Cevaplar

2012-11-12T16:44:17+02:00

Kadın olmak, belirli şeyleri açıklamak veya yaşamak için önemli bir konumdur ya da bir geçiş bölgesidir. Kadın olmak bunca kötülüğün, eşitsiz şartların ve onur kırıcı eylemlerin ortasında çok anlamlı bir bakış açısıdır. Çünkü kadın olmak sorumluluktur. Varoluşçular gibi, bu dünyadaki çarpıklıkları ben doğurdum, ben çoğalttım diyebilmektir. Ancak kadınlık bir kimlik gibi, erkeklikse bir oluş gibi algılanıyor toplumumuzda ve bu farklı söylem genellikle kadın cephesinden geliyor. Genellikle kadınlık tanımlanıyor ve erkeklik için“zatenbiliyoruzculuğa” kaçılıyor. Engels’in de dediği gibi toplum ne iki kadından ne de iki erkekten oluşuyor yani bu cinsiyetçi söylemin (iki taraf için de söylüyorum) belirli bir çıkış noktası yok. Bir ülkede; kadın hakları tartışması, erkekler arasında yapılıyorsa, partilerde meclise girecek kadın kotası varsa yani kadınlar zorunluluktan o koltuklarda oturuyorsa, kadınlar her alanda öne sürülüyor ve verilen imkânlar bir lütufmuşçasına başına kakılıyorsa, demokratikleşme çerçevesinde kadın bir model olarak kullanılıyor ve bundan da gurur duyularak bir reklam malzemesi oluyorsa, bu burjuva çerçevede olanlar halkın kadına bakış açısından (ahlaki değerler, türban, töre..vb) daha geniş bir bakış, hal, tavır ya da her ne ise değilmiş gibi görünüyor. Bunda, “erkek egemen toplumun” saçma sapan bahanelerini arayıp da sonunda karşı cinsi suçlu bulmak, bana, tamamen bir T.C. savcısı suçlamasını anımsatıyor.

0
2012-11-12T16:51:16+02:00

erkeklerin ve kadınların yalan söylemeleri büyük bi sorundur.

 

0