Cevaplar

2012-10-29T14:35:27+02:00

Uzun bir aradan sonra bomba gibi bir kategoriyle tüyler ürperten bir şekilde ( :) ) geri dönüş yapmış bulunmaktayız.konumuz bayaa soğuk ve korkunç : otopsi

otopsi başlığı altında ölümün kişide yarattığı fiziksel değişimlere,otopsinin tekniklerine ,çeşitli adli vakalara vs. elimizden geldiğince anlatmaya çalışacağız,eğer uygun bulursak belki konuların yanlarına her yaş grubunun görebileceği bir kaç fotograf da ekleyebiliriz,bilginize ;)

kimimiz gerçekten böyle konularla ilgili hiçbir şey okumak istemez ee doğru tabi çok hoş birr konu değil,ama bunu birazcık muzip bir dille anlatmaaya bilgilendirmeye çalışacağız şimdi :) amaç bilgilenmek ve can sıkmamak  :) o yüzden baştan uyarıyoruz kalbi olanlar,18 yaş ve altı genç beyinler lütfen burda kalsınlar :) ya da bir kez daha düşünün :)

bu arada amacımız 'öğretmek' olduğu için bazı terimleri değiştirmeden orjinaliyle yazıcaz parentezlerle daha anlaşılır hale getireceğiz elimizden geldiğince.

önsöz den sonra artık başlayabiliriz diye düşünüyorum? :) hazır mıyız? van tu tri forrooo :D

sual1: tamam öldük iyi güzel hoş,peki bedenimize öldükten sonra neler oluyor?

Bir kere ölüm nedeni ne olursa olsun yaş, cinsiyet ve diğer faktörlere bağımlı olmaksızın her ölü insanın vücudunda bazı ortak değişiklikler var. Postmortem muayenelerde (yani türkçe meali, ölüm sonrası yapılan muayenelerde) ve otopside saptanan semptomlardan hangilerinin şahsın ölüm nedeninin semptomu, hangilerinin vücudun canlılığını kaybetmesi ile ilgili olduğunu ayırt etmek için bir pratisyen hekim mutlaka ölümden sonra vücutta meydana gelen değişiklikleri ve bunların morfolojiye yansımalarını bilmeli.

eveet köprüden önce son çıkışa geldik artık başlıyoruz! :)

0
2012-10-29T14:35:30+02:00

İnsanların en önemli enerji kaynağı birinci derecedeki tüketim maddeleri karbonhidratlardır. Şekerler, nişastalar ve selülozlar karbonhidrat örnekleridirler. Biyolojik önemi olan en basit karbonhidrat Glikoz‘dur. Diğer bütün karbonhidrat cinsleri glikozdan oluşmaktadırlar. Karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan karbonhidratların hepsi karaciğerde kanın vazgeçilmez birleşeni olarak glikoza çevrilirler.

İnsan vücudunda kan ve dokuların ihtiyacı olarak her kilo için 1gr. şeker bulunmaktadır. Sinir sistemi, karaciğer, pankreas ve adrenalin benzerlerini de içine alan son derece karmaşık bir mekanizma kandaki uygun glikoz konsantrasyonunu devam ettirirler. Glikozun fazlası karaciğer ve dokularda glikojen olarak depo edilirler. Karaciğerin depo ettiği glikojen miktarı 24 saatlik ihtiyacımızı karşılayabilecek kadardır. Bundan sonraki ihtiyacımız amino asitlerinin glikoza dönüşmesi ile sağlanmaktadır.

Karbonhidratlar genellikle şekerler ve şekere benzemeyenler şeklinde ayrılırlar. Şekerler tatlı lezzette, billurlar şeklinde ve moleküllerinin en uzunu 24 karbonludurlar. Şekere benzemeyenler, şekilsiz, tatsız ve yüksek moleküllüdürler. Tipik örnekleri nişasta, selüloz ve pentozlar başta gelenlerdir.

Glikoz, mannoz, galaktoz, früktoz, desktroz olarak bilinen şekerlerde, meyvelerde ve bitki öz sularında serbest olarak rastlanır. Früktoz bütün şekerlerin en tatlı olanıdır. Günlük ihtiyacımızı genellikle sakkaroz’dan temin etmekteyiz.

Bazı karbonhidratlar proteinlerle birleşik olarak glikoproteinleri veya lipitlerle birleşik olarakta glikoplipitleri oluşturur ve hücrelerin yapısını teşkil ederler.

1 4 1