Cevaplar

2012-11-11T21:55:22+02:00

Önce galaksilerin ışığının garip bir şekilde ışığının kırmızıya kaydığı keşfedildi. Bizden uzaklaşan cisimlerin ışığının kırmızıya kaydığı bilinen bir gerçektir ve neredeyse tüm galaksilerin (bize en yakın olan Andromeda galaksisi hariç) bizden uzaklaştığını düşündüler. Aslında çok basit bir gözlemdi, Einstein 1900'lerin başında Görecelik kanunu yayınlamıştı ama daha madde ve evren ile ilgili daha bir şey bilmiyorduk

Neden galaksiler bizden kaçıyor olsun ki? Sonra daha hassas gözlemlerle farkettik ti uzaktaki galasiler bizden daha hızlı kaçmaktadır. Bu da aslında pişip genişleyen bir kek kalıbının içinde olduğumuzu gösterir. Yani evrenin her tarafı genişliyordu. Sadece galasiler boşlukta bizden uzaklaşmıyordu, boşluk ve galaksiler hep birlikte genişleyerek dağılıyordu, bunu da ölçebiliyorduk, çünkü sadece galaksilerin değil arasını dolduran boşluğun da bir ışınımı vardır

Sonra da Arka Plan Mikrodalga Işınımı dedikleri ve evrenin her tarafını kapsayan bir ışınım keşfedildi. Bu eski televizyonlarımızı açtığımızda gördüğümüz karıncalanmanın yaklaşık %1'inden sorumludur. Bu da aslındaçok önce  bulabileceğimiz çok basit bir gözlemdi. Televizyonu açtığımızda cızırtıyı görebiliyorduk, ama aslında kimse bunun neden oluştuğunu çok merak etmiyordu. Bu da aslında Newton'un meşhur elması gibi tesadüfi bir gözlemdi, bunu ışınımı ölçen cihazlar aslında bunu ölçmek için tasarlanmamıştı.

Evrenin hep genişlediğini biliyorduk, bu durumda da basit bir tahminle çok önceden evren küçücük bir şey olmalıydı, bugün ne kadar büyük olursa olsun. Yani madde ve elektronlar bir yerden gelmeliydi, bu da Arka Plan Mikrodalga Işınımı ile gözlendi, tüm elektron ve fotonlar bundan 4.5 milyar yıl önce varolmuş gibi bir patlama ile evrenin her yerinde aynı anda dağılmaya başlamıştı, evrenin her yerindeki madde ile birlikte aynı anda oluşmuştu. 

Bu bir anda olma evrenin aslında bir noktadan patladığını değil, patlayan şeyin aslında evrenin kendisi olduğunu gösterir, tıpkı pişen kek gibi, eğer kekin içinde bir üzümsen, yine kekin içinde kalırsaın ama pişerek uzaklaşır, mikrodalga ışınımı da fotonların oluşma şekliydi ama fotonlar bir yerden gelmemiş, madde ve fotonlar bugünkü hallerine dönüşerek yayılmışlardı...


netten baktım bu vardı 

1 1 1
En İyi Cevap!
2012-11-11T22:07:52+02:00

Amerikalı astronomlar, 13,7 milyar yıl önce evrenin doğumundan sonra ilk dakikalar içinde oluşmuş iki gaz bulutu keşfetti. Amerikan Science dergisinde yayımlanan makaleye göre, bu gazların bileşenleri, evrendeki elementlerin kökenleri konusunda modern bilimlerdeki teorilerde öngörülenlere tamamen uyuyor.

Buna göre, evrenin oluşumu için kabul edilen teoriye uygun şekilde Big Bang (Büyük Patlama) sırasında en önce hidrojen ve helyum gibi hafif elementler ortaya çıkıyor. Bundan sonra bu çok önemli gazların yıldızları oluşturmak için yoğunlaşmasından önce yüzmilyonlarca yıl geçmesi gerekiyor.

Araştırmayı yapan ve Science'ın internet sitesinde yayımlayanlardan California Üniversitesi'nden astronomi ve astrofizik profesörü Xavier Prochaska, hidrojen ve helyum gibi hafif elementleri bulmak konusunda şimdiye dek büyük çaba gösterdiklerini belirterek, ''İlk kez evrenin ilk anlarında, yıldızlardan gelen daha ağır elementlerin karışmadığı gazları inceleyebiliyoruz'' dedi.

Araştırmaya katılan Michele Fumagalli de metallerin bulunmamasının hidrojen gazının saf olduğunu gösterdiğine dikkati çekerek, ''Bu gerçekten insanı şaşkına çeviriyor, çünkü bu Big Bang teorisine göre, evrende ilk gazların oluşumuna tamamen uygun ilk kanıt'' diye konuştu.

Amerikalı astronomlar, bu iki gaz bulutunu yıldızlardan geriye kalan uzak kuasarların yaydığı ışığı analiz ederek keşfetti. Gözlem Hawaii'deki Keck gözlemevinin teleskoplarından biriyle yapıldı.

Michele Fumagalli, böylece hangi mekanda ışık tayfının gaz tarafından soğurulduğunu görebildiklerini, bunun da kendilerine bileşenleri ölçme imkanı tanıdığını belirtti.

Her elementin ışık tayfında kendine ait bir imzası belirten astronomlar, bu gözlemin ortaya sadece hidrojeni çıkardığını, helyum gazını bulmadıklarının altını çizdi.

Astronomlar, karbon, oksijen ve silisyumu da büyük bir kesinlikle tespit edebileceklerini, ancak bu elementlerin kesinlikle bulunmadığını özellikle belirtti.(aa)

1 5 1