHAMBRUN (Le Figaro, 11 Novembre 1938).

 

 

Türkler Wilson prensiplerini tam anlamıyla kabul etmişlerdi. Mütareke imzalamakla, İmparatorluğun bütün bölgelerinde Türk hâkimiyetinin, Başkan Wilson’un -onlar için gerçek sulh hakemi- el uzatılmaz bir dogması olduğundan şüphe etmiyorlardı. Bunlar birdenbire yıkılmıştır. Yargılandıkları duygusu bütün halk tabakalarına yayılmıştır. Hepsi, Çanakkale’de Türk zaferini canlandıran ve Alman’ın kibrine kafa tutan bir insanı, bir askeri, son harbin kahramanını hatırlamışlardır. Bu Berlin’in öğrencisi Enver değil, fakat onun can düşmanı, milleti ve Müslüman toplumlar tarafından tapılan Anafartalar’ın Mustafa Kemali’dir. O, Türkleri coşturan yeni düşüncenin, millî düşüncenin simgesi olacaktır. Bütün mukavemetin tarihi onun etrafında oluşacaktır.

 

 

BERTHE GEORGES—GAULİS (Le Nationalisme Turc. Paris, 1921, p. 56).

Mustafa Kemal efsanesi şu iki tarih arasında bulunur: Mayıs 1919-Ağustos 1922. Bu üç yıl boyunca Türk hareketi, insanüstü bir heyecan içinde gerçekleşmiş bir çeşit mucize olarak Asya tarihinde kalacaktır. Asya, Afrika buna iştirak ettiler; heyetleri, Ankara’da devlet kurucunun eserini çok yakından izlediler. O, soğukkanlılıkla, yorulmak bilmeyen bir takip fikriyle, bütün iyi niyetleri seferber etmeyi, heyecanları uyarmayı bilmiştir. Müslüman dünyasının ortak desteği, Britanya İmparatorluğu’nu yenmesini sağlamıştır.

 

 

BERTHE GEORGES—GAULİS (La Nouvelle Turquie. Paris 1924, p. 271).

 

 

 

 


0