Cevaplar

2012-11-04T10:51:14+02:00

sorun olarak şey olabilir mesela bazılarının toplum kurallarına uymaması

5 2 5
2012-11-04T11:29:32+02:00
APARTMAN VE SİTE YAŞAMI VE SOSYAL SORUNLARIMIZ:



Apartman, site gibi ortak yaşam alanlarında salt çoğunluğun oylarıyla kararlar almak, bu karara -haklı olarak- karşı çıkanlara maddi ve manevi açıdan zulümdür. Oysa umumî işlerde bütün kararlar, meşru ve mübah konularda ve oybirliğiyle alınmalıdır; kimseye maddî veya manevî açıdan haksızlık yapılmamalıdır.

Örnek olarak verdiğimiz site yönetimini ele alalım.. Site yönetimi apartman ve site yönetim programıdır. Siteye ait genel giderlerin belirlenmesi ve bu giderlerin site üyelerine oturdukları dairenin metre karesi cinsinden pay edilmesi esasına göre çalışır. Bu ortak giderler çoktur ve çeşitlidir. Bu giderlere yenileri de eklenebilir. Giderlerden bir kısmını ifade edelim: Ortak kullanım alanları adına yapılan masraflar, tadilatlar, onarımlar, bakımlar, blokların ve bahçelerin güzelleştirilmesi ve estetiği, çevre düzenlemeleri, hizmetli maaşları.. Bu genel başlıklar altında sayısız yükümlülükler mevcuttur. Tesislerde bekçi evi, aydınlatma direkleri, trafo merkezi, bahçe duvarları, bahçe sulama devreleri vb bakım, onarım, düzenleme koruma ve yenileme giderleriyle ortak tesislerin işletme giderleri, su motoru, çöplerin alınması, çevre aydınlatılması, garajların aydınlatılması, kapıcı, bekçi, güvenlikçi, bahçıvan maaşları ve onlara ait masraflar, diğer apartmanları ilgilendirmeyen kendi apartmanına ait yakıt gideri, çatı onarımı, çatıdaki müşterek TV anteni bakımı, apartmanın kalorifer kazanı, hidroforu, asansör bakımı vb giderler, apartman giderleri için tahsil edilen sabit aylık, yönetici maaşı, apartmanların yapımı esnasında müteahhitlerce yapılmamış, eksik bırakılmış yada ucuz malzeme kullanılmış zarurî gereksinimlerin yapımı ve tamamlanması (kalorifer tesisatı döşenmesi, iç yada dış yalıtım yada straforu vb) ve onarımı gibi mükellefiyetler ile normal ve olağan toplantılarla alınan kararlardan doğan yükümlülükler.. Zira Kat Mülkiyeti Kanununa göre; lüzumu halinde yönetici, denetici veya daire sahiplerinin üçte birinin yazılı çağrısı üzerine olağanüstü toplantılar yapılabilir. Apartman kat malikleri kurulu her sene Mayıs ayının ilk yarısında; site kat malikleri kurulu ise 2. yarısında toplanır. Ayrıca daire maliklerinden hiçbiri ortak yerler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya bunlardan yararlanmağa lüzum ve ihtiyaç duymadığını ileri sürmek sûretiyle gider veya avans payını ödemekten kaçınamaz. Sonuç olarak kat mâliklerince seçilen site yönetiminin KMK’a göre almış olduğu kararlara azınlığın itiraz etmesi yada o yükümlülüklerden feragat etmesi mümkün değildir. Ortak yaşam alanlarında çok seslilik olacağı için, bir meselede herkesin aynı görüşte olması imkânsızdır. Ortak ilişkilerin ruhunu ortak menfaatler oluşturduğu için, alınan kararlar yada istekler ekonomik yükümlülükler gerektirmektedir. Herkesin de aynı gelir düzeyinde olamayacağı, maddiyata tekabül eden bazı kararların bazı kişilerce ihtiyaç kabul edilmeyebileceği yahut da bazı işlerin israf yani haram olabileceği için –ekonomik durumu elverse dahi- kişisel inancı itibariyle bu işe katılmak istemeyebilir; işte bu durumlarda ortak kararlar alınmışsa, apartman ve site sakinlerinin ortak menfaatlerinin gözetilmesi esastır. O kararlara muhalif olmak bir anlam ifade etmez! İşte haklı olarak muhalif duruş ortaya koyanlara, şer’an ihtiyaç olmayan o işin sorumluluğunun yüklenmesi zulümdür ve kul hakkını muciptir.

Sosyolojik yönden incelendiğinde; özellikle manevî açıdan insan vicdanını rahatsız eden uygulamalara oldukça çok rastlamaktayız. Sosyalleşme, medenî olmanın yani şehir hayatını benimsemenin doğurduğu bir sonuçtur. Sosyoloji yani toplum bilimi; insan ve toplum arasındaki ilişkileri ve etkileşimi ele alır. Kişinin sokakta karşılaştığı farklı bireylerle ilişkilerinden küresel ilişkilere kadar geniş bir yelpazesi vardır. Bu bilim, fertlerin, grup ve kurumların toplum içinde nasıl yaşadıklarına odaklanır ve inceler. Sosyoloji (Sociology) Yunanca “bilim” anlamına gelen “logy” eki ve genel anlamda insanı işaret eden üye, yoldaş, arkadaş yada dost anlamındaki, “socius” kelimesinden gelen “socio” kökünden oluşur. Yani teorik olarak bakıldığında, insanların hak ve hukukunun gözetilerek, aynı ortak alanları dostça paylaşmalarını öngörür. Pratikte ise hiç bir câhiliyye toplumunda sosyal adalet tam manasıyla tesis edilemez. Arapça’da ise ilmu’l ictimâ’ diye ifadesini bulur. Toplumsal işlerin yürütülmesi ve düzenlenmesinde yetkili mercilerin etkisi bilinen bir durum olmasına rağmen; fertlerin kişilik ve inançlarının da yaşam tarzlarında etkin olduğu gerçeği bilinmektedir. İnsan sosyal bir varlıktır ama sosyal ilişkilerdeki duruşunda inanç ve ideolojiler etkindir. Müslüman da insanlar arası münasebetlerde Allah’ın rızası ve takvâyı esas almalıdır. Toplumsal meseleler çağın ve şartların değişmesiyle orantılı olarak; her çağ ve nesilde farklı görünümlerde karşımıza çıkabilir. Bu kısa nasihat ve açıklamalarımız değerlendirilirken bu gerçeğin göz önünde tutulması ve İslam’ın çağlar üstü bir nizam olduğu gerçeğinden hareketle açıklamalardan pay çıkarılmasını rica ederiz. (YAZININ DEVAMI VAR AMA SIĞMIYOR)

 

 

http://www.frmtr.com/dini-sohbetler/4272529-apartman-site-gibi-toplu-yasama-alanlari-ve-sosyal-sorunlarimiz.html'dan alıntıdır.

 

sağlıksal soruna örnek: http://www.doktorsitesi.com/yazi/toplu-yasam-ve-cocuk-sagligi/2940

3 2 3