Cevaplar

2012-09-27T16:20:03+03:00

kanı temizlemek için önemlidir

1 5 1
En İyi Cevap!
2012-09-27T16:20:41+03:00

Böbrekler; karın boşluğu içinde ve omurganın her iki yanında bel bölgesinin biraz yukarısında yer alırlar. Normalde her insanda her biri 11–12 cm boyunda, 110–150 g ağırlığında olmak üzere iki tane böbrek bulunur. Böbreğin esas dokusu mikroskopik boyuttaki kılcal damarlardan oluşmuş bir damar yumağından ibarettir. Kalpten bir dakikada pompalanan 5–6 lt kanın 1,5 lt’si böbreklerden filtre olur. Her gün böbreklerden 1500 lt kan geçer. Geçen kandan 180 lt sıvı süzülür ve bu sıvının büyük bölümü tekrar geri emilerek 0,5 ila 4 lt arasında idrar vücuttan atılır. Oluşan idrarın içeriği; aslında metabolizma sonucu oluşan artıklar (ki bunlara atık maddeler veya zehirli maddeler diyoruz) ve sudur. İdrar yolu ile  ‘üre, kreatinin, ürik asit ‘ gibi vücudumuzdaki zararlı ve atık maddeleri süzerek vücuttan uzaklaştırmak böbreklerimizin en önemli görevidir. Bunun dışında böbreklerin diğer görevleri arasında: -    Kan basıncının (tansiyon) düzenlenmesi

Sıvı dengesini ve kandaki asit-baz dengesini sağlamak Vücudumuza gerekli olan ’tuz, potasyum, fosfor, magnezyum’ gibi bazı minerallerin dengesini sağlamak Kan yapımını kontrol etmek Kemik mineral yapısının dengesini kurmak sayılabilir.

Böbreklerin, çeşitli nedenlerle ve geriye dönüşümsüz olarak görevlerini yapamaması sonucu ortaya çıkan durum ‘Kronik böbrek yetersizliği’ olarak adlandırılır. Bu durum uzun bir zaman sürecinde gerçekleşir ve genellikle iyileşmez.

Kronik böbrek yetersizliğinde gözlenen belirtiler ve bulgular, böbreğin yukarıda saydığımız görevlerinin yapılmasındaki aksamaları yansıtır. Yani, atık maddeler vücuttan yeteri kadar uzaklaştırılamaz ve bunun sonucunda kanda üre, kreatinin, ürik asit, fosfor yükselir ve buna bağlı olarak iştahsızlık, kaşıntı, bulantı, kusma görülebilir. (Ki halk arasında ‘kana idrarın karışması’ olarak tanımlanan durum kanda üre miktarının yükselmesidir). İdrar miktarında azalma geliştiğinde fazla suyun vücuttan atılamaması sonucu vücutta şişme (ödem), tansiyonda yükselme, nefes darlığı görülebilir. Kan yapımında görev alan böbreklerin fonksiyonları bozulduğunda kansızlık ve buna bağlı olarak çabuk yorulma, nefes daralması, halsizlik gelişebilir.

Böbrek yetersizliği geliştiğinde gözlenebilecek pek çok belirti olmasına karşın, bu belirtilerin oluşması genellikle her iki böbreğin fonksiyonunun yarısından fazlasının kaybından sonra ortaya çıkar. Bu nedenle hastaların hekime başvurdukları zaman deyim yerinde ise ‘iş işten geçmiş’ olur. Böbrek hastalıkları sinsi ve yavaş seyirli olduğundan, böbrek hastalığı nedenlerinin bilinmesi ve bu nedenlerin varlığı halinde böbrek yetmezliği gelişmesinin engellenmesi veya geciktirilmesi amacı ile doktor kontrolünde olmak çok önemlidir.

Kronik böbrek yetersizliği nedenleri çok çeşitlidir. Bunlar arasında özellikle hipertansiyon ve şeker hastalığı önlenebilir veya kontrol altına alınabilir hastalıklar olması nedeni ile ayrıca önem taşır. Tansiyon yüksekliği veya şeker hastalığı olduğunu bilen hastaların doktor kontrolünde olmaları, şeker ve tansiyonlarının iyi kontrollü olması, diyetlerine dikkat etmeleri, böbrek yetmezliği gelişmesini önlemek için atılan önemli adımlar olacaktır. Bunun dışında kistik böbrek hastalıkları, ilaç kullanımına bağlı (özellikle ağrı kesici, anti-romatizmal ilaçlar) gelişen böbrek yetersizliği, böbrek taş hastalığı, böbreğin mikrobik olan veya mikrobik olmayan iltihabi hastalıkları, FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi) hastalığı, SLE (Lupus) gibi sistemik hastalıklar, doğuştan veya damar sertliğine bağlı olarak gelişen böbreğin damar hastalıkları da böbrek yetersizliği nedenleri arasında yer alır. 

Böbrek hastalıkları sinsi hastalıklar olmasına karşın, hastalığın tanısının konulması son derece basit testlerle mümkündür. Basit bir idrar tetkiki böbrek hastalıklarının tanısında çok değerlidir. Bunun dışında kanda atık madde ve mineral miktarının ölçümüne dayanan testler (üre, kreatinin, ürik asit, sodyum, potasyum, kalsiyum, fosfor vb) ve böbreklerin ultrasonografi ile görüntülenmesi, böbrek hastalıklarının tanısı için önemlidir.

Böbrek hastalıklarının tedavisinde diyet büyük rol oynamakla birlikte, altta yatan nedenin tedavisi önemlidir. Böbrek hastasının diyetinde dikkat edilmesi gereken en önemli maddeler; su, tuz ve protein’dir.

Böbrek yetersizliği ileri evrelerine kadar genellikle hastalar içtikleri su ile orantılı miktarda idrar çıkarırlar. Bu nedenle böbrek yetersizliği henüz başladığı erken dönemlerde kanda üre ve diğer zararlı maddelerin çok yükselmemesi için alınacak en iyi önlem fazla miktarda su içmektir. Ancak böbrek yetmezliğinin son dönemlerinde idrar miktarı iyice azalır ve su içmekle idrar miktarı artmaz. Fazla suyun vücutta kalması tansiyon yüksekliği, kalp yetmezliği ve nefes darlığına yol açar. Bu nedenle bir gün önce çıkarılan idrar miktarına 500 ml (3 su bardağı) kadar su eklenirse alınması gerekli su miktarı bulunur. Bu dönemde hastanın mümkünse her gün tartılması önerilir.





2 5 2