Cevaplar

2012-11-11T17:02:46+02:00

Siz bugün benden çok uzakta sonsuzluk yolunda ağır ağır ilerlerken, koyu karanlık kalbimi tümüyle kaplayan büyük gölgeniz olduğu yerde hiç kıpırdamadan öylece kalıyor.
Siz huysuz bir çocuğu şefkat dolu tatlı bir sesle, tatlı bir gülümsemeyle okşarken, ben sizi üzüldüğüm için unutmaktayım.
Okula girdiğim ilk günden, sizden ayrıldığım güne kadar öğrendiklerimin bana bugün sahip olduğum şekli verdiğine inanırım. Siz bana… Hayır, hayır hepimize hayatın sözlük anlamı dışında da bir anlam taşıdığım öğrettiniz. Güneşin sadece parlak sarı olmadığım, daha pek çok rengi olduğunu da söylediniz. O gün gözlerimiz tecrübesizde zihnimizdeki kayalıklar da çok sarp; söylediklerinizi dinleyip anlayamadık. Oysa bugün çok iyi anlıyorum. Size minnet duyuyorum. Eğer o öğütleri, beni hayat yolunda tecrübeli kılacak bilgileri öğrenmeseydim, hayatın gül bahçesindeki dikenlere takılır kalırdım.
Bizleri yarının ışıklı günlerinin meşaleleri olarak yetiştirdiniz. Bize “Vatanın, Milletin, Bayrağın” kandan, candan üstün olduğunu, “Dinin, Namusun, Ülkünün” her ne pahasına olursa olsun korunması gerektiğini anlattınız.
Hep söylerdiniz: “Ben bir ağacım, siz de benim meyvelerimsiniz. Siz olgun, yararlı meyveler olun. Millet sizi toplasın. Vatana yarayın.”
Yarayacağız, yarayacağız. Bu vatanda her derde şifa olacağız.
Elimizden geldiğince size olan minnet borcumuzu ödemeğe çalışacağız. Sonsuzluktan bizi izlerken size gurur duyurabilirsek ne mutlu bize.
- Kalbimizde yaşayacaksınız. “Güneş severken toprağı,
Işıkları canlı,ışıkları gururlu, ışıkları yarından ümitli. Tıpkı sevinçten ağlayan Öğretmenim gibi.”

0
2012-11-11T17:03:07+02:00

"Bütün eğitim çabalarının, toplum ve ahlâk yasalarının gayesi nedir? İnsanı faziletli, dürüst, terbiyeli bir kişi olarak topluma kazandırmak, doğruya, güzele yöneltmek Aldığı eğitimi sindirmiş bir insan, neyin iyi, neyin kötü olduğunu kolaylıkla ayırt edebilir Terbiye görmemiş, ahlaken eğitilmemiş kişiler kendi çaplarında birer zavallı oldukları gibi, toplum için de birer yüz karasıdırlar Onlar, sadece kendi duygularının ve içgüdülerinin kanunlarına uyarlar İşlerine gelmeyen durumlarda kimseye aldırış etmeden türlü edepsizlikler yaparlar Hatta zaman zaman gülünç bir üstünlük kompleksine kapılan bu basit ve zavallı kişiler,kendilerini oldukları gibi görmeyi bir türlü beceremezler Ne derece iğrenç ve çirkin hallere düştüklerini bir kavrayabilseler!
Toplumun örf, âdet ve geleneklerine ters düşen, ahlâk kavramlarıyla bağdaşmayan, insanî duyguları yaralayan bu tür davranışlar, bütün his ve vicdan sahibi insanlar tarafından kınanır ve kabul edilemez bulunur Kendi şahsî çıkarları uğruna başkalarına haksızlık eden, bu amaçla her türlü yalan ve hileye başvuranların korkunç gayretleri karşısında aklı başında hangi insan "edepsizlik ve haksızlık etmenin aşağılaştırıcı bir durum" olduğunu düşünüp de buna tepki göstermez! Toplum içinde şirretlik ve saygısızlık eden insanların hali hangimizde küçümseme duygusu uyandırmaz? Hangimizi toplum kurallarına uyma yolunda dolaylı olarak uyarmaz? Erdemli insan, bayağı insanların çirkin davranışlarından kendine bir ibret ve tecrübe payı çıkaran kimsedir" 

0