Cevaplar

2012-11-12T22:09:29+02:00

düzgünce tane tane ve görerek okuyarak yaparsın

1 4 1
2012-11-12T22:10:49+02:00

Avcılar ava giderken avlanabilmek için iz sürerler. Kar üzerindeki ayak izinden hangi hareketlinin var olduğunu, yenilip içilenden ve defi hacetlerinden hangi hayvanların yaşadığını ayrıca bırakılmış envai çeşit işaretler ile de hangi yöne hareket ettiklerini tespit ederler. Bir de avcıların giyiminden, kuşamından, araç ve gereçlerinden neyin avına gittikleri fark edilebilinir. Balıkçı olta taşır, keklik avına giden avcı çağırıcı keklik ve tuzak taşır, tavşan, domuz, tilki vs avına gidenler tüfek, kurşun hatta domdom kurşunu taşırlar…

Okumak var olan sembollerden mana çıkarmaktır. Harflerde birer semboldür. Kâinattaki her bir şey, her bir olgu, her bir olay okunmayı bekleyen birer semboldür. Okuma fiili doğru bir şekilde gerçekleştirilmeden algılamak, anlamak ve yaşamak doğru bir mecraya girmeyecektir. Aldanışlarımızın en büyük nedenleri arasında okumamak, okuyamamak, yanlış okumak, yanlış algılamak, yanlış anlamak ve yanlış yaşamak vardır. Başka nedenleri olsa da var olan sembolleri okuyamamak, anlamlandıramamak aldanışlarımızı besleyen en büyük sebeplerdendir

Kendi yaşamımıza dair, içerisinde yer aldığımız sosyal çevremize dair, halkayı genişletip yerel, bölgesel, ulusal, uluslar arası durumumuza dair gerekli okumaları yeterince yaptığımızı iddia edemeyiz. Hele yapılmış olan okumaların yerindeliği ve doğruluğuna dair bir kanaat oluşturmak için elimizde tutarlı pratikler bulunmamaktadır. Çelişkiler yumağıyla sergilenmiş tavırlar ciddi bir okumanın, hikmetli bir okumanın yapılamamış olduğunu göstermektedir. İsabetli okumalar gerçekleştirmiş olan alim, aydın ve küçük çaplı çevreler ise egemen olan gürültü, patırtı, dezenformasyon ve psikolojik blokajla yok sayılmışlar, marjinalleştirilmişler ve egemen iletişim araçları da kullanılarak itibarsızlaştırılmışlardır…

Balığı ormanda arayan, olta ile domuz avlayan, kafesteki köpekle keklik tuzağa düşürmeye çalışan avcıların av hikayeleriyle rotalarımız oluşturulmaya çalışılırken kendi okuma(ma)larımızla yanıla yanıla yola revan olduk. İslam dini ile müşerref olanların Kapitalist, Liberalist, Demokratik bir çizgiye razı olmuş olmaları okuma serüvenini ve içeriğini açıklıyor. Zulme rıza zulümdür, zulme karşı susan dilsiz şeytandır, yaşasın zalimler için cehennem diyenler eğer bugün zulmediyor, zulme seyirci kalarak susuyorlarsa okumanın, anlamanın ve yaşamanın ne kadar yanlış bir yönde gerçekleşmiş olduğuna delalet eder. Bugün şirkin somutlaşmış halinin kapitalizm eliyle ve kapitalizmin araçlarıyla oluştuğunu fark edememek büyük bir cehalettir. Farkında olduğu halde kapitalizmle arasına mesafe koymamak ise büyük bir ihanettir. Allah ‘a, İslam a, tevhide, fıtrata, bütün insanlığa ve doğaya ihanettir…

İslami var oluş mücadelemiz, Kürt sorunundaki konumumuz, küresel kapitalist saldırılar karşısındaki durduğumuz yer bizlere ciddi olmamızı salık vermektedir. Okumalarımızı, algımızı, anlayışımızı daha ciddileştirerek derinleştirmemizi gerektirmektedir. Yaşanan zaman ve mekanda hakka tanıklık etmek, şahitlik yapmak seyirci olmak değildir. Rol çalarak oyun oynamak ise figüran olmaktır. Kendi bilincimiz, kendi irade ve irfanımız ile hayata müdahil olmak bizi şahit yapar, bizleri şehid yapar.  

0