Cevaplar

En İyi Cevap!
  • Eodev Kullanıcısı
2012-11-11T13:53:14+02:00

Doğada ekolojik ilişkiler yalnız organizma ile cansız çevresi arasında kalmaz, canlıların birbirleriyle etkileşimlerini de içerir. Organizmalar arasında çeşitli nitelikte ilişkiler olasıdır. Bu ilişkilerin pek çoğu iki grupta toplanabilir: Beslenmeye yönelik ilişkiler ve üremeye yönelik ilişkiler.
Doğada hangi organizmanın hangi organizmayla beslendiği ekolojinin çok önemli bir konusudur. Organizmanın beslenme ilişkileri, çoğunlukla kendisiyle ayrı türden canlılar arasında geçer. Doğada yamyamlık olayı (bireyin aynı türden başka bireylerle beslenmesi) yaygın değildir. Canlılar arasındaki beslenme ilişkileri her zaman bir organizmanın ötekini besin kaynağı olarak kullanması şeklinde görülmez. Değişik türden canlılar herhangi bir besin kaynağını elde etmek için yarışabilirler. Buna ekolojik rekabet denir.
Ayrı türden canlılar arasındaki beslenme ilişkileri her zaman düşmanca olmaz. Bazen iki değişik tür organizma bir araya gelerek her iki tarafa da yararlı bir ortaklık oluşturabilirler. Buna ekolojide sembiyoz (ortak yaşam) denir. Sembiyotik bir beslenme ilişkisinin ilginç bir örneği, kaya ve taş yüzeylerde yaşayan, liken adlı bitkisel canlılardır. Deniz yosunu türünden bazı organizmalar, fungus türü organizmalarla bir araya gelip, liken denilen tek bir organizma gibi yaşarlar. Fungus türü organizma, özel kök ve enzim sistemiyle cansız ortamdan, özellikle havadan, yeşil bitkinin alamayacağı mineral, su gibi maddeleri çıkarır. Yosun türü canlı ise, bu maddeleri fotosentez için kullanarak her iki tarafın da yararlanacağı organik maddeleri üretir. Böylelikle, likenler kendilerini oluşturan organizmaların ayrı ayrı yaşayamayacağı ortamlarda başarıyla yaşayabilirler.
Beslenmeye yönelik ilişkiler, aynı tür canlılar arasında da olabilir. Bunlar çoğunlukla bir arada beslenme, bulunan besinin yerini birbirlerine bildirme ya da tam tersi olarak, besin maddesi uğruna kavga etmek şeklinde görülür. Aynı türden canlılar arasındaki beslenme işbirliğinin güzel bir örneği arılarda görülür. Uygun bir beslenme yeri bulan balansı, yalnız kendisi çiçek özü toplamakla kalmaz, özel bir uçuş şekliyle bulduğu yeri kovandaki anlara da bildirir. Kurtlar bir araya gelip sürü olarak avlanırlar, ortak avdan hepsi yararlanır.
Doğada diğer bir tür ilişkiler grubu ise, organizmanın üremesine yönelik ilişkilerdir. Bunlar çoğunlukla aynı türden bireyler arasında olur ve eş bulma, eşe kendini kabul ettirme, aynı seksten başka bireyleri çevreden uzaklaştırma gibi davranışları içerir. Birçok türde erkek kuşlar özel bir ötüş şekliyle varlıklarını diğer kuşlara duyururlar. Böylece, hem diğer erkek kuşları uyarmış, hem de çevredeki dişi kuşların ilgisini çekmiş olurlar. İki erkek deniz aslanı, karaya çıkmış bir grup dişiye sahip olabilmek için, kıyasıya dövüşürler. Hayvanlar arasındaki beslenme ve üremeye yönelik ilişkiler, davranış ekolojisi dalında incelenir. Yukarıda kısaca görüldüğü gibi, canlıların birbirleriyle ve cansız ortamla ilişkileri çok çeşitli şekillerde olabilir. Yeri geldikçe, bu ilişkilerin özellikleri ve doğa düzenindeki yeri ayrıntılı olarak incelenecektir. Ekolojik ilişkiler, canlıların birbirleriyle ve cansız ortamla her türlü alışverişlerini içerir. Ekoloji bilimi ise, bu ilişkilerin niceliklerini ve niteliklerini araştırır. Tüm canlılar yerkürenin ekosfer adı verilen çok ince bir yüzey katmanında bulunur. Ekosferde süregelen çeşitli ekolojik ilişkiler "yaşam" dediğimiz olayı sürdürür. Belli bir alanda yaşayan ve birbirleriyle sürekli etkileşim içinde olan canlılar ile cansız çevrelerinin oluşturduğu bütüne de ekosistem denir. Ekosistem kavramının ikinci ve daha geniş bir tanımı da şöyle verilebilir: Sınırları belli bir bölge içinde yaşayan üreticiler, tüketiciler, ayrıştırıcılar ve onların cansız çevrelerinden oluşan; enerji akımı, mineral döngüleri ve populasyon denetim işlevlerini kapsayan bir birime ekosistem denir.Organizmalar hem cansız çevrelerinden etkilenirler, hem de varlıklarıyla cansız çevrelerini etkilerler. Organizma-cansız çevre ilişkileri çok çeşitlidir. Örneğin, bitkilerin büyüyebilmek için ortamdan nitrat, fosfat gibi besleyici mineralleri (gübre) almaları; endüstri artıklarından zehirlenmeler; kuraklıktan bitkilerin ölmeleri gibi. Organizmalar aynı zamanda işlevleriyle, cansız çevrelerinin fiziksel-kimyasal niteliğini değiştirebilirler. Örneğin, baklagiller familyasından bitkiler, üzerinde büyüdükleri toprağın kimyasal yapısını etkilerler; içindeki azot miktarını artarlar. Yersolucanları toprağı yutarak, sindirim sistemlerinde ufalamakla kalmazlar, aynı zamanda aktif olarak kalsiyum karbonat eklerler. Ayrıca, topraktaki organik bileşikleri de, daha yalın maddelere ayrıştırırlar. Böylece, toprağın hem fiziksel, hem de kimyasal yapısını etkilemiş olurlar.
Dünya denizlerinde dört milyar yıl kadar önce evrimle ortaya çıkan mikroskobik bitkilerin faaliyetlerinin, dünya atmosferindeki oksijeni oluşturduğu bilinir. Organizmaların varlıklarıyla, cansız çevrelerinin özelliklerini etkileyişlerinin bir başka örneği de, bir bölgede bitki örtüsü değiştikçe, cansız çevre koşullarının değişmesidir. Bitki örtüsü azaldıkça, yağış azalır, erozyon başlar, sonunda toprağın niteliği değişir ve verimi düşer. Tüm canlılar arasında, bulunduğu ortamı en çok etkileyen, şüphesiz ki, insandır. İnsandan başka hiçbir canlı geniş alanların bitki örtüsünü kaldırarak, kendine toplu barınak yerleri yapıp, tarım alanları açamaz. Madenleri cansız ortamdan çıkaramaz ya da insan yapısı (sentetik) kimyasal maddeler üreterek ortama ekleyemez. Böylelikle insan, canlı-cansız çevrenin çok hızla ve düzensiz biçimde değişmesinin sorumluluğunu yüklenmiş durumdadır.

2 5 2
2012-11-11T13:53:31+02:00

http://geograpy.blogcu.com/dunyada-gorulen-iklim-cesitleri/1335501      burda güzel anlatılıyor :)

0