Ödevlerde
ücretsiz yardım!

Soruların %80'i 10 dakika içerisinde yanıt alır

Ödev ekle

Telefonuna yükle

Android iOS

Ödev

takip et

Cevaplar

 TÜRKİYE  SANAL  EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ                          Afyon Kocatepe Üniversitesi

 

YUNUS EMRE'DE TASAVVUF VE EĞİTİM - III (Prof.Dr.Mustafa ERGÜN) 4. YUNUS EMRE'NİN EĞİTİM ANLAYIŞI 4.1. Eğitim gerekliliği


İnsan, çok büyük bir potansiyel olarak yaratılmıştır ve her yeni doğan insan, tertemiz olarak kendi hayatını ve kendi çevresini yeniden düzenleme hakkına sahip kılınmıştır. Alemlerin terbiye edicisi olan, bütün varlıkları halden hale getirerek olgunlaştıran, çeşitli işler yaptıran, çoğaltan Allah'tır. İnsan da, baştan sona onun terbiye edici gücüne tâbidir.

Ancak insanın diğer varlıklardan bir farkı vardır. Diğer varlıklar, belli bir zaman ve mekân diliminde, kendilerinin yapacakları işlere göre bilgi ve yeteneklerle donatılmışlardır. Bu dünyada kendiliklerinden bir sistem kurup geliştirmeleri mümkün değildir. İnsanlar ise, bütün diğer varlıklardan ayrı bir grup olarak, "Allah'ın halifesi" olarak, dinamik bir yapı ile bu dünyaya gönderilmişlerdir. Onlara, diğer varlıklardan ayrı olarak dil verilmiştir, akıl verilmiştir ve en önemlisi olarak Allah'tan önemli mesajlar bulunan bir gönül verilmiştir.

Beklenir ki, insan duyu organlarıyla toplandığı algıları düzenleyip daha üst bilgi sistemleri kursun, birbirleriyle anlaşabilsin, düşünsün, gönlündeki kilidi açarak Allah'ın oradaki mesajını okuyabilsin. Burada insana yardım edecek akıl, gönül ve duyu organlarının yanı sıra, geçmiş insanların binlerce yıllık tecrübeleri, bilgi birikimleri, Allah'ın peygamberleri vasıtasıyla gönderdiği kitaplar ve bu peygamberlerin örnek yaşayışları da insanın gerçeği arayıp bulmasında en değerli yardımcılarıdır.

İnsanın eğitimine başlangıç, kendisinin mükemmel olmadığını, bir çok eksiklikleri olduğunu (yâni eğitime muhtaç olduğunu) anlaması ve eğitimi kabul edecek bedensel ve ruhsal hazırlık içinde bulunmasıdır. Eğitimin her kademesinde bu sayılanlar, yani ihtiyaç duyma, ye

esrakarakoyun51 kullanıcısının avatarı Esrakarakoyun51 11.11.2012 Teşekkürler (15) Seviye: 2, Oylar: 23
ŞİKAYET BİLDİR!

Yorum ekle

Tahsili
Tarihsel kaynakların bize öğrettiğine göre, Baba İlyas’ın halifesi olan Hacı Bektâş-ı Veli’ye buğday için giden Yunus’a Hünkar ‘nefes’[7] teklif eder. Fakat Yunus reddederek buğdayı alır ve köyüne doğru yola koyulur. Sonradan hata yaptığını anlar ve geri dönerek, Hünkar’dan ‘nefes’ talep eder. Hacı Bektâş-ı Veli ise Yunus’u reddetmez, fakat kendi halifesi Tapduk Emre’ye yönlendirir. Yunus’un Tapduk Emre’nin dergahında kırk yıl hizmet ettiği rivayet edilir.[8] Yunus Emre, son demlerinde şeyhinden icazet alarak irşatla görevlendirilmiş,[9] şiirlerinden anlaşıldığına göre, Kayseri, Tebriz, Sivas, Nahçıvan, Maraş, Şiraz, Şam gibi illere seyahat etmiştir.

Revaçta olan bir görüş, Yunus Emre’nin ümmi (okur-yazar olmayan) olduğunu söylese de,[10] Yunus Emre’nin şiirlerini dakik olarak inceleyen birisi Onun iyi eğitim alan birisi olduğunu görür.[11] Bize bu mısraları bırakan Yunus, iyi bir medrese eğitimi almış, iyi derecede Arapça ve Farsça öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca eserlerinden anladığımıza kadar dini konulara da hakim birisidir. Çünkü Yunus, eserlerinde iman ve ibadete dair konulara ve bu konulara ait kavramların tamamına değinmiş, Kur’an’da adı geçen peygamberlerin neredeyse tamamından bahsetmiş, ayet ve hadislerden alıntılar yapmış, tarihi kişiliklerden örnekler vermiş, İslam irfanına ait bir çok konuyu ustalıkla işlemiştir.[12]

Silinmiş hesap kullanıcısının avatarı Silinmiş hesap 11.11.2012 Teşekkürler (19)
ŞİKAYET BİLDİR!

Yorum ekle

Aradağını bulamadın mı?

Soru sor