Soru

canbjk1421 kullanıcısının avatarı

çayır çimen geze geze türküsünün hikayesi

gönderen Canbjk1421

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Canbjk1421 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

1
BiebeRihanna94 kullanıcısının avatarı
BiebeRihanna94 cevapladı
Meram bağları Meram çayırları tanıktır böylesi yiğit her anaya kısmet olmaz. İnadına mertti inadına yiğit inadına yağızdı.

Konya'nın valisi o yıl Meram'da otururdu hep. Meram o zamanlar da en saygıdeğer yeriydi şehrin Mevlevi dedeleri Meram'daydıçelebiler hepten Meram'daydı. Ve Vali paşanın yâveri genç yâveri Meram'dan çok az inerdi Konya'ya. Bütün oralar bu genç adamı o da bütün oraları tanırdı iyi tanırdı.

Yâver fesini sola doğru devirdi. Güz demiydi. Serindi ama o yanıyordu. Korkmuyordu. Oysa Kocamış bir gece yollara düşmüştü "Dutlu"dan Meram'a doğru akşam namazından sonra. Korkmuyordu.

"Sırtıma sepken yağıyor."
"Yanuben yorgun gelirim." 

demiş elin oğlu zamanında. Yâver işte bu hâl idi. Konya severdi bu delikanlıyı; O da Konya'yı. Ama Konya'dan daha çok sevdiği bir şeybir kişi bir hatun kişi vardı. Meram'a ilk zamanlar sık gelirdi. Aslı Konaya'lı değildi.

Sevdiceği bir Mevlevî çelebisinin kızıydı. Düşünün Allah etmesin dile düşerlerse ötesi yoktu bu işin. Allah etmesin dile düşerlerseMusalla mezarlığında selviler hüzzam makamından bir şarkıylabaşlayıverirlerdi. Allah etmesin gençti. Konya'nın delikanlısı zaten pek hayır okumuyordu adının üstüne. Allah etmesin. Ama yine de kotkmuyordu işte.

Sevdiceği bir Mevlevî çelebisinin kızıydı. Gelirken- giderken bir şeyler olmuştu. Birşeyler olmuştu çünkü. Loraslarından kalkan ebabil kuşları kanatlarında "Günaydınlar" getirdilerdi bir gün. Ebabil kuşlarının gözleri kahverengiydi sol ellerinin üstünde bir"Ben" vardı ebabil kuşlarının.

Bu gece onunla buluşacaktı. İlk buluşmaları değildi bu şüphesiz. Ama Meram'ın o ördekbaşı ve şili çayırları o "incecik" çayırları tanık olsun ki en mutlusuna gidiyordu buluşmalarının.

Yâver fesini sol yana devirdi ve bıyıklarını burdu. Eli-ayağı yanıyor gibiydi. Ker*** duvarı aşmıya çalıştı. Ceketi tozlandı aldırmadı hemen şöyle silkiverdi eliyle inceçayırlar ayağına dolaştılar aldırmadı.

Çelebi kızı Zerdalinin altına vardı. Gözleri apaydınlıktı kahverengiydi.
Yâver yanına gelince oturuverirdi çayırların üstüne. Yâver o cesaretsiz elleriyle çelebikızın elini tutacak oldu edemedi. Oturdu.

Konya pul pul dirildi gözbebeklerine. Yalnız Konya değil dünyalar onundu. Anasını hatırladı bir zaman sonra memleketini hatırladı sonra kalkıp gitmek istedi niye istedi bilmemgidemedi.Oturdu.

Derken efendim sekiz iklimden ipil ipil bir batı rüzgarının seranadı başladı. Kızkonuşuyordu. Çelebi kızı. Derken efendim Dere tarafından bir bülbülü vurdular ne hacetti kız konuşuyordu yâver öldü öldü dirildi.

Konuştular. Kızın elleri yâverin ellerinde serindi. Uzun uzun konuştular. Aşktı bu dost. Sevgiydi. Ne Konya vardı önlerinde ne zerdali ağaçları Ne Meram ne paşa ne çayırlar ve ne de sekiz taraflarından sekiz kara binayla onları gözetleyen sekiz Konya uşağı.

Derken efendim yâver "Haydi hoşçakalasız" diyecekti diyemedi. Derken efendim sekiz karabina sekiz kurşun kuştu yâverin suratına. Derken efendim yâver "gidem" dedigidemedi. Önce sallandı sağ ayağının üzerinde üç kez. Sonra sa yanına devrildi. Kıpırdayamadı bile. Sekiz Konya delikanlısı için sanki bir şey olmamıştı. Dere yöresine doğru "Konyalı" yı çağıraraktan yürüdüler.

Sabah yakındı. Çelebi kızı ölü sevgilinin üstüne eğildi. Öylece kaldı.
Gün ışığında ölü yâveri ve çelebi kızını "incecik" çayırların üstünde buldular.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...